YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/390
KARAR NO : 2019/8168
KARAR TARİHİ : 04.07.2019
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen onama-kısmen bozulmasına dair Dairemizin 26.09.2018 gün ve 2016/23539-2018/10064 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Davalı-davacı erkek açmış olduğu boşanma davasında zina ( TMK m. 161) ve evlilik birliğinin sarsılması sebebi (TMK m. 166/1) ile boşanma talebinde bulunmuş, mahkemece davalı-davacı erkeğin zinaya dayalı boşanma davasının reddine, evlilik birliğinin sarsılması sebebine dayalı boşanma davasının kabulü ile tarafların Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Dairemizin 26.09.2018 gün 2016/23539 esas, 2018/10064 karar sayılı ilamıyla “Yapılan yargılama, toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanlarından davacı-davalı kadının Bekir Yiğit isimli kişi ile birlikte olduğunun anlaşıldığı, bu durumda kadının, dava tarihi itibariyle zinasının ispatlanmış olduğu, erkeğin birleşen Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesindeki zina hukuksal nedenine dayalı davasının da kabulüne karar verilecek yerde yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru değilse de erkeğin Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesine dayalı boşanma davasının kabulü suretiyle verilen boşanma hükmü temyizin kapsamı dışında bırakılmak suretiyle kesinleşmekle erkeğin Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesine dayalı boşanma davası konusuz hale geldiği, mahkemece erkeğin Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesindeki zina hukuksal nedenine dayalı boşanma davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden ise dava tarihindeki haklılık durumuna göre bir karar verilmesi gerektiği” belirtilerek hükmün gösterilen sebeple bozulmasına, kadının tüm, erkeğin ise sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Davalı-davacı erkek temyiz dilekçesinde açıkça “Zina nedeniyle boşanmaya karar verilmesi gerektiğini, evlilik birliğinin sarsılması yönünde karar verilmesinin uygun olmadığının tespitini” talep etmek suretiyle kendi davaları hakkında verilen hükmü tümüyle temyiz etmiştir. O halde erkeğin Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesine dayalı boşanma davasının kabulü suretiyle verilen boşanma hükmünün temyizin kapsamı dışında bırakılmak suretiyle kesinleştiğini kabul etmek mümkün değildir. Dairemizinin 26.09.2018 tarihli ilamında da belirtildiği üzere kadının zinası sabittir. Mahkemece yapılacak iş erkeğin zina (TMK m. 161) ve evlilik birliğinin sarsılması hukuksal sebeplerine (TMK m. 166/1) dayalı boşanma davaları hakkında ayrı ayrı yeniden hüküm kurularak erkeğin zinaya dayalı (TMK m. 161) boşanma davasının da kabulüne karar vermekten ibarettir. Ne var ki bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırıldığından davalı-karşı davacı erkeğin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 26.09.2018 gün 2016/23539 esas, 2018/10064 karar sayılı kısmen bozma kısmen onamaya dair ilamının kaldırılmasına ve hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeplerle davalı-davacı erkeğin karar düzeltme isteğinin kabulüyle, Dairemizin 26.09.2018 gün 2016/23539 esas, 2018/10064 karar sayılı kısmen bozma kısmen onamaya dair kararının kaldırılmasına, hükmün yukarıda gösterilen sebeple değişik gerekçeyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre erkeğin diğer karar düzeltme isteklerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar düzeltme harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 04.07.2019 (Prş.)