Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/15265 E. 2008/1547 K. 01.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/15265
KARAR NO : 2008/1547
KARAR TARİHİ : 01.02.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … Köyü 174 ada 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12 ve 13 parsel sayılı sırasıyla 227,95 m2, 3746,96 m2, 3532,80 m2, 3242,20 m2, 2811,50 m2, 2721,04 m2, 3966,38 m2, 4748,71 m2 ve 5894,44 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, fındıklık niteliği ile belgesizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı kişiler adına tesbit edilmiştir. Davacı, davalı parsellerin 150 dönüm civarında kendisine ait olduğu ve tek parsel olarak adına tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parsellerin tespitinin iptali ile tespit gibi davacı adına tapuya tesciline, davacının miktarın arttırılması yönünden talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz ve tespit harici orman olarak bırakılan yerin adına tescili istemine ilişkindir..
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması yapılmış ve 21.08.1978 tarihinde ilan edilmiş, ekip çalışmalarına yapılan itirazlar komisyonca incelenip karara bağlanmadan 6831 Sayılı Yasada değişiklik yapıldığı, daha sonra 3302 Sayılı Yasaya göre aplikasyon ve 2/B uygulaması yapılmış, 16.04.1992 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman bilirkişi raporuna göre, mahkemece davanın kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; çekişmeli parseller davacının oğulları adına tesbit edilmiştir. Kadastro davaları adına tesbit yapılan kişiler aleyhine açılır. Somut olayda taşınmazlar Hazine adına tespit edilmediğinden, Hazine aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz ise de bu yanılgı yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüş olmakla kararın hüküm bölümüne “Hazine aleyhindeki davanın husumet yönünden reddine” cümlesi eklenmek suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddese gereğince harç alınmasına yer olmadığına 01/02/2008 günü oybirliğiyle karar verildi.