Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2021/5905 E. 2021/10278 K. 29.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5905
KARAR NO : 2021/10278
KARAR TARİHİ : 29.12.2021

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Ölüm Tarihinin Düzeltilmesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm bir kısım davalılar tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de; davanın mahiyeti gereği duruşmalı işlerden olmadığından, duruşma talebinin reddine karar verilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili; davalı …’in nüfus müdürlüğünden 11.02.2014 tarihli dilekçe ile ve murisleri …’nın 1943 yılında …’da öldüğü halde, aile kütüğünde sağ olarak görüldüğünü belirterek, adı geçenin ölüm olay ve tarihinin aile kütüğüne tesciline karar verilmesini talep ettiğini, nüfus müdürlüğünün talebi ve Sur Kaymakamlığı’nın 13.02.2014 tarihli olur yazısı esas alınmak sureti ile 17.02.2014 tarihinde düzenlenen ölüm bildirim formuna istinaden adı geçenin 00.00.1943 tarihinde öldüğünün aile kütüğüne tescil edildiğini, bu aşamadan sonra davacı … …’nın tek kanuni mirasçısı olduğu halde davalılar …, … ve …’in 27.05.2014 tarihli dilekçe ile başvurusu üzerine … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 02.06.2014 tarih ve 2014/67-29 E-K. sayılı kararı ile, adı geçenlerin murisi …’nın 1943 yılında öldüğünden bahisle nüfus müdürlüğü dışındaki davalıların mirasçı olarak gösterildiği veraset ilamı düzenlendiğini, taraflarınca muris …’nın 1943 yılında ölmediği ve o tarihte halen sağ olduğu iddiasıyla, bahse konu veraset ilamının iptali için dava açtıklarını, davanın … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/1274 esasına kaydedildiğini, bu davada verilen ara karar gereğince muris …’nın ölüm tarihinin düzeltilmesi için dava açmak üzere taraflarına süre verilmesi üzerine görülmekte olan davayı açtıklarını, iskân yoluyla verilen topraklara mahsus dağıtım defterine göre, … ili Sur ilçesi, Karabaş Köyü’nde bulunan … ada … parsel sayılı taşınmazın idarece ölüm tarihi 00.00.1943 olarak tescil edilen …’ya imza karşılığında 11.10.1951 tarihinde teslim edildiğini, öte yandan adı geçenin … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 18.07.1957 tarihli ve 1956/858-1957/457 E K. sayılı kararı ile bu tarihte boşandığını, 1951 yılında imza karşılığı taşınmaz teslim alan ve 1957 yılında boşanan …’nın 1943 yılında ölmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, …’nın 1943 olarak tescil edilen ölüm tarihine ilişkin kaydın iptaline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Dava, “…’nın idarece 00.00.1943 olarak tescil edilen ölüm tarihine ilişkin kaydın iptali ile adı geçenin gerçek ölüm tarihinin tespiti” talebine ilişkindir.
Nüfus kayıtlarının düzenli ve gerçeğe uygun olarak tutulması kamu düzeni ile yakından ilgilidir. Nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalarda, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır. Bu bakımdan hakim resen araştırma ilkesinin sonucu olarak kendiliğinden delil toplama yetkisine sahiptir.
Yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulü ile …’nın ölüm tarihinin ”05.10.1962”olduğunun tespiti ile, nüfus kayıtlarında ”00.00.1943” olan ölüm tarihinin ”05.10.1962” olarak düzeltilmesine karar verilmiş, davalıların istinaf etmesi üzerine istinaf incelemesi yapan bölge adliye mahkemesi tarafından ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile …’nın idarece 00.00.1943 olarak tescil edilen ölüm tarihine ilişkin kaydın iptaline, adı geçenin ölüm tarihinin ”05.10.1962” olduğunun tespitine karar verilmiş, bu karar nüfus müdürlüğü dışındaki davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, ölüm araştırmasındaki tanık ifadelerinde ve davalılar tarafından muris Ahmet’in 1940-1942 yıllarında askere gittiğinin, bir daha dönmediğinin ve şehit haberini duyduklarının beyan edilmesi nedeniyle Savunma Bakanlığına müzekkere yazılmış olup cevabına dosya arasında rastlanmadığı gibi mahkemece akıbeti sorulmamıştır. Yine 11.9.1951 tarihli iskan yolu ile verilen topraklara mahsus dağıtım defterinin aslının ve dayanak belgelerinin olmadığı görülmüştür. Mahkemece ilgili kurumlardan bu hususların sorularak alınacak cevaplarla toplanacak diğer deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi.29.12.2021 (Çrş.)