Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2018/418 E. 2018/4614 K. 24.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/418
KARAR NO : 2018/4614
KARAR TARİHİ : 24.10.2018

Mahkeme : ZONGULDAK 1. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : 1)Beraat (sanık … hakkında)
2-)Mahkumiyet (sanık … Hakkında)

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
1- Sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmünün incelenmesinde;
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanık … hakkındaki beraat hükmünün incelenmesinde;
12.11.2015 tarihinde Kozlu Örencik Köyü Yolu üzerinde uyuşturucu madde satıldığına dair istihbari bilgi edinilmesi üzerine, belirtilen yerde araştırmalar yapıldığı esnada hakkında kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan dosyası tefrik edilen … isimli şahsın kullandığı araçta arama yapıldığı ve şahsın elindeki jelatine sarılı sentetik kannabinoid diye tabir edilen uyuşturucu maddeyi polislere verdiği, …’ın uyuşturucu maddeyi Kozlu Köyü yol ayrımında beyaz bir araç içerisinde bekleyen iki şahıstan biri olan sanık …’tan aldığını beyan etmesi üzerine şahıs ile birlikte belirtilen yere gidildiğinde … Plakalı araç içinde sağ ön koltukta …’un olduğu, şoför mahalline yakın yerde araç dışında sanık …’ın bulunduğu, aracın sağ ön kısmına yakın yerde boş sigara paketi içinde 8 fişek ve araç içinde arka koltuğun alt kısmında 1 fişek halinde net 2.7 gram sentetik kannabinoidin ele geçirildiği, …’ın olaydan hemen sonra müdafi eşliğinde alınan beyanında “…’’tan suça konu uyuşturucu maddeyi aldığı sırada aracın şoför koltuğunda bir şahsın daha olduğunu bu şahsın da uyuşturucu alışverişini gördüğünü” beyan ettiği, yaptırılan fotoğraf teşhisinde ise bahsi geçen şahsın sanık … olduğunu tespit ettiği nazara alındığında sanık …’ın uyuşturucu maddenin … tarafından …’a satışı sırasında …’un yanında bulunduğu ve satış eylemini gördüğü sabit olup, kardeş olan sanıklar…’un araç ile ıssız sayılabilecek bir yere birlikte gitmeleri, aracı Erkan’ın kullanması,
…’un telefonla irtibat kurduğu …’ın sanıkların bulunduğu yere gelmesi, …’un …’a uyuşturucu madde satışı sırasında Erkan’ın da yanlarında bulunması, araç içerisinde ve çevresinde aynı neviden uyuşturucu maddeler ele geçirilmesi karşısında;
Sanıklar Erkan ve …’un fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri ve sanık …’ın üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti suçunun sübuta erdiği gözetilmeden, yerinde olmayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazı bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 24.10.2018 tarihinde üye …’ın karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ (Sanık … açısından)

Sanık … hakkında yürütülen kovuşturmaya esas iddianamede, atılı suçu ne şekilde işlediği, atılı suçu veya bu suça iştirak teşkil edecek fiil ya da fiillerinin nelerden ibaret olduğu belirtilmeksizin kardeşi olan ve hakkında mahkûmiyet kararı verilen sanık …’nun mahkûmiyetine esas fiilleri anlatılmak suretiyle sanık …’nunda olay mahallinde bulunduğundan bahisle atılı suçu işlediği iddiası ile cezalandırılması talep edilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan kovuşturma neticesinde sanık …’nun beraatine oybirliği ile karar verilmiştir.
Tanık …’in aşamalardaki tüm beyanlarında suça konu maddeyi diğer sanık …’tan aldığını beyan etmesi, sanık …’nunda olayı bu tanığın anlatımına uygun şekilde ikrar etmesi karşısında, Sanık …’nun olaya en azından tanık olmuş olabileceği soyut kabulü çerçevesinde, kaldıki, bu sanığın yalnızca olay yerinde bulunmasının, suça iştirak ettiğinin kabulüne hukuken yeterli olmayacağı, diğer sanık …’un yaşıda dikkate alındığında sanık …’un işlediği suça niçin engel olmadığı şeklindeki isnatla diğer sanığın eyleminden sorumlu tutulmasınında hukuken mümkün olmadığı, tanık olduğu varsayılan madde ticaretine sessiz kalmasının anılan suça iştirak ettiği anlamına gelmeyeceği aşikardır. Ayrıca tanıklık durumuda kesin olarak saptanamamıştır. İlgili suç maddesinde tanımlanan suçun maddi ve manevi unsurlarını oluşturacak hangi fiil veya fiilleri icra ettiği tespit edilmeksizin, subutlandırılmaksızın, olaydan soyut olarak fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiğinin kabulü, maddi gerekçelerle örtüşmemektedir.
Sanık … hakkındaki yargılama sürecini yürüten Ağrı Ceza Mahkemesi heyetinin oy birliği ile beraatine karar vermiş olması, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca düzenlenen tebliğnamedeki görüşün beraat kararının onanması doğrultusunda olması yani soruşturma ve koğuşturma sürecine katılan toplam on kişiden oluşan karar vericilerden beşinin görüş ve kararının sanığın beraat etmesi doğrultusunda olması dahi yalnız başına şüphenin giderilemediğinin matematiksel tartışmasız kanıtıdır.
Yukarıda izah edilen hukuki nedenler ile Sanık …’nun anılan suçtan mahkûmiyetine dair kesin, inandırıcı, somut, şüpheden uzak delil elde edilemediği bu sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun kararda belirtilen gerekçeyle “onanmasına” ilişkin görüşüne katılmıyorum.