Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2019/5550 E. 2019/9240 K. 25.09.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5550
KARAR NO : 2019/9240
KARAR TARİHİ : 25.09.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına-kısmen onanmasına dair Dairemizin 18.04.2018 gün ve 2016/16023-2018/5202 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
1-Davalı-karşı davacı kadının, erkeğin davasına yönelik karar düzeltme isteminin incelenmesinde;
Davacı-karşı davalı erkek terk sebebine (TMK m. 164) dayanarak boşanma davası açmış, davalı-karşı davacı kadın ise evlilik birliğinin sarsılması sebebine (TMK m. 166/1) dayanarak karşı boşanma davası açmıştır.
Mahkemece “Davalı-karşı davacının evi terk ettiği, usulüne uygun ihtar tebliğine rağmen davalı-karşı davacı kadının haklı bir sebebi olmadığı halde davet edildiği ortak konuta dönmediği, dönmemekte haklı sebebi bulunduğunu kanıtlayamadığı” gerekçesiyle davacı karşı davalı erkeğin davasının kabulü ile tartların TMK 164. maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiş, davalı-karşı davacı kadının temyizi üzerine Dairemizin 18.04.2018 tarihli ve 2016/16023 esas, 2018/5202 karar sayılı ilamı ile davalı-karşı davacı kadının temyiz itirazlarının reddi ile erkeğin davasının kabulü ve kadının davasının reddine ilişkin hükmün onanmasına, davacı-karşı davalı erkeğin temyiz itirazlarının kabulü ile davası reddedilen davalı-karşı davacı kadın lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği gerektiğinden bahisle hükmün münhasıran kadın lehine hüküm altına alınan vekalet ücreti yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı erkeğin babasının, davalı-karşı davacı kadını hamileyken, kadının ailesinin evine bırakıp gittiği, davacı-karşı davalı erkeğin, kadının ailesine kızını istemiyorum dediği, doğum sırasında ve sonrasında eşi ve çocuğu ile ilgilenmediği gibi ortak çocuğu görmeye dahi gelmediği, çocuğun ve eşinin ihtiyaçlarını karşılamadığı anlaşılmaktadır. “Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de terk etmiş sayılır” (TMK m. 164/1). Somut olayda da terk edilen, davacı-karşı davalı erkek değil davalı-karşı davacı kadındır. Çünkü davalı-karşı davacı kadın ortak konuttan davacı-karşı davalı erkek tarafından gönderilmiş akabinde de kadının ailesine davalı-karşı davacı kadını istemediği beyan edilmiştir. Davacı-karşı davalı erkeğin terk nedeniyle boşanma davası açma hakkıbulunmamaktadır. Davacı-karşı davalı erkeğin terk sebebine dayalı boşanma davasının reddi gerekmektedir. Ne var ki, bu husus ilk inceleme sırasında gözden kaçırılmıştır. Bu sebeple, davalı-karşı davacı kadının erkeğin davasının kabulüne yönelik temyiz itirazları yerinde olup, temyiz edilen hükmün bu yönden bozulması gerekirken, yazılı şekilde onanması isabetsiz olup, davalı-karşı davacı kadının, erkeğin davasının kabulüne ilişkin karar düzeltme talebi açıklanan sebeple yerinde görülerek kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı-karşı davacı kadının evlilik birliğinin sarsılması sebebine (TMK m. 166/1) dayalı boşanma davasına yönelik karar düzeltme isteminin incelenmesinde;
Mahkemece “Koca terke dayalı dava açtıktan sonra, karşılık dava olarak kadın evlilik birliğinin sarsılmasına dayalı boşanma isteğinde bulunmuştur. Kadının fiili ayrılığın üzerinden uzunca bir süre geçtikten sonra terke dayalı dava dilekçesinin kendisine ulaşması üzerine bu davayı açması dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Davalı-karşı davacı kadının evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle boşanma davası açması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup, terke dayalı boşanma davasını sonuçsuz bırakmaya yöneliktir” şeklinde gerekçe ile kadının karşı davasının reddine karar verilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden, tarafların fiilen birlikte yaşadığı dönemlerde, davacı-karşı davalı erkeğin eşi için “Kız değil” şeklinde aşşağılayıcı beyanlarda bulunduğu, birlik görevlerini ihmal ettiği, eşini kendi babası vasıtası ile anne ve babasının yanına gönderdiği, kızını istemiyorum dediği, doğum sırasında ve sonrasında eşi ve çocuğu ile ilgilenmediği gibi ortak çocuğu görmeye dahi gelmediği, çocuğun ve eşinin ihtiyaçlarını karşılamadığı anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-karşı davacı kadın dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK m. 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davalı karşı davacı kadın tarafından açılan davanın reddi doğru bulunmamıştır. Ne var ki, bu husus da ilk inceleme sırasında gözden kaçırılmıştır. Bu sebeple, davalı-karşı davacı kadının, reddedilen davasına yönelik temyiz itirazları da yerinde olup, temyiz edilen hükmün bu yönden de bozulması gerekirken, yazılı şekilde onanması isabetsiz olup, davalı-karşı davacı kadının reddedilen davasının ilişkin karar düzeltme talebi açıklanan sebeple yerinde görülerek kabulüne karar vermek gerekmiş, neticeten Dairemiz ilamının onamaya ilişkin bölümünün her iki dava yönünden kaldırılmasına; hükmün erkeğin davasının kabulü ve kadının davasının reddi yönlerinden açıklanan sebeplerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeplerle davalı-karşı davacı kadının karar düzeltme isteğinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440/1-4. maddesi gereğince KABULÜNE, Dairemizin 18.04.2018 tarihli ve 2016/16023 esas, 2018/5202 sayılı kararının, erkeğin davasının kabulü ile kadının davasının reddinin onanması yönlerinden KALDIRILMASINA, yerel mahkeme kararının, erkeğin davasının kabulü ile kadının davasının reddi yönünden yukarıda (1.) ve (2.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, kadının fer’i taleplerine yönelik itirazları ile yeniden hüküm kurulması zorunlu hale gelen kadın lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden ilk bozma kararının, bozma nedenine göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde karar düzeltme harcının yatırana geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 25.09.2019 (Çrş.)