YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3007
KARAR NO : 2020/3941
KARAR TARİHİ : 21.09.2020
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Anayasanın 141/3. maddesi; “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” hükmünü amirdir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde de mahkeme kararlarının kapsayacağı hususlar ayrıntılı biçimde düzenlenmiş olup, bu maddenin 1. fıkrasının (c) bendine göre mahkeme kararlarında iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutulma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebebin açıkça gösterilmesi zorunludur. Kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesi hukuki dinlenilme hakkının da bir gereğidir (HMK m. 27/2-c).
Mahkemece davacı kadın tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma davasının kabulüne ve ortak çocuğun velayetinin davalı babaya verilmesine karar verilmiş ve karar davalı erkek tarafından tamamı yönünden temyiz edilmiştir. Hükmün gerekçe kısmında, “Tarafların iletişim sıkıntısı yaşadıkları ve birbirlerine ailelerinin müşterek konuta gelmesini yasakladıkları, kadının bu anlaşmaya sıkı sıkıya uyduğu ve bunun olumsuz sonuçlarından etkilendiği, erkeğin ise bu anlaşmaya uymadığı; tarafların aralarındaki iletişim sıkıntısını çözecek etkili çözüm yolları bulamadıkları; erkeğin kadının sosyal ortamına girmekten imtina ettiği, sosyal ortamlara katıldığı zaman da kadının tutumundan kaynaklı olarak katılmasının kadında gerginliğe ve tepkiye neden olduğu; tarafların birbirlerine yabancılaştıkları, yatak odalarını ayırdıkları ve cinsel birliktelikten kaçındıkları; tarafların evde sekiz aydır konuşmadıkları; erkeğin sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, en azından güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu; kadının da otoriter ve kuralcı bir kişiliğinin olduğu belirtilerek boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davalı erkeğin tam ve ağır kusurlu olduğuna” hükmedilmiştir. Hükmün kusur belirlemesine yönelik gerekçesinde davacı kadına da kusur olarak yüklenebilecek vakıalar sıralanmışken, davalı erkeğin tam ve ağır kusurlu olduğuna hükmedilmek suretiyle, gerekçe içinde çelişki yaratılmıştır. Bu bakımdan, gerekçe kendi içinde çelişmekte olup, bu durum tek başına bozma sebebi oluşturduğundan hükmün münhasıran bu sebeple bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.21.09.2020 (Pzt.)