YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7436
KARAR NO : 2021/6472
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm taraflarca tazminatların ve nafakaların miktarı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre davacı kadının tüm, davalı erkeğin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı kadın tarafından açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesince tarafların boşanmalarına karar verilerek davacı kadın yararına boşanmanın ferilerine hükmedilmiştir. Bölge adliye mahkemesi, tarafların hükme karşı yaptıkları istinaf kanun yolu başvurularının esastan reddine karar vermiştir. Bölge adliye mahkemesi kararının kadın tarafından tazminatların ve nafakaların miktarı yönünden temyizi üzerine, hüküm Dairemizin 2020/6704 Karar sayılı bozma ilamıyla “velâyeti kadına verilen çocuklar yararına hükmedilen iştirak nafakalarının, yoksulluk nafakasının ve maddî tazminatın az olduğundan bahisle” bozulmuştur. Bozma ilamına uyulmasına karar veren ilk derece mahkemesi; bozma kapsamındaki iştirak nafakası, yoksulluk nafakası ve maddî tazminat miktarı haricinde; kadın ve ortak çocuklar yararına hükmedilen tedbir nafakası miktarlarını da artırmıştır. İlk derece mahkemesinin ilk kararında kadın ve çocuklar yararına aylık 250 TL tedbir nafakasına hükmedilmiş ve Dairemiz ilamının (1.) bendi ile hüküm tedbir nafakası miktarları yönünden onanarak kesinleşmiştir. Kadın ve çocuklar yararına hükmedilen aylık 250 TL tedbir nafakası yönünden kesin hüküm oluşmuştur. Durum böyle iken, ilk derece mahkemesince bozma sonrası yapılan yargılama sonucu verilen kararda kadın ve çocuklar yararına hükmedilen tedbir nafakası miktarlarını artırması doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, ilk derece mahkemesince Bölge adiye mahkemesinin “esastan red” kararına karşı sadece kadın tarafından temyiz kanun yoluna başvurulduğundan, kadın lehine hükmedilen aylık 550 TL tedbir nafakası miktarı kadın için usuli kazanılmış hak oluşturmuştur. Bu itibarla, mahkeme tarafından bu yön gözetilmeden kadın lehine aylık 400 TL tedbir nafakasına hükmedilerek tedbir nafakası miktarının azaltılması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanunu’nun 50. ve 51. maddeleri hükümleri dikkate alınarak daha uygun miktarda maddî (TMK m. 174/1) ve manevî (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.) ve (3.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA ve hükmün (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın davacıya yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna 292.10 TL temyiz başvuru harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıran davalıya geri verilmesine oybirliğiyle karar verildi. 27.09.2021 (Pzt.)