Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2018/1040 E. 2018/4341 K. 16.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1040
KARAR NO : 2018/4341
KARAR TARİHİ : 16.10.2018

Mahkeme : İZMİR Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : a) Mahkûmiyet; İzmir 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 05/06/2017 tarihli 2017/171 esas ve 2017/185 sayılı kararı
b) İstinaf başvurusunun esastan reddi; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi’nin 06/11/2017 tarihli 2017/2287 esas ve 2017/1562 sayılı kararı

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm sanık müdafileri tarafından temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Temyiz incelemesi, sanık müdafiinin süresindeki isteği nedeniyle duruşmalı olarak yapılmıştır.
5271 sayılı CMK.nın 288. ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp aynı Kanun’un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ile sanık müdafilerinin temyiz dilekçelerinde mahkumiyet hükmünün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillere dayandırıldığını, hükmün esasına etkili olabilecek delillerin toplanmadığını, eksik araştırma sonucu karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmeleri karşısında temyiz isteminin CMK 294/2. maddesi kapsamında olduğu ve hükmün hukuki yönüne ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik olarak yapılan incelemede, sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde “istinaf başvurusunun esastan reddine” dair hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı CMK 302/1 maddesi gereğince, sanık müdafilerinin TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİNE, hükmolunan hapis cezasının süresi ile tutuklama tarihine göre, sanık müdafii Av. …’ın salıverilme isteğinin reddine, 16.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

TEFHİM TUTANAĞI: 16.10.2018 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı……’in katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık … müdafii Avukat ……’nın yokluğunda 18.10.2018 tarihinde, açık olarak okundu.