YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/7790
KARAR NO : 2023/5363
KARAR TARİHİ : 09.11.2023
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1010 E., 2022/1014 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 5. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/711 E., 2022/168 K.
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma ve ziynet alacağı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince her iki davanın da kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer’îlerine, kadının ziynet alacağı davasının reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı-karşı davalı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; evlendikten kısa süre sonra kadının annesini eve bırakacağını söyleyerek evden ayrıldığını, sonrasında geç saate kadar eve dönmediğini görerek eşini aradığını, sonrasında telefonları açmadığını, mesajlara cevap vermediğini, eve gelmeyeceğini belirten mesajlar gönderdiğini ancak gece yarısı eve döndüğünü, hiçbir açıklamada bulunmadığını, 6 ay boyunca sık sık yatak odasını terk ederek çocuk odasında uyuduğunu, çalışmasına rağmen evin giderlerine katkı sağlamadığını, ailevi konuları annesine anlattığını, küstüğünü, ufak meseleleri dahi büyütüp olay çıkarttığını, beni arama, bitti şeklinde mesajlar gönderdiğini, psikolojik şiddette bulunduğunu, ortak konutu sürekli terk etmeyi alışkanlık haline getirdiğini, bana sahip çıkmadın, bana değer vermiyorsun gibi mesajlar gönderdiğini belirterek davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ( 4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-davacı kadın vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; erkeğin fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddet uyguladığını, sağlıkla bir cinsel beraberliğin yaşanmadığını, kadının aşırı … duyduğunu, birçok defa doktora gittiğini, ameliyat olduğunu, yine de cinsel birlikteliğin sağlıklı olarak gerçekleşemediğini, kadının halen bakire olduğunu, bu durum karşısında erkeğin kadını suçlayarak kadının günlerce yüzüne dahi bakmadığını, eve geç saatlerde geldiğini, geldiğinde yatarak uyuduğunu, cinsel birliktelikte başarısız olunması sonrasında birçok kez darp edildiğini, bu konuda erkeğin duyduğu öfke ve hırsı kadınından çıkartmaya çalıştığını, hem fiziksel hem de psikolojik şiddet uyguladığını, öfke kontrol problemi olduğunu, evden kovulduğunu, ev ve kadının ihtiyaçları konusunda umursamaz davrandığını, destek olmadığını, ailesinin yanında özel hayatları ile ilgili sözler söylediğini, küçük düşürdüğünü, aşağıladığını, erkeğin ailesi tarafından da kadına psikolojik şiddet uygulandığını, küçük düşürüldüğünü, rencide edildiği ve aşağılayıcı davranıldığını belirterek, asıl davanın reddi ile birleşen davanın kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadın için 500,00 TL tedbir ve yoksulluk, 200.000,00 TL maddî ve 200.000,00 TL manevî tazminata ve bir kısım ziynet alacağının aynen iadesine, olmadığı takdirde bedelinin iadesine ve karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ziynet alacağı yönünden; dinlenen tanık beyanlarına göre özellikle davacı tanığı …’in beyanına göre, fiili ayrılık sırasında davalının ziynet eşyalarını yanında götürdüğünün anlaşıldığını, ziynet eşyaları kadında kaldığından erkek tarafından bu hususun ispatlandığını bu nedenle kadına yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadan davanın ziynet eşyaları yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, boşanma davası yönünden yapılan yargılama ve toplanan delillerden ise erkeğin kadına şiddet uyguladığını, ortak haneden birden çok kez kovduğunu, evdeki eşyalara layık olmadığını söylediğini ve kadının babasına cinsel ilişkilerine ilişkin mahrem konuları anlattığını, kadının ise cinsel birlikteliği gerçekleştiremediğini belirterek boşanmaya sebep olan olaylarda erkeğin kadına nispeten ağır kusurlu olduğunu, tarafların ekonomik sosyal durumu, kusur durumu değerlendirilerek nafaka ve maddî ve manevî tazminat ödenmesine hükmedildiği gerekçesi ile her iki davanın da kabulüne, tarafların 4721 sayılı Kanunun 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanmalarına, kadının tedbir nafakası talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yoksulluk nafakası talebinin reddine, kadın yararına aylık 20.000,00 TL maddî ve 20.000,00 TL manevî tazminata, erkeğin tazminat talebinin reddine ve kadının ziynet alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1…. erkek vekili katılma yolu ile hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar, erkeğin maddî-manevî tazminat taleplerinin reddine yönelik olarak kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı-karşı davacı kadın vekili hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kusur belirlemesi, asıl davanın kabulü, hükmedilen tazminatların miktarı, nafakaların reddine yönelik olarak kararın kaldırılmasına ve ziynet alacağı talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olması gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ( 6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince tarafların istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine ziynet alacağı yönünden miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. … erkek vekili katılma yolu ile, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek özetle, kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında ağır kusurlu ve tek kusurlu olduğunu, kadının cinsel birliktelikten kaçınmasının ağır bir kusur