Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/16135 E. 2008/1662 K. 05.02.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/16135
KARAR NO : 2008/1662
KARAR TARİHİ : 05.02.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … VE ARK.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ile davalılar … … … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı …, … parsel sayılı taşınmazın, tamamının yörede 1975 yılında yapılıp ve kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını, daha sonra 1999 yılında 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulamasında bir kısmının Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmasına karşın bir kısmının kesinleşen orman kadastro sınırları içinde bırakıldığını ileri sürerek, orman sınırları içinde kalan kısmın, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini, davalının bu yere el atmasının önlenmesini istemiştir. Mahkemece;” çekişmeli parselin bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 68.000 m2′ lik kısmı kesinleşen orman sınırları içinde kaldığından …,… ,…,… bu kısım üzerinde kayıtlı paylarının iptali ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; krokide (B) harfi ile gösterilen 24.000 m2’lik kısmın 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı anlaşıldığından bu kısımla ilgili yukarıda adı geçen kişiler üzerinde kayıtlı payların iptali ile Hazine adına tapuya tesciline; davacı vekili 29/04/2002 tarihinde … ile ilgili davayı takip etmeyeceğini beyan ettiğinden ve süresi içinde de yenilemediğinden bu kişi hakkındaki davanın H.Y.U.Y nın 409.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına” karar verilmiş, hüküm davacı … ile davalılar … … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmaz …,…,…,… adlarına paylı olarak tapuda kayıtlıdır. … tarafından tapu maliklerinin bir kısmı ile ölenlerin mirasçılarına husumet yöneltilerek dava açılmıştır. Bir kısım tapu maliklerine tebligat yapılmadan bir kısmı da davada taraf olmadığı halde mahkemece tapu kayıt maliklerinin bir kısım paylarının iptaline, davalı … hakkında açılan davanın da H.Y.U.Y.’nın 409. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kamu malı niteliğinde Devlet Ormanı olduğu saptanan taşınmazın sicil kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tescil edilmesi gerekir. Orman nitelikli taşınmazın
-2-
2007/16135-2008/1662

Hazine ve gerçek kişiler adına paylı olarak tescil edilmesi tapu sicil tekniğine aykırı olduğu gibi davalılardan… payı yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek onun payının üzerinde bırakılması tapu sicillerinin niteliğine, amacına ve kamu malının hukuksal durumuna da uygun değildir.
O halde; davanın esasının incelenebilmesi için öncelikle tapu kaydında … olarak görünen ve davada taraf olan davalılar ile dava tarihinden sonra ölü olanlar varsa bunlara ait veraset ilamı, yoksa aile nüfus kayıtları getirtilip belirlenecek olan mirasçıları usulüne uygun şekilde davadan haberdar edilerek taraf oluşturulmalı, tapu kaydında paydaş olup da davada taraf olmayanlar varsa bunlar ve mirasçıları ile hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar verilen … yönünden Orman Yönetimine ayrı bir dava açması için süre verilip, açıldığı takdirde davalar birleştirilerek, tüm paydaşlar yönünden işin esası hakkında hüküm kurulması yine çekişmeli taşınmazın 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan bölümü ile ilgili Hazine tarafından açılmış tapu iptal ve tescil davası varsa o dava da bu dava dosyası ile birleştirilerek davalıların birlikte görülmesi gerekirken bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre bu aşamada diğer yönlerin incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 05/02/2008 günü oybirliği ile karar verildi.