YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12976
KARAR NO : 2008/18526
KARAR TARİHİ : 25.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine, katılanlar …, … ve davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 16.11.2000 tarihli dilekçesiyle … … Köyünde bulunan ve T.Evvel 1298 tarhi ve 182 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kalan 551 dönüm yüzölçümündeki taşınmazı, tapu maliki … bini … mirasçılarından satış senedi ile devraldığını, taşınmazın … olduğunu, 50 yıldır bu şekilde zilyet edildiğini, taşınmazın kurak ve mera vasfını kayıp etmiş 11.07.1950 tarihli … Tevzii Komisyonu tutanağına göre yer yer … ağaçları ile kaplı olduğunu, taşınmazın adına kaydı için davalılar ile … yıllar yazıştığını ancak sonuç alamadığını, adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir. … ve … 14.06.2007 tarihli dilekçesiyle davacının söylediklerinin hiç birinin doğru olmadığını, davacı … ile katılma isteminde bulunan … Yalın’ın eskiden karıkoca olduklarını, 15 yıl önce boşandıklarını, katılan …’in de onların oğlu olduğunu, dava konusu taşınmazlardan 1623, 1625 ve 1960 sayılı parsellerin … kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına, 2104 sayılı parselden imar yoluyla oluşan 1592 ada 3 sayılı parselin ise … adına kayıtlı olduğunu, davacının tutunduğu tapu kaydının da sahte olduğunu davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece … bilirkişi rapor ve krokisinde b1 ile gösterilen 414 m2 bölümün ve c1 ile gösterilen 1618 m2 bölüme ilişkin davanın husumetten REDDİNE, davacı tarafından davalılar aleyhine diğer bölümlere ilişkin açılan davanın … olmadığından REDDİNE, katılan davacıların zilyetlikle tescil istemlerinin REDDİNE karar verilmiş hüküm Hazine, katılanlar … ve … ve davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava genel kadastroda uygulanmayan eski tarihli tapu kaydına dayanılarak, tapu kaydının iptali ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 28.11.1975 tarihinde yapılan ancak ilen edilmediği için kesinleşmeyen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1988 yılına yapılıp 08.07.1988 tarihinde ilan edilen ve dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış yada herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılmış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayıl Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1970 yılında yapılmış ve sonuçları 20.08.1970 – 21.09.1970 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
-2-
2008/12976-18526
Kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman orman bilirkişi raporuyla, çekişmeli parselin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı, 1952 yılında 5653 Sayılı Yasaya ve ilgili yönetmeliğe aykırı olarak kurulan ve yine yasa ve yönetmelik hükümlerine uymadan çalışma yapan … tefrik komisyonunca, … makisi olarak ayrıldığı, 1988 yılında 3373 sayılı yasa döneminde yapılıp kesinleşen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması sırasında, makiye ayırma işlemine değer verilmeden, 1942 yılında kesinleşen orman sınırları içinde aplike edildikten sonra, (A) ile gösterilen 7603 m2 bölüm ve (B) ile gösterilen 12905 m2 bölümler 3302 sayılı yasayla değişik 6831 sayılı yasanın 2/B madde uygulaması soncu, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, diğer bölümlerinin ise orman sınırları içinde kaldığı bu işlemin dahi itirazsız kesinleştiği belirlenip,
… … köyünde 1952 yılında çalışan makiye ayırma komisyonu, 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasanın 5. maddesinde öngörülen kişilerden oluşmadığından kuruluşu yasaya uygun olmadığı gibi, yönetmelik hükümlerine de aykırı oluşturulduğu, ayrıca bu komisyonun, yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı çalıştığı, zemine uygulama imkanı olmayan ölçeksiz kroki niteliğinde bir harita düzenlediği, yasaya aykırı kurulan komisyon tarafından yasaya aykırı olarak makiye ayrılan yerler için … tevzi işlemleri de yapılmadığı, 22.03.1996 tarih 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “5653 Sayılı Yasayla değişik 3116 Sayılı Yasanın 1-e maddesi uyarınca kurulan … tespit komisyonlarının yasal ve yaptıkları işlemlerinde geçerli olduğu ve makiye ayrılan yerlerde özel yasalar uyarınca oluşturulan tapulara değer verilmesi gerektiği” kabul edilip, davalı tarafın özel yasalar uyarınca oluşturulmuş tapu kaydının bulunmaması nedeniyle, bu komisyonun yaptığı makiye ayırma işlemlerine ve özel yasalar uyarınca oluşturulan tapu kayıtları dışında kalan başka tapu kayıtlarına ve zilyetliğe hukukça değer verilemeyeceği, yasa ve yönetmeliğe aykırı olarak makiye ayrılan taşınmazların, 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi uygulamasıyla orman sınırları dışına çıkarma işleminin kesinleştiği 1985 yılına kadar hukuken orman olduğunun kabul edilmesinin zorunlu olduğu,
Nasıl oluşursa oluşsun, yanlış ve yolsuz tescillere dayalı olarak tapu sicilinde yapılacak değişiklikleri öngören iptal davaları görevinin Adliye Mahkemelerine ait olduğu (M.Y.- Md. 1025.(933)”, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, aynı yasanın 18. maddesi hükmü karşısında, orman rejimi dışına çıkarma işlemi Hazine adına yapılacağından, 2896 ve 3302 sayılı yasa ile değişik 6831 sayılı yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların Kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, bu tür yerler için ihdasen Hazine yada belediyeler adına oluşturulan tapuların hukuk değer verilemeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın değişik 2 ve 2/B madde uygulaması sonucu nitelik kaybı nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazların, Anayasanın 170. maddesinde belirtilen kamu hizmetinin yerine getirilmesi için 2924 Sayılı Yasa gereği Orman Bakanlığının emrine geçeceği, başka bir anlatımla, Orman Bakanlığına tahsis edilmiş sayılacağından 3402 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve yine yasalar gereği Hazineye kalan yerler olması nedeniyle, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinilmesine olanak bulunmadığı, 2886 Sayılı Devlet İhale Yasasının 74. maddesi ile bu maddeye göre çıkartılan yönetmeliğin 58/e maddesine göre orman alanlarının satışının önlendiğine, bu nedenle orman niteliğiyle tapuda Hazine adına kayıtlı olan taşınmazların, 288 6 Sayılı Yasanın 45. maddesi gereğince Hazinenin özel mülkü gibi işlem
-3-
2008/12976-18526
yapılarak ihale yolu ile satışının hukuken geçerli olmadığı, … bilirkişi raporunda (b1) ve (cı) ile gösterilen bölümlerin davada taraf olmayan kişiler adına tapuda kayıtlı olduğundan bu bölümler hakkındaki davanın husumet yönünden reddine, diğer bölümlerinde kesinleşen orman kadatrosu sınırları içindeyken yine kesinleşmiş 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, tarafların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişiere yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 25/12/2008 günü oybirliği ile karar verildi.