YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9981
KARAR NO : 2018/4272
KARAR TARİHİ : 15.10.2018
Mahkeme : ADANA 5. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hüküm : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
2- Adana Kriminal Polis Laboratuvarı’nca suç konusu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunenin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
1-TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, sanık hakkında, TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
2-Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkin bölümünde yer alan “ kayıtlı bulunan 3782 gr esrarın” ibaresinden sonra gelmek üzere “ve Adana Kriminal Polis Laboratuvarı’nca suç konusu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunenin” ibaresinin eklenmesi,
Suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
15.10.2018 tarihinde Üye …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY GEREKÇESİ
“Uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nce yapılan yargılama sonunda Sanık …’in mahkûmiyetine ilişkin hükmün, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine, daire çoğunluğunca hükmün onanmasına karar verilmiş ise de;
Sanık … aşamalardaki savunmalarında otobüsün bagajında bulunan çuval içerisindeki esrar maddesinin kendisine ait olmadığını, kendisinin otobüse bagaj vermediğini beyan etmiştir. Suça konu esrar maddesinin iki adet peynir bidonu içerisinde olduğu ve bunların da üzerinde “5” yazısı bulunan beyaz telis çuval içerisinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Çuval üzerinde bagaj fişi veya kartı bulunmadığından çuval üzerindeki “5” ibaresinin 5 nolu koltukta oturan şahsa ait olduğunu gösterdiği hususu araç muavini olan tanık…’in beyanından anlaşılmaktadır. Ancak bu tanığın yalnızca soruşturma aşamasında kollukça ifadesi alınmış olup mahkemece dinlenmemiştir.
Mahkemenin kararını delillerle doğrudan doğruya, bizzat temasa geçerek vermesini ifade eden ilkeye vasıtasızlık (yüzyüzelik) ilkesi denmektedir. Yani, kararı verecek olan mahkeme veya hâkim, delil sözlü ise; dinleyecek, yazılı ise; okuyacak, eşya veya iz şeklinde ise; görecektir. CMK m. 217/1’de bu ilke dile getirilmiştir. Öte yandan bu ilkenin sonucu olarak, tanıkların duruşmada doğrudan doğruya dinlenmeleri aranmıştır. Açıkça yer verilen bazı istisnalar dışında tanıkların önceki ifadelerinin duruşmada okunmasıyla yetinilemez. CMK’nun 210. maddesine göre “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.”
Somut olayda esrar maddesinin bulunduğu çuvalın sanığa ait olduğunu gösteren en önemli delil tanık…’in beyanı olduğu halde bu tanığın dinlenmemesi CMK’nun 210. maddesine açıkça aykırı olduğu gibi, bu tanığın soruşturma aşamasında verdiği ifadesi duruşmada okunmadan hükme dayanak yapılması CMK’nun 217. maddesine aykırıdır.
Bu durumda, CMK’nun 210 maddesi hükmü gereğince tanık…’in duruşmada dinlenmesi, tanığa ulaşılamaması halinde CMK’nun 211. ve 217 maddesi hükmüne göre önceki ifadesinin duruşmada okunması gerektiği, bu nedenle hükmün eksik inceleme gerekçesiyle bozulması görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun hükmün düzeltilerek onanmasına ilişkin görüşüne katılmıyorum.