Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2021/1896 E. 2021/2662 K. 05.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1896
KARAR NO : 2021/2662
KARAR TARİHİ : 05.04.2021

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tanıma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı erkek tarafından boşanmaya ilişkin yabancı mahkeme kararının tanınması için dava açılmış, mahkemece davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına ilişkin yabancı mahkeme kararının tanınmasına karar verilmiştir. Dosya içindeki davalı kadın adına sunulan vekaletname yabancı ülkede düzenlenmiştir. 1512 sayılı Noterlik Kanununun 195. maddesi gereğince yabancı ülkede düzenlenen vekaletname altındaki imza ve mührün o yer Türk Konsolosluğu tarafından tasdik edilmiş olması gerekir. Yabancı Resmi Belgelerin Tastikten Muaf Tutulmasına ilişkin 1961 tarihli Lahey Sözleşmesi, bu sözleşmeye taraf devletlerden birinin ülkesinde düzenlenmiş olup da diğer akit devlet ülkesinde kullanılacak olan resmi belgelerin diplomasi ve konsolosluk memurları tarafından onaylanması zorunluluğunu kaldırmış ise de anılan bu sözleşme gereğince belgedeki imzanın, imzalayan kişinin sıfatının, gerektiğinde bu belge üzerindeki mühür ve damganın belgeyi düzenleyen ülkenin yetkili makamınca tasdik edilmiş olması, başka bir ifade ile apostil şerhini ihtiva etmesi zorunludur. Yargılama sırasında dosyaya davalı kadın adına sunulan vekaletname apostil şerhini taşımamaktadır. Bu nedenle ortada geçerli bir vekaletname bulunmadığından yargılama sırasında vekile yapılan tebligatlar geçerli kabul edilemez. Bu durumda davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır. O halde, mahkemece yapılacak iş; davalıya usulüne uygun şekilde dava dilekçesinin tebliği, cevap dilekçesi sunma hakkı tanınması, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra ön inceleme duruşma gününün tebliği, bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların tespiti (HMK m.140) taraflarca üzerinde anlaşılamayan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar için usulüne uygun şekilde delil gösterildiği takdirde tahkikat aşamasına geçilerek gösterilen delillerin toplanması ile bir sonuca ulaşmaktan ibarettir. Açıklanan bu hususlara riayet edilmeksizin yazılı şekilde davalının yokluğunda hüküm kurulması hukuki dinlenilme hakkının (HMK m.27) ihlali niteliğinde olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.05.04.2021 (Pzt.)