Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2020/5185 E. 2020/6116 K. 08.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5185
KARAR NO : 2020/6116
KARAR TARİHİ : 08.12.2020

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ :Boşanma-Tedbir Nafakası

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı davalı erkek tarafından; kusur belirlemesi ve kadın yararına hükmedilen nafakalar yönünden; davalı-davacı kadın tarafından ise; kusur belirlemesi, lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakasının miktarı ile yoksulluk nafakasına toplu olarak hükmedilmesi ve lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, erkek tarafından açılan evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki nedenine dayalı boşanma davası, birleşen dava ise; kadın tarafından açılan TMK 197. maddesine dayalı tedbir nafakası davası olup, yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesince ” Boşanmaya sebebiyet veren olaylarda her iki tarafın da kusurlu olduğu belirtilerek asıl davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, birleşen dava ve asıl dava yönünden kadının nafaka talebinin kısmen kabulü ile kadın yararına dava tarihinden karar kesinleşinceye kadar aylık 800 TL tedbir nafakasının erkekten alınarak kadına ödenmesine, karar kesinleştikten sonra toptan olarak bir kereye mahsus olmak üzere kadın yararına 10.000 TL toplu yoksulluk nafakası takdiri ile fazlaya ilişkin talebin reddine, kadın yararına 10.000 TL maddi, 20.000 TL manevi tazminata karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi hükmüne karşı, davalı-davacı kadın tarafından “Kusur belirlemesi, lehine hükmedilen tedbir ve yoksulluk nafakasının miktarı, yoksulluk nafakasına toplu olarak hükmedilmesi ile tazminatların miktarı” yönünden, davacı-davalı erkek tarafından ise; “Kusur belirlemesi, nafakalar ve tazminatlar” yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Her ne kadar bölge adliye mahkemesince kadının “Kusur belirlemesine” yönelik istinaf talebi bulunmadığı belirtilerek buna göre istinaf incelemesi yapılmış ise de kadının istinaf dilekçesi içeriğine göre “Kusur belirlemesine” yönelik istinaf talebi bulunmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 355. maddesinde; istinaf incelemesinin, kamu düzenine aykırılık görülen haller dışında, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı düzenlenmiştir. Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. İlk derece mahkemesince, her iki tarafa da kusur yüklenmiş olmasına ve kadının istinaf dilekçesi içeriğine göre kusur belirlemesine yönelik istinaf talebi bulunmasına karşın, talebe uygun olmayan istinaf sınırlaması yapılmak suretiyle karar verilmesi doğru olmamış ve kararın münhasıran bu sebeple bozulması gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen sebeplerle bölge adliye mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 08.12.2020 (Salı)