Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2021/5143 E. 2021/6845 K. 05.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5143
KARAR NO : 2021/6845
KARAR TARİHİ : 05.10.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından boşanma hükmü, kusur belirlemesi, nafakaların ve tazminatların miktarı yönünden; davalı erkek tarafından ise kusur belirlemesi, nafakalar, tazminatlar ve velayet düzenlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle tarafların ortak çocuklarından 14.03.2003 doğumlu …’nin inceleme tarihi itibariyle ergin olduğunun ve her ne kadar davacı kadın tarafından kararın boşanma hükmü yönünden de temyiz edildiği ifade edilmiş ise de temyiz dilekçesi içeriğinden davadan feragate yönelik bir irade açıklamasının bulunmadığının anlaşılmasına göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3-Boşanan eş yararına yoksulluk nafakasına hükmedebilmek için, nafaka talep eden eşin boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olması gerekir (TMK m. 175). Mahkemece, davacı kadın lehine yoksulluk nafakasına hükmolunmuş ise de; toplanan delillerden davacı kadının düzenli SGK kaydının olduğu, vergi mükellefi olup adına kayıtlı kırtasiye dükkanında çalıştığı, adına kayıtlı bir adet dairesinin bulunduğu, düzenli ve sürekli gelir elde ettiği, bu nedenle kadının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği anlaşılmaktadır. Bu durumda, Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları somut olayda davacı kadın yararına gerçekleşmemiştir. O halde, davacı kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir
SONUÇ: Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi hükmünün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 05.10.2021 (Salı)