Yargıtay Kararı 20. Ceza Dairesi 2018/4549 E. 2018/4537 K. 23.10.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4549
KARAR NO : 2018/4537
KARAR TARİHİ : 23.10.2018

Mahkeme : ESKİŞEHİR 10. Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Sanık hakkında daha önce verilen tedavi ve denetim kararına ilişkin İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2009/770 esas 2010/219 karar sayılı dosyası ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü’nün 2011/6269 DS. sayılı dosyasının aslı veya onaylı bir örneklerinin denetime olanak sağlayacak biçimde dosya arasında bulundurularak belirtilen dosyalar incelendikten sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Kabule göre;
a- Dosya içerisine alınan İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 10.09.2013 tarihli 2009/770 esas 2010/219 karar sayılı ek kararına göre sanığın bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma sonucunda hükmolunan İstanbul 10. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 2009/770 esas 2010/219 karar sayılı tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlediğinin anlaşılması karşısında; 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değiştirilen TCK’nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK’nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
b-Suç tarihinde yürürlükte olan 5560 sayılı Kanun ile değişik TCK’nın 191. maddesi ile hüküm tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’la değişik TCK’nın 191. maddesi hükümlerinin ayrı ayrı değerlendirilip karşılaştırma yapılması, sonucuna göre lehe Kanun tespit edilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, belirtilen nitelikte karşılaştırma ve somutlaştırma yapılmadan hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün BOZULMASINA, 23.10.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.