Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2022/778 E. 2022/2868 K. 24.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/778
KARAR NO : 2022/2868
KARAR TARİHİ : 24.03.2022

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Boşanma – Nafaka – Ziynet Alacağı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından ziynet alacağı talebinin reddi, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve yoksuluk nafakası miktarına yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-HMK’nın 362. maddesinin 1. fıkrasının b bendi uyarınca “Miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dahil) geçmeyen davalara ilişkin kararlar” temyiz edilemez. 02.12.2016 tarihli 6763 Sayılı Kanun’un 44, maddesi ile de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen ek madde I uyarınca temyiz parasal sınırlarının (HMK m. 341, 362) Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesine göre her yıl tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması öngörülmüştür. Karar tarihi itibariyle bu miktar “78.630,00 TL” olarak belirlenmiştir.
Kadın tarafından talep edilen ziynet alacağı miktarı talebi 36.000,00 TL olup, karar tarihi itibariyle temyiz edilebilirlik sınırının altında kaldığından bölge adliye mahkemesi kararı 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun madde 362/1-a bendine göre kesin niteliktedir. Açıklanan sebeple davacı -davalı kadının bu yöne ilişkin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.
2-Davacı-davalı kadının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a)Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, mahkemece belirlenen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebebiyet veren vakıalarda davalı-davacı erkeğin, davacı-davalı kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü gerekirken, yazılı şekilde tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
b)-Mahkemece kabul edilen erkeğin boşanmaya sebep olan kusurlu davranışları aynı zamanda kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir. Öyleyse, davacı-davalı kadın yararına Türk Medeni Kanunu’nun 174/2. maddesi koşulları oluşmuş olup, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, fiilin ağırlığı ve hakkaniyet kuralları gözetilerek davacı-davalı kadın yararına uygun miktarda manevî tazminata hükmedilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak yazılı şekilde bu isteğin reddi doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.
c-)Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre; davacı- davalı kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak daha uygun miktarda nafakaya hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple davacı-davalı kadının nafaka yönünden temyiz dilekçesinin reddine, (2/a), (2/b).2(c) bentlerde gösterilen sebeplerle bölge adliye mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verildi.24.03.2022(Prş.)