YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17962
KARAR NO : 2010/273
KARAR TARİHİ : 20.01.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve Tedaş Genel Müdürlüğü ile davacılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi vekili, … Köyü 842 parsel sayılı 41.631,53 m2 yüzölçümlü taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla davalı adına kayıtlı tapunun iptalini ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiştir. Davacı Hazine ise, taşınmazın kesinleşen 2/B uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece ayrı ayrı açılan davaların H.Y.U.Y.’nın 45. Maddesi gereğince birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda Hazinenin ve Orman Yönetiminin davasının kısmen kabulü ile Harita mühendisi tarafından düzenlenen 22.04.2009 tarihli krokide (A1) işaretli 20.357,67 m2, (B2) işaretli 2457,16 m2 ve (B3) işaretli 187,42 m2 toplam 23002,25 m2’lik bölümlere ilişkin tapu kaydının iptali ile bu bölümlerin 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi uyarınca tarla niteliği ile Hazine adına, (A2) işaretli 1505,17 m2 ve (B4) işaretli 3657,16 m2 toplam 5162,53 m2’lik bölümlere ilişkin tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar … ve Tedaş Genel Müdürlüğü ile davacılar Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman sınırı içinde kalan tapu kaydının iptali istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2003 yılında 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmış, 1964 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazın kısmen
-2-
2009/17962 – 2010/273
2003 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak iptal ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, orman kadastrosunun kesinleşmesiyle taşınmaz kamu malı niteliğini kazandığı ve mülkiyet hakkının Hazineye geçtiği, bu nedenle mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari) bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931 – İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı belirlenerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, tarafların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davalı gerçek kişi, Tedaş Genel Müdürlüğü ve davacı … Yönetimine ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 20/01/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.
(Temyiz edenlerden ayrı ayrı tahsiline)