Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2019/496 E. 2019/5432 K. 06.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/496
KARAR NO : 2019/5432
KARAR TARİHİ : 06.05.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından, birleşen davanın kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve nafakalar yönünden; davalı-davacı erkek tarafından ise asıl davanın kabulü, kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı kadın, dava dilekçesinde boşanma talebinde bulunmuş, ancak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmamıştır. Davacı-davalı kadın tarafından yasal süre geçtikten sonra mahkemece yapılan 30.10.2014 tarihli ön inceleme duruşmasında tazminat talebinde bulunmuştur.
“İddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi” başlıklı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 141. maddesi “(1) Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri de serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. (2). İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır.” şeklindedir.
Bu durumda; davacı-davalı kadının ilk kez 30.10.2014 tarihli celsede tazminat talebi, talep sonucunun genişletilmesi niteliğindedir. O halde; davacı-davalı kadının dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında yer almayan tazminat istemi, davalı-davacı erkeğin açık rızası bulunmadığına ve ıslah da söz konusu olmadığına göre artık incelenemez. Davacı-davalı kadının tazminat talepleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken, isteğin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 06.05.2019 (Pzt.)