YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/12213
KARAR NO : 2007/14405
KARAR TARİHİ : 14.11.2007
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 129 ada 4, 34, 36, 37 ve 38 parsellerin Asliye Hukuk mahkemesinin 1995/31 ve 32 E.numaralı dosyalarında davalı oldukları açıklanmak suretiyle malik haneleri mahkemece doldurulmak üzere Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir. Mahkemece 95/31 sayılı dosya bakımından davanın kabulüne, … Köyü tüzelkişiliğinin 129 ada 37 parsele elatmasının önlenmesine, 1995/32 sayılı dosyada … Köyü tüzelkişiğinin açtığı elatmanın önlenmesi davasının reddine, 129 ada 4 parselin Yaşar- … Arıkan adına, 129 ada 34 parselin orman niteliğiyle Hazine adına, 129 ada 38 parselin orman niteliğiyle Hazine adına, 129 ada 36 parselin … Köyü tüzelkişiliği adına, 129 ada 37 parselin … … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Şöyle ki; kadastro öncesinde davacılar murisi … … … tarafından köy tüzel kişiliği aleyhine açılan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/31 esas numarasında kayıtlı el atmanın önlenmesi davasıyla köy tüzel kişiliği tarafından … … … aleyhine köy merasına kavak dikildiği iddiasıyla açılan aynı mahkemenin 1995/32 esas numarasında kayıtlı el atmanın önlenmesi davaları birleştirilerek yapılan yargılamanın devamı sırasında 1997 yılında yörede kadastro çalışmalarının yapıldığı, çekişmeli taşınmazların 129 ada 4,34,36,37,38 parsel numaraları ile tümüne Nisan 1963 tarih 9 numaralı, Aralık 331 tarih 18 numaralı sicilden gelen 150 dönüm yüzölçümlü çeşme,cennet,göz tepesi,yol sınırlı tapu kaydı revizyon gösterilmek suretiyle tespit edildiği anlaşılmaktadır. Davacı gerçek kişilerin dayanağı tapu kaydının ilk oluştuğu sınırlarla taşınmaza uyup uymadığı saptanmadığı gibi, ormancı bilirkişi tarafından orjinal renkli memleket haritası kadastro paftasıyla irtibatlandırılmak suretiyle taşınmazın konumu da gösterilmediği için rapor denetime elverişli değildir.Ayrıca 1995 yılında köy tüzel kişiliği tarafından açılan davada mera iddiası bulunduğu halde bu yönde araştırma yapılmamış ziraat uzmanının bilgisine başvurulmamıştır. Yetersiz araştırma ve incelemeye, denetlenemeyen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
O halde; davacının dayandığı tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren tüm gittileri ile getirtilmeli, en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak tapu kaydı yaşlı ve yöreyi iyi bilen yerel bilirkişiler aracılığıyla zemine uygulanmalı; bilinmeyen sınırlar bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı; bilirkişi ve tanıklardan her sınır hakkında ayrıntılı ve inandırıcı bilgiler alınmalı; tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyup uymadığı belirlenmeli; uygulama, fen bilirkişi tarafından düzenlenecek krokide gösterilmeli; tapu kaydının uyduğu bölümlerin eski tarihli memleket haritasında ve hava fotoğrafında açık alan olarak bulunduğunun ve mera olmadığının anlaşılması halinde dava kabul edilmeli ancak 34 ve 38 parsellerin önceki kararla orman niteliği ile hazine adına tesciline karar verildiği ve hükmün bu bölümlerinin davacılar tarafından temyiz edilmediğinden bu parsellerin orman niteliğinin kesinleştiği unutulmamalı; tapu kaydı taşınmaza uysa bile taşınmazın memleket haritası ve hava fotoğraflarında orman olarak gözükmesi halinde, 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasaya göre devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan ormanlara ait tapu kayıtlarının hukuki değerlerini yitireceğinden dava reddedilmeli, çekişmeli taşınmazların malik hanelerinin açık olduğu ve bu nedenle 3402 sayılı kadastro kanununun 30/2.maddesine göre re’sen malik tespiti yapılacağından mahkemece tüm deliller toplanmak suretiyle sağlıklı bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Orman Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 14.11.2007 günü oybirliği ile karar verildi.