Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2007/18241 E. 2008/3479 K. 06.03.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/18241
KARAR NO : 2008/3479
KARAR TARİHİ : 06.03.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Hükmüne uyulan Yargİtay 20. Hukuk Dairesinin 16.06.2005 gün ve 2005/3040-7948 sayılı bozma kararında özetle; “Davacı … Yönetimi askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde 2/B madde uygulamasına konu olan ve kesinleşen alanların orman kadastro haritasından farklı olarak orman alanına tecavüz edecek şekilde hesaplandığı aradaki farkın orman niteliği ile Hazine adına tescili gerektiği iddiası ile dava açmış olup, yargılama sırasında hatalı tesbitin 2/B haritalarının hatalı düzenlenmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından mahkemece davacı … Yönetimi vekiline hatalı 2/B haritalarının düzeltilmesi hususunda dava açması için süre verildiği ve Orman Yönetimi tarafından hakemde dava açılarak hakemde yapılan araştırma ve inceleme esas alınarak hüküm kurulduğu, ancak eldeki davanın kadastro tespitine itiraz davası olması, 3402 Sayılı Yasanın 26. maddesinde kadastro işlerinde 3553 Sayılı Yasa hükümlerinin uygulanamayacağının belirtildiği, Kadastro Mahkemesinde uyuşmazlığın esası ile ilgili olarak inceleme yapılarak hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne, 1180 nolu kadastro parselinin orman kadastro ve 2/B madde uygulaması ile XVIII olarak belirlenen koordinatsız hatalı ölçüm sonucu düzenlenen haritasının iptali ile fenni bilirkişi tarafından düzenlenen 24.04.2007 tarihli rapor ve krokide sayısallaştırılmış koordinat değerleri ile 5000 m2 yüzölçümlü olarak tesbit gibi tarla niteliği ile Hazine adına tesciline, (A) ve (B) harfli 346 m2 ve 71 m2’lik bölümlerin ise ayrı ayrı parsel numaraları verilerek orman niteliği ile Hazine adına tesciline, 2/B haritalarının bu şekilde karara esas bilirkişi krokisindeki koordinatlar esas alınarak düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1969 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 30.04.1990 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak hüküm kurulmuştur. Ancak, açılan bu dava arazi kadastro çalışmaları yapılırken daha önce yörede yapılan orman kadastro çalışmalarında orman vasfını yitirdiği gerekçesi ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların kesinleşen orman kadastro sınırlarına uyulmayarak ve orman sınırları içinde kalan alana tecavüz edilerek kadastro tesbit tutanaklarının düzenlenmesi nedeni ile açılmıştır. Mahkemece yapılan keşifte uzmanlığına başvurulan ziraat, orman ve fenni bilirkişiler tarafından düzenlenen raporlara göre çekişmeli taşınmazın kesinleşen 2/B madde uygulamasına konu olan alan ile
-2-
2007/18241 – 2008/3479

kesinleşen orman sınırları içinde kalmasına rağmen dava konusu kadastro parseli içinde Hazine adına ölçülen ve tesbit edilen bölümlerin yüzölçümleri hesaplanmış ve krokide gösterilmiştir. Mahkemece davanın kabulü yolunda hüküm kurulmasına rağmen hükmün açık, anlaşılır şekilde kurulmadığı, hükümde çekişmeli taşınmazın içinde bulunduğu poligonun hatalı yazıldığı, 2/B madde uygulamasına konu olduğu belirlenen bölüm üzerinde tesbitte olduğu gibi 2/B madde şerhi ile kullanan gerçek kişi lehine şerh verilmediği, kadastro haritasının iptaline, 2/B haritalarının fenni bilirkişi raporuna göre düzeltilmesine şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca, dava açılmasına sebebiyet vermediği gerekçesi ile yapılan yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılarak, kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine vekalet ücreti takdir etmemiş ise de, olayda H.Y.U.Y.’nın 94. maddesindeki yazılı ilk celsede davanın kabulü ve dava açılmasına sebebiyet vermeme koşulları mevcut olmamasına rağmen bu şekilde hüküm kurulması da uygun görülmemiştir. Bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenlerle; “davanın kabulüne” cümlesinden sonra gelen 1., 2. ve 3. bentlerin hükümden çıkartılması ile bu bentlerin yerine, “yörede yapılarak kesinleşen 2/B madde uygulamasında kısmen XX nolu poligonun içinde kaldığı saptanan Denizli Merkez Tekkeköy Beldesi 1180 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tesbit tutanağının iptali ile, Fenni Bilirkişi Levent … tarafından düzenlenen 24.04.2007 tarihli rapor ekindeki krokide gösterilen 5000 m2’lik bölümün tarla niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, bu bölüm üzerinde 2/B madde uygulamasına konu olduğu ve … … işgalinde olduğu hususunun şerh edilmesine, (A) harfli 346 m2 ve (B) harfli 71 m2 yüzölçümündeki bölümlerin ise ayrı ayrı orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, fenni bilirkişinin düzenlediği krokinin kararın eki olarak kabul edilmesine” cümlesinin yazılmasına, yine 5. bentteki “davalı Hazine dava açılmasına sebebiyet vermediğinden masrafın davacı taraf üzerinde bırakılmasına” cümlesinin hükümden çıkartılması ile “davacı tarafından yapılan 472.94.- YTL. masrafın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine ve 3402 Sayılı Yasanın 31/3 maddesi gereğince kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf yararına 200.00.- YTL vekalet ücreti takdir edilmesine” cümlesinin eklenmesi suretilme düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 06/03/2008 günü oybirliği ile karar verildi.