YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16333
KARAR NO : 2016/1766
KARAR TARİHİ : 30.03.2016
Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1-İddianamede ve Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasında sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasının istenmediği halde duruşmada sanığa 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi,
2-Dosyada bulunan 15.05.2015 tarihli olay yakalama ve el koyma tutanağında, suç konusu uyuşturucu maddelerin hakkında uyuşturucu madde sattığına ilişkin istihbari bilgi bulunan sanığın kaba üst araması sonucunda ele geçtiği belirtilmesine rağmen, sanığın aşamalarda uyuşturucu maddeleri kendi rızası ile görevlilere teslim ettiğini söylediği anlaşılmakla; suç konusu uyuşturucu maddelerin hukuka uygun olarak ele geçip geçmediğinin ve hükme esas alınıp alınmayacağının tespiti açısından bahsedilen tutanağı düzenleyen görevliler tanık olarak dinlenip sonucuna göre; sanık hakkında TCK’nın 188. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenen artırım hükmü ile 192. maddesinin 3. fıkrasında öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Kabule göre de;
a)Sanığın üzerinde bulunan suç konusu uyuşturucu maddelerin usulüne uygun olarak alınmış arama kararı ya da yazılı arama emri bulunmadan ele geçtiğinden hükme esas alınamayacağı kabul edildiği halde; aynı şekilde yapılan üst araması sonucu üzerinde bulunan 480 TL paranın, suçtan elde edildiğine ilişkin, şüpheden uzak ve kesin bir delil de bulunmadığı gözetilmeden, iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
b)Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK’nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ile Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 30.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.