YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/14260
KARAR NO : 2008/15983
KARAR TARİHİ : 19.11.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değer yönünden reddine karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2006 yılında yapılan kadastro sırasında Pınarbaşı Köyü 133 ada 26 parsel sayılı 4.283,82 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden tarla niteliği ile … adına tespit edilmiş, daha sonra kadastro komisyonunca zeminin halihazırda taşlık çalılık ve hali arazi olduğundan söz edilerek taşlık, çalılık ve hali arazi niteliği ile Hazine adına tespitine karar verilmiştir. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak çekişmeli taşınmazın adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazın eylemli olarak pırnal meşesi, sandal, laden vb … bitki örtüsü ile kaplı olduğu, imar ihya edilmediği, kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine dava konusu taşınmazın makilik (orman) niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1946 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 09.06.1999 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması, 31.08.2006 tarihinde ilan edilen 6831 Sayılı Yasanın 4999 Sayılı Yasa ile değişik 9. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman bilirkişi raporlarına göre çekişmeli taşınmazın üzerinin taşlık, kayalık, makilik yapıda olduğu, sistis, pırnal meşesi, laden, sandal vb … bitki örtüsü ile kaplı bulunduğu, sınırda bulunan orman parseli ile bütünlük içinde olduğu, eğiminin % 15,4 olduğu, halihazırda 3402 sayılı yasanın 17. maddesi uyarınca imar ihya edilmediği anlaşıldığına, 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesinin karşıt kavramından eğimi % 12’den fazla olan makilik ve fundalıkların orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığından orman sayılacağına, bu tür yerlerin zilyetlikle kazanılamayacağına göre, davanın reddine karar verilmesi yerindedir. Ne var ki; taşınmazın orman niteliği belirlendiği halde, makilik kelimesi yazılarak tescil kararı verilmesi isabetsiz ise de düzenli sicil oluşturmak bakımından 16.05.2008 günlü kararın 7. bendinin ikinci parağrafının ikinci satırındaki (makilik) kelimesinin hükümden çıkartılarak düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 19/11/2008 günü oybirliğiyle karar verildi.