Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2006/7724 E. 2006/8169 K. 12.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/7724
KARAR NO : 2006/8169
KARAR TARİHİ : 12.06.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 2/B madde uygulaması nedeniyle oluşturulan tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava konusu, … Köyü 124 ada 1 parsel sayılı 0555.53 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Eylül 1989 tarih 12 nolu … adına olan tapu kaydı revizyon gösterilerek 2/B uygulama sahası olması nedeniyle zilyedi olan gerçek kişi lehine şerh verilerek Hazine adına tescil edilmiştir. Davacı, tapu kaydı bulunduğu, orman olmadığı, … arazisi olduğu, … …’tan satın alındığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konusu parselin fındıklık niteliği ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava tapuya dayalı olarak 10 yıllık hak dürüşücü süre içinde açılan orman kadastrosuna itiraz ve buna bağlı olarak , 2/B madde uygulaması nedeniyle oluşturulan tapu kaydının iptali ve tescil niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1945 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 Sayılı Yasaya göre 27/10/1975 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde kesinleşen ablikasyon ve 2. madde uygulaması ile 3402 Sayılı Yasaya göre 26/10/1999 tarihinde 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan ve sonuçları 09/02/2000 – 09/03/2000 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki;
Çekişmeli … Köyü 124 ada 1 parsel numaralı taşınmaz yörede 1999 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … adına tapuda kayıtlı ise de; öncesi Devlet Ormanı iken, 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan ablikasyona ve 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesine göre yapılan 2/B madde uygulamaları sonucu orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğu, ancak; halen … tarafından kullanıldığından Hazine adına tesbit ve tutanağın beyanlar hanesinde taşınmazın (2/B madde uyarınca orman sınırları dışına çıkartılmıştır), (… oğlu … zilyetliğindedir.) şerhleri verilerek tescil edilmiştir.
Davacı gerçek kişi, tapu kaydına dayanarak 02/12/2004 tarihinde 10 yıllık hak düşürücü süre içinde tapu kaydına dayanarak bağlı orman tahdidinin ve buna bağlı olarak tapu kaydının iptalini istemiştir.
Mahkemece; …, ziraat ve uzman orman bilirkişi aracılığı ile yapılan keşif sonucu alınan raporlarda, çekişmeli taşınmazın … I Devlet Ormanı içerisindeyken, Devlet karayolunun ormanı ikiye böldüğü, bölgede 3402 Sayılı Yasanın uygulamasına esas olmak üzere 3302 Sayılı Yasaya göre, 1999 yılında yapılan 2/B madde uygulamasında devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu, (P.II) poligon numarası ile 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına çıkartılan alanda kaldığı; taşınmazın 50 yıldır … … alanı olarak kullanıldığını, davacının dayandığı Eylül 1315 tarih 27 nolu sicilden gelen Eylül 1989 tarih 12 sıra numaralı ve 919 m2 yüzölçümlü Şarken; Genel Yol, Garben; kendi tarlası, …, … ve Kum, Cenuben; genel … ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/313 Esas 1989/75 K. sayılı ilamı ile mesahasının (yüzölçümünün) 24510 m2’ye çıkarılan ve bu parsele revizyon gören ve sonra 24 ayrı parsele ifraz edilen taşınmaza uyduğunu bildirmişlerse de ,tapu kaydının çekişmeli taşınmaza ne şekilde uyduğu, krokisinde hudutları işaretlemişlerek gösterilmediği gibi, tahdit haritası üzerindeki konumu da sadece işaretlemişler, kadastro paftası ile tahdit haritasının ölçekleri denkleştirilerek, birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazın konun ve dava dışı aynı kökten ifraz edilen tüm parseller ve çevresiyle birlikte göstermemişler ve çekişmeli taşınmazın, yörede 3116 Sayılı Yasaya göre 1945 yılında, yapılan ilk tahdit haritasına görede konumu da haritasında işaretlenmemiştir. Uygulama ve haritalar yetersiz olup, bilirkişilerin yetersiz raporlarına dayanılarak hüküm kurulamaz.
Mahkemece yapılacak iş; öncelikle 3116 Sayılı Yasaya göre 1945 yılında yapılan ilk tahdide ilişkin tahdit çalışma tutanakları ile, ilk tahdit haritası bulunduğu yerden getirilmeli, ayrıca temyize konu dava tapu iptali yanında, orman kadastrosunun da iptaline yönelik eski tapu kaydına dayanılarak açıldığından renkli orjinal, memleket haritası, … fotoğrafları ve amenajman palanları temin edilerek dosya eksiklikleri tamamlanmalıdır.
Bundan sonra; önceki bilirkişiler dışında seçilerek orman yüksek mühendisi yada mühendisleri ve … bilirkişi aracılığı ile yeniden yapılacak keşifte, davacının dayandığı tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm gittileriyle birlikte taşınmaz yerine uygulanmalı, ayrıca; mesaha tashihini içeren dava dosyasının arşivi su bastığından bulunamadığı söylendiğinden karar kartonundan tapu sicil müdürlüğünden yada ilgili taraflardan varsa ilam örneği ve krokileri temin edilip yerel bilirkişiler marifetiyle sağlıklı bir biçimde yerine uygulanmalı, bilirkişiler, tanık sözlerinin doğruluğu, … parsel kayıtlarıyla denetlemeli, böylece tapu kaydının uyduğu alan duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı ve düzenlenecek krokide gösterilmeli, tapu kaydının kapsadığı alan kadastro paftası üzerinde tüm revizyon gördüğü parsellerle birlikte saptanmalı, uzman orman bilirkişi aracılığıyla ilk tahdit haritası ile çalışma tutanaklarındaki semt, açı ve ölçekleri dikkate alınarak yerine uygulanmalıdır.
Böylesi yapılacak uygulamada; davacının dayandığı tapu kaydının kapsadığı alan 3116 Sayılı Yasaya göre 1945 yılında yapılan ilk tahdit haritasının kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde ya orman sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde 4785 Sayılı Yasa gereğince tüm Devlet Ormanları hiçbir bildirime gerek kalmaksızın devletleştirildiğinden, dayanılan tapu kadının yasal değerini yitirdiğinden, artık tapu kaydına dayalı olarak 10 yıllık süre içerisinde böyle bir dava açılamayacağından davacı gerçek kişinin davası reddedilmelidir.
Şayet dayanılan tapu kaydının kapsadığı alanın 1744 Sayılı Yasaya göre yapılan ablikasyon ve 2. madde uygulamasında ne gibi işleme tabi tutulduğu … I Devlet Ormanında ne gibi bir işlem yapıldığı 2. madde yada 3302 ve 3402 Sayılı Yasalara göre yapılan 2/B madde uygulama alanında kalıp kalmadığı, 2/B madde uygulama alanında kalıyorsa, taşınmazın öncesinin resmi belgelerle ne olduğunun saptanması bakımından mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12/06/2006 günü oybirliği ile karar verildi.