Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2008/5623 E. 2008/7690 K. 26.05.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5623
KARAR NO : 2008/7690
KARAR TARİHİ : 26.05.2008

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine, davalı ve katılan … … ile davalılar …, …, … ve diğerleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında …Köyü 838 parsel sayılı 1 301 750 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, meşelik niteliği ile 29 … 267 tarih 26/5031 numaralı tapu kayıtları esas alınarak … vd. adlarına hisseli olarak tesbit edilmiş, bu tesbite karşı Hazine, … , … ve … …’in itirazı üzerine Ankara Tapulama Mahkemesince 10.01.1970 gün ve 1965/46 – 1 sayılı kararı ile tüm itirazların reddine, taşınmazın tesbit gibi tesciline ilişkin verilen kararın Hazine ve gerçek kişilerin temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 22/03/1973 gün 1972/968-1932 sayılı kararı ile Tapulama Yasasının 29. maddesi gereğince itirazlar konusunda Tapulama komisyonunca bir karar verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile bozulduktan sonra Ankara Tapulama Mahkemesince 26.03.1976 gün ve 1976/1-16 sayılı kararı ile tutanağın Tapulama Müdürlüğüne gönderildiği, Ankara Tapulama komisyonunca 30/01/1978 tarih 10 numaralı kararı ile tüm itirazların reddine, 838 sayılı parselin tesbit gibi tesciline karar verildiği, komisyon kararının iptali için açılan dava sonucu Tapulama Mahkemesince 20/04/1983 tarih 1979/2-1983/18 sayılı kararı ile tüm itirazların reddine, 838 sayılı parselin orman sayılan yer olması nedeniyle tesbitin iptaline ve taşınmazın tesbit harici bırakılmasına karar verildiği, bu kararın davacı ve davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 7.Hukuk Dairesinin 26/01/1987 tarih 1984/20762- 1987/533 sayılı kararı ile yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, bu nedenle uzman orman mühendisi bilirkişi marifetiyle orman araştırması yapılması, dayanak tapu kaydının uygulanması, taşınmazın orman olduğunun belirlenmesi halinde Tapulama Yasasının 2. maddesine göre orman olarak tapulama dışı bırakılmasına karar verilmesi gerekçesi ile bozulduktan sonra mahkemece yapılan araştırma sonucu çekişmeli taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğunun belirlendiği gerekçesiyle tüm itirazların reddine, tapulama tesbit tutanağının iptaline, 838 parselin orman olduğunun tesbitine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine, davalı ve katılan … … ile davalılar …, …, … ve diğerleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu …Köyünde tesbit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmamaktadır. Her ne kadar çekişmeli parsel Hisarlıkaya köyünde 1995 yılında yapılan orman kadastrosunda … bir bölümü orman sınırları dışında bırakılmışsa da bu işlem mevcut dava nedeniyle çekişmeli parsel yönünden kesinleşmemiştir.
1) Dosya kapsamına, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince yapılan araştırma, inceleme ve 05.10.2004 tarihli keşif sonucu düzenlenen 25.10.2004 havale tarihli uzman bilirkişi kurulu raporuyla çekişmeli parselin tamamının eski tarihli haritalarda ve … fotoğraflarında orman olarak nitelendirildiği, üzerinde bol humus ve orman toprağında yetişebilecek Saplı Meşe ağaçları ile bu ağaçların kök ve sürgünlerinin bulunduğu, %30 eğimli devlet ormanına bitişik orman sayılan yerlerden olduğu belirlenip, davacı ve katılanların tutunduğu … 267 tarih 26/5031 sayılı tapu kayıtlarının Nısıf Hisse, yani ½ pay tapusu olduğu, diğer ½ pay tapusunun ne yerel tapu yönetiminde nede Genel Müdürlük kayıtlarında bulunamadığı, bu nedenle böyle bir tapu kaydının gerçekte mevcut olup olmadığı belirlenemediği gibi, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 26.01.1987 gün ve 1984/20762-533 sayılı bozma kararından önce ve sonra yapılan keşiflerde, yerel bilirkişiler tarafından gösterilen mevkiiler ve sınırlarına göre, bu tapu kayıtlarının çekişmeli parseli de çepe … kapsayacak şekilde bir sınır oluşturmadığı, sınırları açık kaldığından, tapu kaydının çekişmeli parselinde bulunduğu alanı kapsadığının söylenemeyeceği, kaldı ki, tutunulan tapu kayıtları değişebilir nitelikte sınırlar içerdiğinden, 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, tapu kayıtları yüzölçümünden fazlaya gerçek kişiler adına tesbiti kesinleştiğine göre öncesi ve eylemli durumu itibariyle meşe ormanı olduğu belirlenen çekişmeli parseli de kapsamayacağı, aşınmazın hiçbir zaman hiç kimse tarafından da kullanılmadığı belirlenerek orman olduğunun tesbitine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, tüm davacı, katılan ve davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının reddiyle, aleyhlerine olan hükmün ONANMASI gerekmiştir.
2) Davacı Hazinenin temyiz itirazlarına gelince; çekişmeli taşınmazın tamamının orman olduğunun belirlendiği ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 26/01/1987 gün 1984/20762-533 sayılı bozma kararından sonra 766 Sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılarak bu yasanın yerine 10/10/1987 tarihinde yürürlüğe giren 3402 Sayılı Yasa dolu pafta sistemini getirerek ormanların da bu niteliği ile tescilini öngörmüş olduğundan, mahkemece parselin orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar vermek gerekirken “orman olduğunun tesbitine” biçiminde hüküm kurulmuş olması isabetsiz ve Hazinenin temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de bu maddi yanlışlık yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASI gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerle; davacı, katılan ve davalı gerçek kişilerin tüm temyiz itirazlarının REDDİ ile aleyhlerine olan hükmün ONANMASINA,
2) Yukarıda ikinci bentte açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulüyle 04/03/2005 tarihli kararın hüküm fıkrasının birinci bendinin 2. satırının sonundaki “ORMAN OLDUĞUNUN TESBİTİNE” sözcüklerinin hükümden çıkartılarak bunun yerine “…Köyü 838 sayılı parselin l.301.750 m2 yüzölçümüyle ve ORMAN NİTELİĞİYLE … ADINA TAPUYA KAYIT VE TESCİLİNE” sözcüklerinin yazılarak düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu düzeltilmiş şekliyle
ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden gerçek kişilere ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 26.05.2008 günü oybirliği ile karar verildi.