Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2020/1122 E. 2020/2209 K. 16.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1122
KARAR NO : 2020/2209
KARAR TARİHİ : 16.03.2020

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından, kusur belirlemesi ve manevi tazminat miktarı yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise kadın yararına hükmedilen yoksulluk nafakası ile tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin tüm, davacı-karşı davalı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı (TMK m. 166/1) boşanma davasında ilk derece mahkemesince; “Taraflar arasında evlilik birliğini sürdürme imkanının kalmadığı, bunda erkeğin kadına şiddet uyguladığı, erkeğin ağır kusurlu olduğu” gerekçesiyle erkeğin davasının reddine, kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına ve kadın yararına ferilerine karar verilmiş, hüküm davacı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen yoksulluk nafakası ile tazminatların miktarları yönünden istinaf edilmiştir. Bölge adliye mahkemesince verilen hükmün gerekçesinde “İlk derece mahkemesi erkeğin, kadına fiziksel şiddet uyguladığı, ağır kusurlu olduğu, kadının az kusurlu olduğu kabul edilmiş, kadının az kusurlu kabul edilmesine ilişkin eylemi gerekçede açıklanmamış ise de, erkek tanığı …’ın beyanından kadının, kapı kilidini değiştirerek, erkeği müşterek konuta almadığı anlaşılmaktadır. Erkek, kararı istinaf etmediğinden mahkemece ona yüklenen fiziksel şiddet vakıası sabit hale gelmiş, ağır kusurlu kabul edilmesi kesinleştiği” belirtilerek hüküm sadece davacı-karşı davalı kadın tarafından istinaf edildiği halde, ilk derece mahkemesince kusuru belirtilmeyen davacı-karşı davalı kadın aleyhine olacak şekilde bölge adliye mahkemesince kadının az kusurlu olduğu belirlemesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2.) bentte gösterilen sebeple bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden Sercan’a yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna 267.80 TL temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran Özay’a geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.16.03.2020 (Pzt.)