Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2019/199 E. 2019/5925 K. 14.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/199
KARAR NO : 2019/5925
KARAR TARİHİ : 14.05.2019

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından boşanma ve fer’ileri yönünden, davacı erkek tarafından ise katılma yoluyla kusur belirlemesi, velayet ve reddedilen manevi tazminat talebi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı erkeğin tüm, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı erkek tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davasında; İskenderun 2. Aile Mahkemesi 2015/579 esas, 2017/287 karar sayılı kararında; “Davacının çocuğunun cinsel istimarından haberdar olduğu, buna rağmen bizzat kendisinin şikayette bulunmadığı, çocuğun psikolojik ve fiziksel gelişimi için bir şey yapmadığı, hastaneye götürmediği ve davalının şikayet etmemesi hususunda baskı yaptığı” belirtilerek, davacının tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı erkeğin istinaf incelemesi talebi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 23.10.2018 tarih ve 2018/1899 esas, 2018/1821 karar sayılı kararı ile “Davacı kocanın davalı eşine, müşterek çocuğunun davacının yeğeni tarafından uğradığı cinsel istismar iddiası nedeniyle şikayetçi olmaması için baskı yaptığı, bunun karşılığında da taraflar arasında çıkan son olayda davalı kadının davacı eşine ve ailesine ağır hakarette bulunduğu” tarafların eşit kusurlu olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince, tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden tarafların mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında; davacı erkeğin güven sarsıcı davranışlarının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davacı erkeğin davalı kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olduklarının kabul edilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
3- Yukarıda 2. bentte gösterilen sebeplerle boşanmaya neden olan olaylarda davacı erkek ağır kusurludur. Gerçekleşen kusurlu davranışlar aynı zamanda kadının kişilik haklarına da saldırı teşkil eder niteliktedir. Kadın yararına TMK m. 174/1-2 koşulları oluşmuştur. Tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kusurun ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde kadının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi hukuk dairesi kararının, yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün bozma kapsamı dışında bırakılan kısmının ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davacıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 176.60 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran davalıya geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 14.05.2019 (Salı)