Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/17892 E. 2010/26 K. 18.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17892
KARAR NO : 2010/26
KARAR TARİHİ : 18.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04.07.2005 gün ve 2005/7004-9063 sayılı bozma kararında özetle; “Mahkemece davacılara ait tapu kaydının taşınmazları kapsadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Davacılar, iskan yoluyla oluşturulan Ağustos 1951 tarih 115 numaralı tapu kaydına dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece yapılan keşif ve uygulama sonucunda, alınan teknik ve uzman orman bilirkişi raporlarında sadece çekişmeli taşınmazlardan 120 parselin A=12020 m2’lik bölümü tahdit dışında ve 556 parselin A=32980 m2’lik bölümünün tahdit içinde ve dayanak tapu kaydının kapsamında kaldığı, memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarından oluşan resmi belgeler üzerinde yapılan incelemede de çekişmeli 556 parsel içindeki yeşile boyalı ve tahdit içerisinde kalan A=32980 m2’lik bölümünün ekilip biçilmediği, köyün hayvanlarının otlatıldığı, öncesinin mera olduğu ve halen % 25-30 eğimli, üzerinde 10 yaşlarında fıstıkçamı, bodur meşe ve pırnal çalıları ile kaplı olduğu, 1957 tarihli memleket haritası ve 1963 tarihli hava fotoğraflarında bu alanın beyaz renkli açıklık saha ile yeşil renkli çalılık saha olarak bırakıldığını bildirerek parsellerin tamamı hakkında değerlendirme yapılmadığı gibi dayanak tapu kaydı ve krokisi ile çevre parsellerin dayanak tapu ve vergi kayıtları dahi getirtilip uygulanmamıştır.
Kural olarak; 3402 Sayılı Yasanın 20/A maddesine göre kayıt ve belgeler, harita, plan ve krokiye dayanmakta ve bunların yerlerine uygulanması mümkün bulunmakta ise harita, plan ve krokideki sınırlara itibar olunması gerekir. Mahkemece bu yön gözardı edilmiştir.
O halde; mahkemece, davacıların dayanağı olan 11.09.1951 tarih ve 115 nolu tapu kaydının haritası getirtilmeli, kayıt malikleri …,…’ten veraset ilamı alınarak, davacılar ile tapu kayıt maliklerinin akdi ve ırsi bağlantısı kurulmalı, tapu kaydının başka parsellere revizyon görüp görmediği Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulmalı, komşu 37, 38, 39, 43, 44, 45 ve 46 parsellerin tutanak örnekleri ve dayanak kayıtları yine 51, 52, 53, 47, 48, 49 ve 50 parsellerin vergi kayıtları ile revizyon gören tapu kayıtları, 124, 125 ve 126 parsellerin vergi kayıtları, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman yüksek mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan maddeleri de 22.02.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki
-2-
2009/17892 – 2010/26

örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve yapılacak uygulama sonunda; 556 parselin içinde kalan A=32980 m2’lik bölüm memleket haritasında yeşil renkli çalılık alanda görüldüğü, üzerinde meşe, ardıç, fıstıkçamı ağaçları olduğu, eğiminin % 12’den fazla %25-30 olup toprak muhafaza karakteri taşıdığı, 6831 Sayılı Yasanın 1/J bendi kapsamı dışında öncesinin orman sayılan yerlerden olduğu ve tapu kaydının hukuki değerini bu bölüm yönünden yitireceği gözönünde bulundurularak bu bölüm hakkındaki davanın reddine karar verilmeli,
120 parselin A=12020 m2’lik bölüm yönünden ise dayanılan tapu kaydının bu yere uyması ve kayıt malikleri ile davacılar arasında akdi ve ırsi bağlantı kurulması halinde davanın kabulüne tapu kayıt maliklerinin mirasçıları adlarına tesciline karar verilmeli, tapu kaydının uymaması halinde ise; tahdit dışında kalan bu bölüm yönünden 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşulları davacılar yönünden araştırılmalı, bundan sonra oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu … Köyü 132 ada 556 parsel yönünden davanın reddine, 132 ada 120 parselin (B) ile gösterilen 6865,32 m2 ve (C) ile gösterilen 6703,68 m2 bölümünün davacılar adına, geriye kalan 81531 m2 bölümünün tesbit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil niteliğindedir.
Taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmış ve kesinleşmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 18/01/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

(Orman Yönetiminden tahsiline)