olduğunu, kusur atfında hataya düşüldüğünü, kadının evlilik birliğinde sürekli olarak ortak konutu ter ettiğini, erkeğe atfedilen kusurları kabul etmediğini, kadına hiç bir surette şiddet uygulamadığını, bir an için sayın mahkemece değerlendirildiği şekilde şiddet olgusunun varlığı düşünülse dahi kadının her seferinde affettiğini tarafların evlilik birliğinde maddî durumlarının eşit olduğunu belirterek kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve erkeğin tazminat taleplerinin reddi yönlerinden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı-davacı kadın vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek özetle, mahkemece verilen kararda kadının hafif, karşı tarafın ağır kusurlu olarak bahsedilmiş olmasına rağmen hükmedilen tazminat miktarları ve ziynet eşyalarının iadesi talebiminin reddi dikkate alındığında çelişkili bir karar olduğunu, evlilikte tek ve ağır kusurlu olan tarafın erkek olduğunu, kadının hafif kusurlu olarak atfedilmesi dahi bizce hatalı olduğunu, taraflar arasında sağlıklı bir cinsel beraberliğin karşı tarafın istememesi nedeni ile yaşanamadığını, hükmedilen tazminat miktarlarının oldukça düşük kaldığını, kadının almış olduğu ücret yoksulluğunu giderici nitelikte olmadığını belirterek erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatların miktarı, nafakaların reddi ve ziynet alacağının reddi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasında taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamında imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik bulunup bulunmadığı, geçimsizlik var ise kusurun kimden kaynaklandığı, erkeğin davasının kabulü, kadın yararına hükmedilen tazminatlar ile miktarları ve kadının yoksulluk nafakası isteminin reddi, erkeğin reddedilen tazminat taleplerinin verilmesi ve davalı-davacı kadın tarafından aynen iadesi talep edilen ziynet eşyalarının Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle altın kuru üzerinden hesaplanan değerinin temyiz kesinlik sınırının üstünde kaldığı anlaşılmakla kadının ziynet alacağı talebinin kabulü şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 4 üncü, 6 ncı, 166 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 169 uncu, 174 üncü, 175 inci, 176 ncı, 220 nci, 222 nci, 226 ncı maddeleri, 6100 sayılı Kanun’un 190 ıncı, 194 üncü, 225 inci vd. maddeleri, 369 uncu, 370 inci ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50, 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Davalı-davacı kadın vekilinin birleşen davada reddedilen ziynet alacağı talebine yönelik temyiz itirazının incelenmesinde;
Kadının birleşen dava dilekçesindeki bir kısım ziynet alacağı talebi hakkında yapılan yargılama neticesinde ilk Derece Mahkemesince talebin reddine karar verilmekle, davalı-davacı kadın tarafından yapılan istinaf itirazı Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Davalı-davacı kadının temyiz dilekçesinin tetkikinde ziynet alacağı talebi yönünden temyiz sebeplerinin açıkça belirlenmediği anlaşılmakla davalı-davacı kadının temyiz incelemesi sadece hukuka açık aykırılık halleri yönünden yapılmıştır.
Buna göre yapılan incelemede; davalı-davacı kadının birleşen dava dilekçesinde tanık ve yemin deliline dayandığı görülmüştür. Her ne kadar Mahkemece dinlenen tanık beyanlarına göre fiili ayrılık sırasında kadının ziynet eşyalarını yanında götürdüğünün anlaşıldığı, ziynet eşyaları kadında kaldığından erkek tarafından bu hususun ispatlandığı bu nedenle kadına yemin teklif etme hakkı hatırlatılmadığı belirtilerek davanın reddine verilmiş ise de davalı-davacı kadına davasını ispat hakkı tanınmayarak, kadının bildirmiş olduğu tanıklar dinlenmeden ve gerek duyulduğunda yemin delili hatırlatılmadan dolayısıyla kadının tüm delilleri toplanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
2.Tarafların boşanma ve fer’îlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a) Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre … erkeğin tüm, davalı-davacı kadının aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
b) İlk Derece Mahkemesince her ne kadar kadına taraflar arasındaki cinsel birlikteliğin gerçekleştirilemediği kusuru yüklenmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden kadının öncesinde fizyolojik yapısından kaynaklanan sorunları sebebiyle cinsel ilişkiyi gerçekleştiremediği, bu nedenle ameliyat olduğu ve ameliyat sonrasında kadının cinsel ilişkiyi gerçekleştirmesine engel fizyolojik ve psikolojik sebep kalmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla ameliyat sonrasındaki süreçte kadının cinsel ilişkiden kaçındığının yahut gerçekleştiremediğinin … erkek tarafından ispatlanamadığı, kadına ispatlanamayan bu vakıanın kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmakla boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tamamen kusurlu olan erkeğin davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı görülmüş ve bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve erkeğin boşanma davasının kabulü ile kadının ziynet alacağı talebinin reddi yönlerinden ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının kusur belirlemesi ve erkeğin boşanma davasının kabulü ile kadının ziynet alacağı talebinin reddi yönlerinden davalı-davacı kadın yararına BOZULMASINA,
3…. erkek vekilinin tüm, davalı-davacı kadın vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden …a yükletilmesine,
Peşin alınan harcın istek halinde yatıran …’ye geri verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.