YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1595
KARAR NO : 2019/8546
KARAR TARİHİ : 11.09.2019
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece tarafların boşanmalarına dair verilen ilk hüküm davacı erkeğin temyizi üzerine Dairemizin 2016/13087 esas ve 2018/2962 karar sayılı 05.03.2018 tarihli ilamı ile “ ….Mahkemece “her iki boşanma davasının kabulüne, tarafların boşanmalarına, boşanmanın fer’ilerine ve kadının ziynet eşyası alacağı davasının kabulüne karar verilmiştir. Davalı kadın vekili tarafından verilen “Davaya itirazlarımız ve beyanlarımız” başlıklı cevap dilekçesi, karşı dava dilekçesi niteliğinde olmadığı gibi, sonradan yatırılan harç ile de cevap dilekçesinin karşı dava dilekçesi olarak kabulü mümkün değildir. Hakim, iki taraftan birinin talebi olmaksızın kendiliğinden bir davayı inceleyemez ve karara bağlayamaz (HMK m. 24/1). Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK m. 26/1). Boşanmaya ve ziynet eşyası alacağına ilişkin açılmış bir karşı dava olmadığı halde, karşı dava var kabul edilerek, boşanma ve ziynet alacağına karar verilmesi kanuna açık aykırılık teşkil eder. Bu yön nazara alınmadan, yazılı şekilde karşı davanın kabulü suretiyle tarafların boşanmalarına, boşanmanın fer’ilerine ve ziynet eşyası alacağına karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu” gerekçesiyle bozulmuş, bozma sebebine göre erkeğin davasına yönelik temyiz itirazları incelenmemiştir. Mahkemece bozmaya uyulmuş, bozma sonrası verilen kararla “Mahkememizin asıl davanın boşanma yönüyle kabulüne yönelik 2014/394 esas 2016/117 karar sayılı kararı taraflarca temyiz edilmeksizin 23/05/2016 tarihinde kesinleşmiş olduğundan bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına,” şeklinde gerekçeyle boşanmaya dair hüküm kurulmamış, davacı kadının tazminat ve nafaka talepleri hakkında karar verilmemiştir. Oysa yukarıda belirtilen bozma kararına göre, ortada hukuki varlık kazanmış bir kararın mevcut olmadığı, yeniden yargılama yapılarak hüküm verilmesi gerektiği açıkça belirtilmiş, temyiz ve bozma sınırlandırılmamıştır. Kanunun sarih maddesine aykırılığa dayanan (HUMK m. 439/2) bu nitelikte bir bozma ile hüküm tamamen ortadan kalkmıştır. Öyleyse; bozmadan sonra boşanma ve ferileri konusunda yeniden hüküm tesis edilmelidir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2-Anayasanın 141/3. maddesi “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” buyurucu hükmünü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde de, kararın kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde belirtilmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının c. bendine göre; mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşmadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Kararda sadece taraf dilekçeleri, mahkemece verilen ilk hükmün özeti, önceki bozma ilamımızın içeriği yazılmıştır. Denetime olanak verecek şekilde deliller tartışılarak ret ve üstün tutma sebepleri gösterilmemiş, vakıalarla ilgili herhangi bir tespitte de bulunulmamıştır. Hükmün hangi delillere dayanılarak verildiği, hangi olayların sabit olduğu ve tarafların kusur durumu kararda belirtilmemiştir. Açıklanan nedenlerle gerekçesiz şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmiştir.
3- Davalı kadın cevap dilekçesinde, nafaka ve tazminat talebinde bulunduğu halde, bu hususa ilişkin olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de yanlış olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda 1., 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.11.09.2019 (Çar.)