YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/13998
KARAR NO : 2008/130
KARAR TARİHİ : 14.01.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Orman Yönetimi, Orman Bakanlığı ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … Köyü 101 ada 289 parsel sayılı 147136,73 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, daha önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalması nedeniyle tutanak düzenlenmeden paftasına ada ve parsel numarası verilerek 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince tapu siciline aktarılmıştır. Davacı …, bu parselin 21500 m2’lik bölümünün Şubat 1955 tarih 45 numarada adına kayıtlı, tapu kaydı kapsamında kaldığını, bu bölümün tespitinin iptali ile tarla niteliğiyle adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, 16.02.2005 tarihli krokide 101 ada 289 parselin 21500 m2’lik bölümünün davacı … mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine,Orman Bakanlığı ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; orman kadastrosuna itiraz, tapu iptali ve tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1744 Sayılı Yasa hükmüne göre 06.06.1981 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır. Çekişmeli taşınmaz orman kadastro sınırları içinde kalmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2004 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında parsel hakkında tespit tutanağı düzenlenmeden adına parsel numarası verilerek 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi gereğince orman olarak tapu kütüğüne aktarıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı, dava konusu taşınmazın yapılan kadastro tespiti sırasında, 289 no’lu orman parseli olarak tespit edilmişse de, daha önce 6831 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca orman vasfını yitirdiği gerekçesiyle orman rejimi dışına çıkarıldığını; Devlet tarafından ilk tapunun verildiği 1955 yılından beri tarla olarak kullanıldığını ileri sürerek; tapu kaydı ve zilyetliğe dayanarak kadastro tespitinin iptali ile adına tescile karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İddia, savunma ve tüm dosya içeriğine göre, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede, tespit tarihinden önce, 6831 Sayılı Yasanın, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2 .maddesi hükmü uyarınca dava konusu taşınmazın nitelik kaybı nedeniyle tahdit dışına çıkarıldığı, bu işlemin 06.06.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de, zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 Sayılı Yasanın 26. maddesine göre mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağının düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması gerekir. Somut olayda dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmemiş, tespit tarihinden önce kesinleşen orman kadastrosu bulunması nedeniyle orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmaz 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesi hükmüne göre kayıt ve belgelerin aktarılması için ada ve parsel numarası verilmiştir. Bu durumda davaya bakma görevi kadastro mahkemesine ait olmayıp genel hukuk mahkemesine aittir (H.G.K. 28.11.2007 gün 2007/20-909-891 S.K.).
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir. Her ne kadar çekişmeli taşınmaz orman sınırı içine alınmış ve işlem 06.06.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiş olduğundan davacının tutunduğu tapu kaydının yasal değerini yitirip yitirmediği ve orman kadastrosunun iptali için hak düşürücü sürenin geçip geçmediğinin takdiri görevli mahkemece gözönünde bulundurulması gerekir.
O halde, bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmediğinden, işin esasına girilmeksizin görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı …, Orman Bakanlığı ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran Orman Yönetimine iadesine 14/01/2008 günü oybirliği ile karar verildi.