Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2021/8723 E. 2021/10134 K. 27.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8723
KARAR NO : 2021/10134
KARAR TARİHİ : 27.12.2021

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, velâyet, manevî tazminat ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-karşı davalı erkek 04.06.2014 tarihli duruşmada davalı-karşı davacı kadının bir kusuru olmadığını, davalı-karşı davacı kadını aldattığını, dinletmek istediği tanığının olmadığını beyan etmiş, davalı-karşı davacı kadın vekili de bunun üzerine tanıklarını dinletmekten vazgeçmiş, mahkemece bu beyana dayalı olarak davacı-karşı davalı erkeğin boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davalı-karşı davacı kadının boşanma davasının kabulüne karar verilmiştir. Türk Medeni Kanunu’nun 184/3 üncü maddesi uyarınca, boşanma davalarında tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hakimi bağlamaz. Bu nedenle davacı-karşı davalı erkeğin duruşmadaki ikrarı ile erkeğe kusur yüklenemez. Davalı-karşı davacı kadın da evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olayları başka bir delille kanıtlayamamıştır. Bu nedenle mahkemece davalı-karşı davacı kadının boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ne var ki, bu husus temyiz edilmediğinden bozma sebebi yapılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetirilmiştir.
2- Davacı-karşı davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle 18.08.2002 doğumlu ortak çocuk Gamze`nin temyiz inceleme tarihi itibarı ile ergin olduğunun anlaşılmasına göre, davacı-karşı davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
b-Yukarıda 1. bentte açıklandığı üzere her iki taraf da kusursuz olup davalı-karşı davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu’nun 174/2 nci maddesi koşulları oluşmamıştır. O halde davalı-karşı davacı kadının manevî tazminat talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
c-Ortak çocuk 26.08.1996 doğumlu Hanife, karar tarihinden önce ergin olduğu halde, bu çocukla ilgili velâyet ve iştirak nafakasına yönelik hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b ve 2/c bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 2/a bendinde gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27.12.2021 (Pzt.)