YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2718
KARAR NO : 2008/4869
KARAR TARİHİ : 28.03.2008
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … ile davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 08.04.2003 tarih 2003/1306-2688 sayılı bozma kararında özetle: “Alınan raporun yetersiz olduğu, bu nedenle bir orman mühendisi ve … bilirkişi marifetiyle kesinleşen orman tahdit haritasının tahdit haritası ve tapulama paftasının ölçekleri denkleştirilerek zemine uygulanması, taşınmazın kesinleşen tahdide göre konumunun belirlenmesi sonucuna göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Karaoğlanlar Köyü 178 ada 95 parselin B= 350 m2, C= 248 m2 ve D= 1230 m2 bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … ile davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1972 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1979 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen 6831 Sayılı Yasanın 1744/2. madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak davanın kısmen kabulüne ve çekişmeli taşınmazın B+C+D harfli bölümlerin orman sınırı içinde kaldığı belirlenip, orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmişse de, kurulan hüküm yerinde değildir.
Şöyle ki; öncelikle çekişmeli taşınmaz 65.682 m2 yüzölçümünde olup, taşınmazın kalan kısmı hakkında sicil oluşturulmadığı gibi, alınan uzman bilirkişi raporuna göre B= 350 m2 bölümü ile D= 1230 m2’lik bölümlerin 95 sayılı kadastro parseli dışında kalmasına rağmen, bu bölümlerin taşınmaz kapsamında kaldığı kabul edilerek hüküm kurulmuş olması yerinde değildir. Ayrıca, önceki kararda çekişmeli taşınmazın A= 2709 m2 bölümünün orman sınırı içinde kaldığı belirlenerek kurulan hüküm davalı … tarafından temyiz edilmediğinden bu bölümle ilgili hükmün kesinleştiği ve … lehine usulü kazanılmış hak oluştuğunun gözardı edilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … ile davalı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 28/03/2008 günü oybirliği ile karar verildi.