YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6370
KARAR NO : 2021/6309
KARAR TARİHİ : 21.09.2021
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Karşılıklı Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek mirasçısı Ilgın Aslı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı erkek mirasçısı, temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul ve esaslar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334-340. maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Kanunun 336/3. maddesine göre adli yardım talebi kanun yollarına başvuru sırasında Yargıtaya da yapılabilir ve 337/1. madde uyarınca da duruşma yapılmaksızın talep hakkında karar verilebilir. Davacı-karşı davalı mirasçısının adli yardım talebini içeren dilekçesi dosya kapsamındaki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde, kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin gereken kanun yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatine varıldığından, adli yardım talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında görülen karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, mahalli mahkemece her iki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karar henüz taraflara tebliğ edilmeden, 14/02/2016 tarihinde davacı-karşı davalı erkek ölmüş ve karar erkeğin ölüm tarihinden sonra vekiline tebliğ edilmiştir. Erkek mirasçıcı, 19/08/2020 havale tarihli dilekçesi ile davaya kusur yönünden devam etmek istediğini bildirmiştir. Mahalli mahkemece verilen ek karar ile mirasçının talepleri reddedilmiş ve mirasçının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, bölge adliye mahkemesi ölüm ile vekâlet ilişkisinin kalmadığından bahisle, vekile yapılan tebliğin geçersiz olduğu gerekçesiyle kararı kaldırarak kararın mirasçılara tebliğ edilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Mahalli mahkemece eksiklikler giderilmiş ve karar davacı-karşı davalı erkek mirasçısı tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kendisine gönderilen bölge adliye mahkemesi, mahalli mahkeme kararının bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçme tarihinden önce verilen bir karar olduğundan bahisle, temyize tâbi olduğuna karar vermiş ve dosya Yargıtaya gönderilmiştir.
Taraflar arasında görülen dava evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ilişkin karşılıklı boşanma davasıdır. Mahalli mahkeme tarafından her iki davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve davalı-karşı davacı kadın kendi davası yönünden kanun yollarına başvurmamakla kadının davasının açılmamış sayılmasına dair hüküm kesinleşmiştir. Davacı-davalı erkek mirasçısı, davaya kusur yönünden devam etmek istediğini bildirmiş ve kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez (HMK m.150/1-2).
Somut olayda; 10/07/2015 tarihli ön inceleme duruşmasına, duruşma gününün taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, kadın vekilinin katıldığı, erkek vekilinin mazeret beyan etmeden katılmadığı ancak duruşmada davalı-karşı davacı tarafça erkeğin davasını takip etmeyecekleri yönünde bir irade ortaya koymadığı gibi, mahkemenin de erkeğin dava dosyasının işlemden kaldırıldığına dair bir ara karar tesis etmediği ve ön inceleme duruşmasına katılmamış olan erkek vekiline 11/11/2015 tarihli tahkikat celsesinin tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Davacı-davalı tarafın yenileme hakkını kullanabilmesi, işlemden kaldırma yönünde bir talep ile bu talebe bağlı olarak bir karar oluşturulması gerekir. Bu yönde karar verilmeksizin, mahkemece davacı-davalı erkeğin davasının kendiliğinden işlemden kalkmış olduğu kabul edilemez. Davası hakkında işlemden kaldırma kararı verilmemiş olan tarafın, yasal süre içinde yenileme hakkını kullanması da beklenemez. Bu itibarla, derdest olan erkeğin davası hakkında yazılı şekilde hüküm tesisi ile erkeğin davasının açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3-İlk derece mahkemesi kararı davacı-karşı davalı erkeğe tebliğ edilmeden önce erkek ölmüş ve evlilik ölüm ile sona ermiştir. Davacı-karşı davalı erkek mirasçısı erkeğin açtığı davayı kusur yönünden takip etmek istediklerini belirtmiştir. Evlilik birliği ölümle sona erdiğinden dava konusuz kalmıştır. O halde, davanın esası hakkında “konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına” ve davalı-karşı davacı kadının kusuru yönünden(TMK m.181/2) bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Davacı-karşı davalı mirasçısı Ilgın Aslı’nın adli yardım talebinin kabulüne, temyiz edilen mahalli mahkeme hükmünün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21.09.2021 (Salı)