Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/15035 E. 2008/1574 K. 04.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15035
KARAR NO : 2008/1574
KARAR TARİHİ : 04.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … … – …
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 29/11/2004 gün ve 2004/7803-12325 sayılı bozma kararında özetle: “Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda; çekişmeli taşınmazın 1947 ve 1948 uçuş tarihli memleket haritası ve 1950 çekim tarihli … fotoğraflarında yeşil renkli ormanlık alanda gözüktüğü, (bu durumda memleket haritası ve … fotoğraflarının yanlış yazıldığı anlaşılmaktadır) orman sayılan yerlerden olduğu açıklanmış ise de, rapor ekindeki aplikeli ve aplikesiz memleket haritasında çekişmeli taşınmaz farklı yerde ve konumda işaretlenmiştir. Mahkemece, aplikesiz memleket haritası esas alınarak karar verilmiş ve değinilen çelişki üzerinde durulup yöntemince giderilmemiştir. Bu durumda karara dayanak alınan uzman bilirkişi raporu çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamayacağı” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulü ile 112 ada 38 parselin (a) ve (g) ile gösterilen toplam 954 m2 ve (b) ile gösterilen 134 m2 olmak üzere toplam 1078 m2’lik kısmın ifrazı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1975 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1994 yılında kesinleşen 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, mahkemece davanın kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak;davacı hazine vekili duruşmalara katıldığı halde Hazine yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması ve davanın kısmen kabulüne karar verildiği halde yargılama giderlerinin tamamının davacı Hazine üzerinde bırakılmasına karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hüküm fıkrasının 4. bendinin tamamen kaldırılarak ; bunun yerine, ” kabul ve red oranına göre hesaplanan 433.00.- YTL yargılama giderinden 200.00.-YTL’sinin davalılardan alınarak davacı Hazineye verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın Hazine üzerinde bırakılmasına ve davacı Hazine yararına avukatlık ücret tarifesi gereğince takdir olunan 400.00.-YTL vekalet ücretinin
-2-
2007/15035-2008/1574

davalılardan alınarak davacı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 04/02/2008 gününde oybirliği ile karar verildi.