YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/17312
KARAR NO : 2009/9248
KARAR TARİHİ : 04.06.2009
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği …Köyü Eğrekli mevkiinde bulunan toplam 2004 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, …Köyü … mevkiinde bulunan D: yol ve ötesi 278, 275 ve 273 sayılı tapulama parselleri, K: 284 sayılı tapulama parseli, B ve G: … ile çevrili Orman Bilirkişi…ve Harita Mühendisi bilirkişi … … tarafından düzenlenen 10.10.2003 tarihli Ek 1, 2 ve 3 ile belirtilen krokilerde kahverengi ile taranarak (B) ile gösterilen 1920.64 m2 bölümün davacı … oğlu…adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi, davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.01.2006 gün ve 2005/13775-230 sayılı kararıyla, çekişmeli taşınmazın bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen bölümüne ilişkin davanın reddi yönündeki mahkeme kararı onanmış, çekişmeli taşınmazın (B) ile gösterilen bölümüne ilişkin davalı yönetimlerin temyiz itirazları kabul edilip (çekişmeli taşınmazın bu bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında olduğu, davacı gerçek kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, yörede 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna ilişkin tutanak ve haritalarının getirtilmediği ve 1942 orman kadastro haritasındaki orman sınır hattı ile irtibatlı krokisinin düzenlettirilmediği, davacı tarafından taşımazın dava dışı 284 sayılı parsel ile bir bütün olduğunu iddia ettiği ve sözü edilen bu parsel kadastro mahkemesinde davalı olduğu halde bu davanın sonucu beklenmediği, çekişmeli taşınmazın 1953 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında paftasına devlet ormanı olarak işaretlenip tesbit dışı bırakıldığı da gözetilerek, eski tarihli memleket haritası … fotoğrafı ve amenajman planı da uygulanmak suretiyle çekişmeli taşınmazın bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin, öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olup olmadığı saptanması, bu nedenlerle; öncelikle davacı tarafın, çekişmeli taşınmazla bir bütün olduğunu iddia ettiği 284 sayılı parsel ile davacının kardeşine ait olduğu yerel bilirkişiler tarafından söylenen 285 sayılı parsellere ilişkin kadastro mahkemesinin ilgili dava dosyasının getirtilmesi, ilgisine göre gerekirse eldeki dava için bekletici mesele yapılması, 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosuna ilişkin tüm belge ve haritaların getirtilmesi, üç orman yüksek mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazın (B) bölümü ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin eski tarihli memleket haritası, amenajman ve … fotoğrafında ne şekilde nitelendirildiğinin saptanması, … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak 1942 yılında ve 1987 yılı orman kadastro haritalarındaki orman sınır hatları ile irtibatlı, taşınmazı konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmesi, taşınmazın dört yönden renkli fotoğraflarının çektirilmesi, dava dışı 284 ve 285 sayılı parsellere ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararları ve bu kararlar ile taraflar arasında kesinleşen olgular da gözetilerek, oluşacak sonuca göre, çekişmeli taşınmazın kabule konu bölümünün, 1942 yılında yapılıp kesinleşen yada 1987 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları içinde bulunduğu, yada orman kadastrosu sınırları dışında bırakılmakla birlikte, öncesi devlet ormanı sayılan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde 1987 yılındaki orman kadastrosunun kesinleştiği tarihe kadar orman sayılan yerlerden olduğu kabul edilip, bu tarihten sonra dava tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığı da gözetilerek karar verilmesi ) gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi temyiz etmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1976 yılında yapılan, ilk orman kadastrosunun aplikasyonu, 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasına ilişkin ekip çalışmaları 13.03.1981 tarihinde ilan edilmiş, 1987 yılında yapılan aplikasyon, orman kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması 14.10.1988 tarihinde ilan edilmiş, dava tarihinden önce kesinleşmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak memleket haritaları, … fotoğrafları ve amenajman planları ile orman kadastro tutanak ve haritalarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi kurulu raporlarıyla, çekişmeli taşınmaz 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı belirlenmiş, ve bozmada söz edildiği halde dava dışı 284 ve 285 sayılı parsellere ilişkin dava dosyalarının sonucu beklenmemişse de, çekişmeli taşınmazın 1953 ve 1970 yıllarında yapılan arazi kadastrosunda orman olduğu paftasına işaretlenmek suretiyle tapulama dışı bırakıldığı, 1993 yılında 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakılmışsa da, orman sınırları dışında bırakıldığı bu tarihe kadar orman sayılan yerlerden olduğu, bu tarihten sonra dava tarihine kadar 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığı (Hukuk Genel Kurulunun 12.05.2004 gün ve 2004/8-242 Esas, 2004/292 karar sayılı kararı da bu yönde olduğu,) gözetilerek davanın bu nedenle reddi gerekirken, farklı bir gerekçeyle reddi doğru değilse de, redde ilişkin hüküm sonuç olarak doğru olduğundan, usul ve yasaya uygun olan hükmün gerekçesinin düzeltilerek ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 04/06/2009 günü oybirliği ile karar verildi.