YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6873
KARAR NO : 2006/8281
KARAR TARİHİ : 13.06.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 192 ada 14 parsel sayılı 7415.60 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı …, taşınmazın orman sayılan yer olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki, hükme dayanak alınan 25/06/2004 tarihli orman bilirkişisi … …, … bilirkişisi … … tarafından ortak hazırlanan raporda, dava konusu 192 ada 14 parsel sayılı taşınmazın, orman sayılmayan yerlerden olduğu, orman kadastro çalışmalarının 13/08/1990- 05/10/1990 tarihleri arasında yapılarak, büro çalışmaları ikmal ve ilan edilmediğinden kesinleşmediği açıklanmıştır. Dairenin 21/11/2005 günlü (2005/9994 E.- 13825 K. sayılı) bilirkişilerden ek rapor alınması ile 14 parsele komşu parsel dosyalarının gönderilmesi gereğine değinilen ilam nedeniyle gönderilen ek bilirkişi raporunda taşınmazın meşcere haritasında (OT) rumuzlu orman toprağı olarak bilinen açık alan içerisinde kaldığının görülmesine rağmen, bilgisayar ortamında, ölçekleri birleştirilerek ve koordinatlı olarak üzerine kadastro paftası ablike edilmesi, sonucu eski tarihli memleket haritasında taşınmazın 3122.93 m2’lik (A) kısmının ormanlık alan içinde, 4292.67 m2’lik (B) kısmının açık alan içerisinde kaldığı, 3116 Sayılı Orman Yasasına göre (A) kısmının ormanlık alan (B) kısmının ise açık olan olup orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiştir.
Hükme dayanak alınan bilirkişi raporu, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp ek bilirkişi raporu ile de çelişkilidir. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz. Bu nedenlerle;
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 13/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.