YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5813
KARAR NO : 2020/992
KARAR TARİHİ : 24.02.2020
Mahkeme : ADANA 2. Ağır Ceza Mahkemesi
Suçlar : Uyuşturucu madde ticareti yapma ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hükümler : Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan; Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
A-Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin kanun yolu taleplerinin incelenmesinde;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20/03/2012 tarihli ve 2011/785 esas ve 2012/101 karar sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, TCK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tebdiri uygulanmasına” ilişkin kararların, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı kanunla eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14/04/2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
B) Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
1-Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 22.02.2014 olarak gösterilmesi gerekirken “20.02.2014” şeklinde yazılması,
2- Kendisine iddianame tebliğ edilmeyen ve 30/05/2014 tarihli celsede segbis sistemi ile hazır edilen sanığa iddianame yüzüne karşı okunup savunması alındığı sırada 5271 sayılı CMK’nın 190. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşmaya ara verilmesini isteme hakkı bulunduğu hatırlatılmayıp savunmasını hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkı elinden alınmak suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6, Anayasa’nın 36, CMK’nın 176 ve 190. maddelerine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3- 5271 sayılı CMK’nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük sanıkların savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafii görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiine ödenen ücretlerin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c. maddesindeki düzenlemeye göre yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuğa yüklenemeyeceğinin gözetilmemesi,
4-Suç tarihinde 15-18 yaş aralığında olan sanık hakkında sosyal inceleme raporunun alınmaması ve alınmama gerekçesinin kararda gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, 24/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.