YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7120
KARAR NO : 2018/1551
KARAR TARİHİ : 21.03.2018
Mahkeme : …. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Beraat ve müsadere
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Bozmaya uyulmasına karar verildiği halde, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesi ile hüküm tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la değişik TCK’nın 191. maddesi hükümlerinin ayrı ayrı değerlendirilip karşılaştırma yapılması, sonucuna göre lehe Kanun tespit edilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, belirtilen nitelikte karşılaştırma yapılmadan hüküm kurulması,
2-Sanık hakkında bozma öncesi verilen 04.05.2010 tarihli tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından 16.06.2016 tarihinde bozulmasına karar verilmesi nedeniyle, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı TCK’nın 191. maddesi ve aynı Kanun’un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7/2. maddesi uyarınca, daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan sanık hakkında, 191. madde hükümleri çerçevesinde “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Sanığın tekerrüre esas alınan “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan Lice Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2009/17 Esas, 2009/24 Karar sayılı ve 27/08/2009 kesinleşme tarihli ilamı ile verilen 1 yıl hapis cezası ile Lice Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2008/139 Esas 2009/26 Karar Sayılı ve 27/08/2009 kesinleşme tarihli ilamı ile verilen 8 ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen TCK’nın 191. maddesi ile aynı Kanun’la 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası gereğince uyarlanması sonucu “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ve koşulları gerçekleştiğinde CMK’nın 231. maddesinin 10. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesinin gerekmesi nedeniyle, tekerrüre esas alınamayacaklarının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazı bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, 21.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.