YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/7138
KARAR NO : 2019/11262
KARAR TARİHİ : 11.11.2019
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
KARAR DÜZELTME İSTEYEN: Davalı
Yukarıda tarihi, konusu ve tarafları gösterilen hükmün; kısmen bozulmasına-kısmen onanmasına dair Dairemizin 19.03.2018 gün ve 2016/14481-2018/3549 sayılı ilamıyla ilgili karar düzeltme isteminde bulunulmakla, evrak okundu, gereği düşünüldü;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de, bu Kanuna 6217 sayılı Kanunla ilave edilen geçici 3. maddenin (1.) bendinde, Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26.09.2014 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı hükme bağlandığından, karar düzeltme talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının (TMK m. 166/1) yapılan yargılaması sonunda, mahkemece tarafların Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesi uyarınca boşanmalarına, velayetin babaya verilmesine, kadın lehine nafakalara hükmedilmiş, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduğu gerekçesiyle kadının maddi ve manevi tazminat talepleri reddedilmiştir. Mahkemece verilen karar davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminat talepleri ve nafaka miktarı yönünden temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.03.2018 tarih ve 2016/14481 esas, 2018/3549 karar sayılı ilamı ile tarafların mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarının yanında, davalı erkeğin eşine fiziksel şiddet de uyguladığı, boşanmaya neden olan olaylarda erkeğin daha ağır kusurlu olduğu, kadın yararına Türk Medeni Kanunu’nun 174/1-2 maddesi gereğince uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise onanmasına karar verilmiş, davacı erkek tarafından süresi içerisinde karar düzeltme yoluna başvurulmuştur. Dosyanın yeniden yapılan incelemesinde, davalı erkek tarafından bundan önce davacıya karşı 26.08.2010 tarihinde boşanma davası açılmış,bu davada tarafların tanıkları dinlenilmiş “Tarafların iddialarını ispatlayamadıkları, tarafların arasında varolan sorunların şiddetli geçimsizlik boyutuna ulaşmadığı ve evlilik birliği içerisinde çözülebilir olduğu, varlığı ispatlanamayan geçimsizlik sebebiyle tarafların boşanmalarına karar verilmesinin mümkün olmadığı” gerekçesiyle dava reddedilmiş, karar 14.09.2011 tarihinde kesinleşmiştir. Bu ret kararı, sözü edilen dava tarihine kadar gelinen süreçte tarafların iddialarını ispatlayamadıklarına ilişkin kesin hüküm teşkil eder. Sözü edilen davadan sonra tarafların bir araya gelmedikleri anlaşılmaktadır. Dinlenen davacı tanıklarının sözleri, ilk davadan öncesine ilişkindir. Yukarıda değinilen kesin hüküm karşısında, davacı tanıklarının “Kesin hükme” aykırı anlatımlarına artık değer verilemez ve bundan dolayı davacı erkeğe fiziksel şiddet vakıası kusur olarak yüklenemez. Gerçekleşen bu hukuki ve fiili duruma göre tarafların evililik birliğini sürdürmeye yönelik irade göstermediği, fiilen ayrı yaşamayı tercih ettikleri , boşanmaya sebep olan olaylarda aynı oranda kusurlu olduklarının, birini diğerinden baskın kusurlu saymanın mümkün olmadığının kabulü gerekir. Kusurların eşit olması halinde de maddi ve manevi tazminata hükmedilemez (TMK m. 174). O halde, mahkemece kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ne var ki; ilk inceleme sırasında bu husus gözden kaçırılarak, kusur belirlemesi ve kadının maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden hükmün bozulmasına karar verildiğinden, davalı erkeğin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin kısmen onama-kısmen bozma ilamının kusur belirlemesi ve davacı kadının reddedilen maddi ve manevi tazminat isteklerine yönelik bozma kısmının kaldırılarak bu yönlerden de hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeple, davalı erkeğin karar düzeltme isteğinin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440-442. maddeleri gereğince kabulü ile Dairemizin 19.03.2018 tarih ve 2016/14481 esas, 2018/3549 karar sayılı kısmen onama-kısmen bozma ilamının kusur belirlemesi ve davacı kadının reddedilen maddi ve manevi tazminat isteklerine yönelik bozma kısmının kaldırılarak, hükmün yukarıda açıklanan sebeple kusur belirlemesi ve kadının maddi ve manevi tazninat taleplerinin reddi yönünden de ONANMASINA, adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçta alınmamış olan aşağıda yazılı karar ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının davacıya yükletilmesine, karar düzeltme harcının istek halinde yatıran davalıya geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi.11.11.2019 (Pzt.)