YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2993
KARAR NO : 2019/8787
KARAR TARİHİ : 17.09.2019
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından; kusur belirlemesi ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak görülen karşılıklı boşanma davasında ilk derece mahkemesince davalı-karşı davacı kadının eşi ve evi ile ilgilenmediği, ihtiyaçlarını karşılamadığı, sık sık Ankara’daki evine giderek davacı-karşı davalı erkeği evde yalnız bıraktığı, buna karşılık davacı-karşı davalı erkeğin ise davalı-karşı davacı kadından ahlaka mugayir isteklerde bulunduğu, istekleri karşılanmayınca şiddet yoluna başvurduğu, davalı-karşı davacı kadının yakınlarını taciz ettiği, boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, erkeğin tazminat, kadının nafaka ve tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı-karşı davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönlerinden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince kusur belirlemesinin doğru olduğu ancak kadının sürekli ve düzenli gelir getiren bir işi olmadığı gerekçesiyle sair taleplerin reddi ile kadın lehine aylık 400 TL tedbir/yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir. Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte davacı-karşı davalı erkeğin daha ağır kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme sonucu tarafların eşit kusurlu olarak kabulü doğru olmamıştır.
2-Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere; boşanmaya sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkek ağır kusurlu olup, kadın yararına TMK 174/1-2. madde koşulları oluşmuştur. Boşanma yüzünden mevcut ve beklenen menfaatleri zedelenen ve kişilik hakları saldırıya uğrayan, davalı-karşı davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu’nun 174/1-2 maddesi gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, kadının bu taleplerinin hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak reddi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
3-Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere; istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesince, kadının sürekli ve düzenli gelir getiren bir işi olmadığı gerekçesiyle kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesine karar verilmiştir. Bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusu kabul edilen kısımlara ilişkin eda hükmü oluşturacak şekilde yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken(HMK m. 353- f. 1/6-2), “hükmün 2. maddesindeki “tedbir, yoksulluk nafakası” kelimelerinin hükümden çıkartılmasına, hükmün 2. maddesinden sonra gelmek üzere; “davalı-karşı davacı kadın lehine dava tarihinden itibaren aylık 400 TL tedbir nafakasının davacı-karşı davalı erkekten alınarak davalı-karşı davacı kadına verilmesine, karar kesinleştikten sonra nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına” cümlesinin eklenmesine, HÜKMÜN BU ŞEKİLDE DÜZELTİLMESİNE,” şeklinde eda hükmü oluşturmayacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu yönüyle de bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1., 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 17.09.2019 (Salı)