Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2019/7193 E. 2019/11169 K. 11.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/7193
KARAR NO : 2019/11169
KARAR TARİHİ : 11.11.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile)Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı kadına mahkemece kusur olarak yüklenen güven sarsıcı davranışta bulunduğu vakıasına erkek tarafından dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasında vakıa olarak dayanılmamıştır. Dayanılmayan vakıa kadına kusur olarak yüklenemez. Ayrıca yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı erkeğin, evin eşyalarını boşaltmak suretiyle davalı kadının sokakta kalmasına sebep olduğu anlaşılmaktadır. O halde boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda taraflar eşit kusurludur.
3-Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir (TMK m. 175). Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere, boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurlu olup, kadın yararına yoksulluk nafakası koşulları oluştuğu halde, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
4-Davalı kadın cevap dilekçesinde maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmamıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davalı kadının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 141. maddesinde iddia ve savunmanın hangi aşamaya kadar genişletilebileceği yahut değiştirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Taraflar dilekçeler aşaması dışında ancak karşı tarafın “Açık muvafakati” ve “Islah” yolu ile iddia ve savunmalarını genişletip yahut değiştirebileceğine göre (HMK m. 141/1) açık muvafakatin ve ıslahın yokluğu halinde iddia ve savunmalarını genişletip değiştiremeyeceği kanunun emredici hükmüdür. Davacı erkeğin anılan talebe “Açık muvafakatinin” olmadığı konusunda bir duraksama olmadığı gibi davalı kadın tarafından bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah da bulunmamaktadır. O halde davalı tarafın bu davada Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 141. maddesinde gösterilen süreden sonra maddi ve manevi tazminat (TMK m. 174/1-2) talep edemeyeceği gözetilerek maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında süresinde olmadığından bahisle “Karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilecek yerde yazılı olduğu üzere kesin hüküm oluşturacak şekilde talebinin reddine karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2., 3. ve 4. bentlerde açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11.11.2019 (Pzt.)