YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/436
KARAR NO : 2022/2885
KARAR TARİHİ : 24.03.2022
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma – Kişisel İlişki-İştirak Nafakasının Arttırılması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından reddedilen boşanma davası, kusur belirlemesi, kadın yararına hükmedilen maddî ve manevî tazminat, velâyet ve nafaka miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece verilen ilk hükümde ortak çocuklar yararına aylık 1.500’er-TL iştirak nafakasına hükmolunmuş, bu hüküm hakkında sadece davacı-davalı erkek tarafından istinaf kanun yolu incelemesi talebinde bulunulmuştur. Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince boşanma hükmü dışında hükmün kaldırılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, ilk derece mahkemesince bu kez çocuklar yararına 2.000’er TL iştirak nafakasına hükmolunmuştur. Hüküm hakkında her iki tarafın istinaf istemi üzerine bölge adliye mahkemesince; davacı-davalı erkeğe yüklenen bir kısım kusurlar çıkarılmış ve kadın yararına hükmolunan tazminat miktarları arttırılmış, iştirak nafakası miktarları yönünden ise esastan ret kararı verilmiştir. İlk derece mahkemesince verilen ilk karara karşı davalı-davacı kadın tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, iştirak nafakası miktarları yönünden davacı-davalı erkek lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu sebeple ilk derece mahkmesince usulî kazanılmış hakka aykırı olacak şekilde ortak çocuklar yararına aylık 2.000’er TL iştirak nafakasına hükmedilmesi ve bölge adliye mahkemesince bu hükme yönelik esastan ret kararı verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3-Mahkemece davacı-davalı erkeğe yüklenen ve gerçekleşen vakıalar dikkate alındığında, davacı-davalı erkeğin hükme esas alınan kusurlarının davalı-davacı kadının kişilik haklarını zedeler nitelikte olmadığı ve bu itibarla kadın yararına manevi tazminat koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. madde koşulları oluşmamıştır. Bu durumda davalı-davacı kadının manevi tazminat isteğinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, kararın bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple reddi ile ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 24.03.2022 (Per.)