Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2021/9308 E. 2021/9717 K. 20.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9308
KARAR NO : 2021/9717
KARAR TARİHİ : 20.12.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası talepleri ve manevî tazminat talebi yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflarca evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine (TMK m. 166/1) dayalı olarak karşılıklı boşanma davaları ikâme edilmiş, ilk derece mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda, erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediği ve kadını takip ederek onu huzursuz ettiği gerekçesiyle tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek; erkeğin boşanma davasının reddine, kadının davasının kabulü ile boşanmaya ve fer’ilerine ilişkin hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesinin bu kararına karşı davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tedbir ve yoksulluk nafakası ile reddedilen manevî tazminat talebi yönünden, davalı-karşı davacı erkek tarafından ise her iki dava yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuş, bölge adliye mahkemesince tarafların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı-karşı davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen nafakalar ve tazminat talepleri yönünden; davalı-karşı davacı erkek tarafından ise her iki dava yönünden temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2019/7060 esas ve 2020/617 karar sayılı ilamı ile; “davalı-karşı davacı erkeğin mahkemece kabul edilen kusurları yanında; davacı-karşı davalı kadının da davalı-karşı davacı erkeğin telefonuna mesajlar çekerek hakaret ettiğinin anlaşıldığı gibi davalı-karşı davacı erkeğin delil olarak dayandığı 0544…2580 nolu telefon hattına ait cd’nin çözümünün yapılmadığı ve çözümü yapılan diğer telefon hattının sıklıkla görüşme yaptığı numaraların kime ait olduğunun da araştırılmadığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece bahsi geçen telefon numarasının cd çözümünün yaptırılarak, çözümü yapılan diğer telefon hattının sıklıkla görüşme yaptığı numaraların kime ait olduğunun da araştırılarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek erkeğin boşanma davası hakkında hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle ilgili bölge adliye mahkemesinin kararı kaldırılarak, ilk derece mahkemesinin kararı bozulmuş ve bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahalli mahkeme tarafından bozma sonrası yapılan yargılamada, bozma kararına uyularak, bozma sonrası kadının kullandığı telefon hattına ait cd’nin çözümü ile telefon kayıtları yönünden yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu kadının … adlı kişi ile görüştüğü tespit edilmiş ve erkeğin tanık beyanları ile bu husus doğrulanmış ise de bu olaylar sonrasında tarafların tekrar bir araya gelerek evlilik birliklerini sürdürdüklerinin sabit olduğu, affedilen tarafın affedilen vakıalara dayalı olarak dava açamayacağı, kadının sadakat yükümlüğünü ihlal ettiğine dair başkaca herhangi bir delilin ortaya konulamamış olması nedeniyle evlilik birliğinin sona ermesinde kadının kusurlu olduğunu ispat olunamadığı kanaatine varılarak boşanmaya sebebiyet veren olaylarda, erkeğin birlik görevlerini yerine getirmediği gerekçesiyle tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek; erkeğin boşanma davasının reddine, kadının davasının kabulü ile boşanmaya ve kadının manevî tazminat talebinin ve kendisi için nafaka taleplerinin reddine, ortak çocukların velâyetlerinin anneye verilmesine, ortak çocuklar yararına nafakaya ilişkin hüküm kurulmuştur. Karar taraflarca yukarıda gösterilen sebeplerle temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve Dairemizin uyulan bozma ilamı ile; davacı-karşı davalı kadının erkeğe hakaret ettiği, davalı-karşı davacı erkeğin de birlik görevlerini yerine getirmediği ve kadını takip ederek onu huzursuz ettiği anlaşılmaktadır. Olayların akışı karşısında davalı-karşı davacı erkek de dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilecek yerde, davalı-karşı davacı erkeğin davasının reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcın istek halinde yatıranlara geri verilmesine, oy birliğiyle karar verildi. 20.12.2021 (Pzt.)