YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16118
KARAR NO : 2016/297
KARAR TARİHİ : 25.01.2016
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1- Aynı suçtan yargılanıp …Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2014 tarih, 2014/189 esas, 2014/211 karar sayılı karar ile mahkûmiyet kararı verilen N.. Ö..’a ait dosyadaki Cumhuriyet savcısının verdiği yazılı arama emri, olay-arama tutanağı, suça konu maddelerin analizine ilişkin ekspertiz raporu ile delil niteliğindeki diğer belgelerin aslı veya onaylı örnekleri getirtilmeden, onaysız fotokopilerine dayanılarak hüküm kurulması suretiyle CMK’nın 169. maddesine aykırı davranılması,
2-Sanığın, telefon dinlemelerine ilişkin çözüm tutanaklarındaki görüşmeleri kendisinin yapmadığı yönündeki ifade ve savunmaları karşısında; ses kayıtları getirtilip dinletilerek sanıktan diyeceklerinin sorulması, görüşmelerin kendisine ait olmadığını belirtmesi durumunda ses örneklerinin alınması ve ses kayıtlarının sanığa ait olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’ne veya uzman bir kurum ya da kuruluşa ses analizi yaptırılarak rapor alınması, sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
3-Anayasa’nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 230. maddeleri gereğince, hükmün gerekçe bölümünde sanığın lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin gösterilmesi, bu kapsamda, sanığın hangi tarihte kiminle ne şekilde telefon konuşması yaptığının ve bu konuşmaların nasıl yorumlandığının açıklanması, gerçekleşen somut olay ve olgularla bağlantısının gösterilmesi, sanığın hangi fiiliyle ticaret suçuna iştirak ettiğinin tartışılarak dayanaklarının açıklanması, ulaşılan kanıya göre sabit kabul edilen fiilleri açıklanarak nitelendirilmesi gerektiği gözetilmeden; soyut ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
4-Kabule göre de; Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının Resmi Gazetenin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı sayısında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafilerinin temyiz itirazları ve sanık müdafiinin duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,
hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre göz önüne alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin reddine, 25.01.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.