YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4677
KARAR NO : 2019/8751
KARAR TARİHİ : 17.09.2019
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından; kadının boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi, velayet, yoksulluk nafakası, tedbir nafakaları, tazminatlar, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasında verilen boşanma hükmü, davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz incelemesi talep edilmeyerek kesinleştiğinden, kadının davasındaki boşanma talebinin konusuz hale geldiği anlaşılmaktadır. Bu durumda kadının boşanma davasının esası hakkında bir karar verilmeyecektir. Ancak, davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki, tarafların haklılık durumuna göre vekalet ücreti ve yargılama giderlerini takdir ve tayin eder (HMK m.331/1). Bu husus gözetilerek bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Mahkemece verilen ilk hükümde erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı-karşı davacı kadın tarafından açılan davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının ise reddine karar verilmiştir. Bu hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından her iki boşanma davası yönünden temyiz edilmiştir. İlk hüküm, Dairemizin 12.09.2017 tarihli, 2016/3869 E. – 2017/9325 K. sayılı kararıyla erkeğin mahkemece kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında davalı-karşı davacı kadının, erkeğe hakaret ettiği ve onu terslediği anlaşılmakla erkeğin davasının da kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda mahkemece kurulan 16.04.2019 tarihli hükümde, “Eşinin ailesi ile görüşmesini kısıtladığı” vakıası erkeğe kusur olarak yüklenmiştir. Mahkemece verilen ilk hüküm kusur belirlemesi yönünden davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilmediğinden davacı-karşı davalı erkek yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu sebeple “Eşinin ailesi ile görüşmesini kısıtlama” vakıası erkeğe kusur olarak yüklenemez. Gerçekleşen ve mahkemece kabul edilen diğer kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü gerektiği halde davacı-karşı davalı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
4-Yukarıda 3. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu oldukları halde, hatalı kusur belirlemesi sonucu davalı-karşı davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminata (TMK m.174/1-2) hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
5-Mahkemece 20.11.2015 tarihli ilk hükümde davalı-karşı davacı kadın lehine aylık 200 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, velayeti anneye verilen ortak çocuk yararına aylık 150 TL tadbir ve iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Davacı-karşı davalı erkeğin temyizi üzerine Dairemiz bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda 16.04.2019 tarihinden itibaren davalı-karşı davacı kadın için takdir edilen aylık 200 TL tedbir nafakasının aylık 400 TL’ye çıkarılmasına ve karar kesinleşinceye kadar devamına, kararın kesinleşmesinden itibaren aynı miktar nafakanın yoksulluk nafakası olarak devamına, ortak çocuk için takdir edilen aylık 150 TL tedbir nafakasının 300 TL’ye çıkarılmasına ve karar kesinleşinceye kadar devamına, iştirak nafakası talebine ilişkin usulünce açılmış bir davası olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkemece verilen 20.11.2015 tarihli ilk hüküm davalı-karşı davacı kadın tarafından temyiz edilmemekle, ilk kararda hükmedilen yoksulluk nafakasının miktarı yönünden davacı-karşı davalı erkek bakımından usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu husus gözetilmeden ilk hükümde belirlenen miktarları aşarak kadın lehine aylık 400 TL yoksulluk nafakasına hükmedilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3., 4. ve 5. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 17.09.2019 (Salı)