YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14054
KARAR NO : 2008/18470
KARAR TARİHİ : 25.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapunun beyanlar hanesindeki şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … 19.09.2007 tarihli dilekçesiyle, adına tapuda kayıtlı olan … Köyü 2213 ada 1 sayılı parselin, orman olmadığı gibi 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden de olmadığı halde, 6831 Sayılı Yasanın 2/B Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı konusunda tapu kaydı üzerine şerh konulduğunun yine çekişmeli parsele ait tapu kaydının “İmar Yasasının 18. Maddesi ve Tapu Yasasının 21. Maddesi hükmüne aykırı olarak” oluşturulduğu konusunda da şerh yazıldığını, yasaya aykırı olarak beyanlar hanesine yazılan bu şerhlerin silinmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, parselin tapu kaydı üzerine konan 2/B madde şerhi ile İmar Yasasının 18 ve Tapu Yayasının 21. Maddesine konulan şerhin silinmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1975 yılında yapılıp, 26.11.1975 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde ve 1986 ve 1988 yılında yapılıp, 15.06.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 2/B uygulaması 1993 yılında yapılıp, 26.02.1993 tarihinde ilan edilerek, dava tarihinden önce kesinleşen, … Köyü (mahallesi) sınırları içindeki Lara Devlet Ormanında, aplikasyon ve Belediyeye piknik alanı olarak kullanılmak üzere ve yine TRT kurumu tarafından kullanılmak üzere irtifak ve izin verilmesi nedeniyle 6831 Sayılı Yasanın 2/4 md. gereğince, daha önce 2/B madde uygulaması yapılamayan ancak daha sonra irtifak ve izinleri iptal edilen yerlerde 2/B madde uygulaması vardır.
1) Dosya kapsamına, Türk Medeni Yasasının 1012 maddesinin “Bir taşınmazın eklentileri, malikin istemi üzerine kütükteki beyanlar sütununa yazılır. Bu kaydın terkini, kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlıdır. Taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar tüzükle belirlenir. Özel Yasa kanun hükümleri saklıdır” hükmü gereğince, tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh yazılabilesi için, Medeni Kanunda bir hüküm olması veya özel kanunlarda bu konuda bir hükme yer verilmesi yahut Tapu Sicil Tüzüğünde bir düzenleme yapılmış olması gerekeceği, Tapu Sicil Tüzüğünün 60. maddesi gereğince de, kütüğün beyanlar sütununa ancak mevzuatın yazılmasını öngördüğü konuların yazılmasına olanak sağlanmışsa da, yasal düzenlemelerdeki belirsizlikler nedeniyle Tapu ve Kadastro Genel
-2-
2008/14054-18470
Müdürlüğü genelgeleriyle açıklayıcı olmak koşuluyla örneğin; bina yapılamaz beyanı, yıkım kararları, uygulanamayan mahkeme ilamları, orman içi binalar gibi belirtmelerde tapunun beyanlar sütununa işaretlenebileceği, çekişmeli parselin tapu kaydının beyanlar hanesine işlenen belirtmenin Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün genelgesine dayalı olarak yazılmış olması nedeniyle belirtmenin dava konusu parselin beyanlar hanesindeki şerh ve yasal olmayan bir yolla konulduğunun kabul edilemeyeceğinden, çekişmeli parselin tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan “İmar Yasasının 18 ve Tapu Yasasının 21. maddesine aykırı” işlem yapıldığı yönündeki şerhlere ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, davacı gerçek kişinin aşağıda ikinci bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Ancak, davacı çekişmeli parselin beyanlar hanesinde ki “6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığına” ilişkin şerhin silinmesini de istediği halde, tarafların delilleri toplanmadan ve bu şerhin yasal dayanağı olup olmadığı araştırılmadan, şerhin yasal olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Bu nedenle, çekişmeli parselin geldisi olan ve fiilen içinde bulunan kadastro parseli ile bu parselin komşusu olan parsellere ait tesbit tutanakları ile varsa dayanakları tapu ve vergi kayıtlarının ve kadastroca oluşturulan tapu kaydı ile ifraz kayıtlarının tescil tarihi ve iktisap nedenlerini de gösterir şekilde tüm değişiklikleriyle birlikte yine çekişmeli parselin bulunduğu yerde yapıldığı anlaşılan orman kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tüm tutanak ve haritaları getirtilerek dosya keşfe hazırlanmalı, bundan sonra önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir harita mühendisinden veya olmadığı takdirde bir tapu … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte kesinleşmiş tahdit ve 2/B haritaları ve tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazın tahdit hattına göre konumu, çekişmeli parselin 2/B madde uygulamasına konu edilip edilmediği duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmalı; oluşacak sonuca göre, çekişmeli parselin tamamının kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında olduğu ve 2/B uygulamasına konu edilmediği belirlendiği taktirde 2/B şerhinin silinmesi isteminin kabulüne, çekişmeli parselin tamamen yada kısmen 2/B uygulamasına konu edildiği belirlendiği taktirde, 2/B uygulamasına konu edilen bölümün ifraz edilip ayrı bir parsel numarası verilerek tescil edilmediği sürece, 2/B şerhinin yasal dayanağının bulunduğu gözetilerek davanın reddine karar verilmelidir.
SONUÇ: 1. Yukarıda birinci bendde açıklanan konulardaki, davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle davacı gerçek kişinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıran gerçek kişiye iadesine, 25.12.2008 günü oybirliği ile karar verildi.