YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17881
KARAR NO : 2010/10
KARAR TARİHİ : 18.01.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
MÜDAHİL : ORMAN YÖNETİMİ
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili, müdahil Orman Yönetimi ve davalı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 24.02.2005 gün ve 2005/1133-1664 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece, kesinleşmiş orman kadastro haritasının uygulamasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen bölümünün kesinleşmiş orman sınırları dışında kaldığının ve eylemli tarım alanı olduğunun belirlendiği gerekçesiyle bu bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, orman kadastrosunun kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki durumu orman kadastrosunun uygulanması suretiyle belirlenir. Dosya içeriğinden, ilk tahdidin 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmaya göre kesinleştiği, aplikasyon ve 2/B uygulaması şeklindeki ikinci işlemin dava sırasında 1993 ve 1999 yıllarında yapıldığı ve çekişmeli parsel için mevcut dava nedeniyle kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda, taşınmazın 13.07.1945 tarihinden önce orman olup olmadığı ve hukuki durumu kesinleşmiş tahdit haritası uygulanmasıyla çözümlenemez. Zira, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup, bu yasaya göre 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritaları, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kalır. Bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirilmiştir. Devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
Mahkemece, 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro haritasının uygulanmasına dayalı bilirkişi raporuna itibar edilmiş, eski tarihli memleket haritası hava fotoğrafı ve amenajman planı uygulanmamış, çekişmeli taşınmaz Kuzey ve Batıdan devlet ormanına sınır ve kadastro tesbitine esas alınan vergi kayıtlarının toplam yüzölçümü 41 dekar olduğu halde, kadastro tesbitine esas alınan vergi kayıtlarının, gerçek kişiler adına tesciline karar verilen (A) ile gösterilen 63984 m2 yüzölçümündeki bölümü kapsayıp kapsamadığı, kayıt fazlasının nereden kaynaklandığı ormandan açılıp açılmadığı araştırılmamıştır.
O halde; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı 1993 ve 1999 yıllarında yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulamasına ilişkin tüm işe başlama, çalışma ve sonuçlandırma tutanaklarıyla askı tutanağı ve aplikasyon haritası ve ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç uzman orman yüksek mühendisi, bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 63984 m2 bölümü ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın bu bölümünün öncesinin en eski tarihli memleket
-2-
2009/17881 – 2010/10
haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planlarında ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; bilirkişilere, tahdit hattı ile irtibatlı kroki tanzim ettirilmeli; 4785 Sayılı Yasa hükümlerine göre devletleştirilen orman alanlarına ilişkin olarak kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 63984 m2 bölümünün konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan kroki düzenlettirilip, bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; dayanak vergi kayıtları kesinleşen orman kadastrosu içinde kalan sınırları itibariyle genişletilebilir sınırları da içerdiğinden, komşu parsel dayanak kayıtlarından yararlanmak ve sabit sınırdan başlamak üzere miktarı ile geçerli kapsam tayin olunmalı; asıl taşınmazın kapsamı orman veya ormandan açma değil ise, miktar fazlasının, sınırda bulunan ormandan açma yapılmak suretiyle oluştuğu kabul edilmeli; tüm deliller birlikte değerlendirilip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın reddine, müdahil Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulüne, … Köyü 108 ada 28 parselin fen bilirkişi krokisinde gösterilen (D)=20727,46 m2, (B)=8916,77 m2, (C)=12231,12 m2 ve (E)=14713,02 m2 bölümlerin orman niteliği ile Hazine adına tesciline, (A) ile gösterilen 41000 m2 bölümün tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili, müdahil Orman Yönetimi ve davalı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 1944 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1993 ve 1999 yıllarında yapılıp dava tarihinde eldeki dava nedeniyle kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 18/01/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.
(Temyiz edenlerden ayrı ayrı tahsiline)