Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/18626 E. 2010/10413 K. 22.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18626
KARAR NO : 2010/10413
KARAR TARİHİ : 22.07.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

KARAR

Davacılar … ve arkadaşları vekili 22.06.2001 günlü dilekçesiyle, … Köyü 65 sayılı parselin kesinleşmiş 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden oldukları, Hak Sahipleri tesbit komisyonu tarafından bu taşınmazda hak sahibi olarak belirlendikleri, parselin kendi paylarına düşen bölümlerinin rayiç bedelini ödedikleri, tapuda tescil hakkını kazandıkları halde devir işleminin yapılmadığını, davalı Hazine adına olan tapu kaydının iptalini ve adlarına tescili iddiasıyla dava açmışlar, Mahkemenin çekişmeli 65 sayılı parselin komisyon kararı ile taşlık ve çalılık olarak tapuya kayıt edildiği, 2924 Sayılı Yasa kapsamındaki yerlerden olmadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin 31.12.2007 gün ve 2001/694-432 sayılı kararı, davacılar vekilinin temyizi üzerine, Dairenin 14.05.2009 gün ve 2009/4020-8620 sayılı kararıyla, “Çekişmeli parselin hükmen taşlık ve çalılık niteliğiyle tapuya Hazine adına tescil edildiği, başka deyişle, tapu kaydının 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre oluşturulmadığı, bu nedenle, 2924 sayılı Orman Köylerinin Kalkındırılmalarının Desteklenmesi Hakkında Yasanın 2. maddesinde … “Bu kanun 6831 sayılı Orman Kanunun 2. maddesi uyarınca Orman kadastro Komisyonları tarafından orman sınırları dışına çıkartılan” yerler kapsamına girmediği, 4706 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesine ilişkin yasanın 3. maddesi ile getirilen “6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 2. ve 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerde 2924 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasa hükümlerinin uygulanamayacağı, bu yerlerin rayiç bedeli üzerinden öncelikle kullanıcısı orman köylüsüne, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde ise kullanıcılarına doğrudan satılabileceği gibi, belediyelere ve Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne devredilir” hükümlerinin Anayasa Mahkemesinin “04.10.2002 gün ve 2001/382-21 sayılı kararı ile iptal edildiği, sözü edilen 4706 Sayılı Yasanın 3. maddesinde “6831 Sayılı Yasanın değişik 2. ve 2/B maddesi hükümleri uyarınca orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde, 2924 Sayılı Yasanın satışla ilgili hükümlerinin uygulanmayacağı ” hükmüyle 2924 Sayılı Yasanın ilgili hükümlerinin zimmen yürürlükten kaldırıldığı, bu hükümleri yürürlükten kaldıran 4706 Sayılı Yasanın 3. maddesi de Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 tarih 1997/19-665/1018 sayılı kararında da belirtildiği gibi “Bir yasa veya yasa hükmünde kararnamenin Anayasa Mahkemesince iptali karşısında, önceki yasa veya yasa hükmündeki kararnamenin yürürlükten kaldırdığı veya değiştirdiği yasanın hükümlerinin uygulanabilir hale gelmeyeceği ve kendiğinden yürürlüğe girmeyeceği, bu konuda hukuki boşluk meydana geleceği”. Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri ve hukuki boşluk nedeniyle 2924 Sayılı Yasanın satışa ilişkin hükümlerinin uygulanma olanağının kalmadığı, bu nedenle, çekişmeli taşınmazın hak sahiplerine satışının durdurulmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı” na değinilerek ONANMIŞ,
Davacılar … ve arkadaşları vekili tarafından çekişmeli parselin 6831 Sayılı Yasanın 1744 Sayılı Yasa ile değişik 2. Maddesi gereğince Hazine adına orman sınrıları dışına çıkarıldığı yönünde uyuşmazlık olmadığı, Anayasa Mahkemesinin 4706 Sayılı Yasa hükümlerinin iptaline ilişkin kararından önce satışın yapıldığı, mülkiyet hakkının satış ile geçmiş olduğundan, daire kararının düzeltilerek davalarının kabulüne karar verilmesi için yerel mahkeme kararını bozulmasını istemiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2924 sayılı yasa hükümlerine göre hak sahipleri belirlenerek rayiç bedeli Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce tahsil edilen ancak, tapuda tescil işlemi yapılmayan taşınmazın tapu kaydının iptal ve tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1946 tarihli ilk orman kadastrosu ile 1980 yılında yapılıp, 10.04.1981 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon ve 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 2896 sayılı yasa hükümlerine göre 1985 yılında yapılıp 28.10.1985, 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1988 yılında yapılıp 23.12.1988 tarihinde ilan edilerek dava tarihinden önce kesinleşen aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmaları vardır.
… Köyünde 1978 yılında yapılan ve 02.06.1978-03.07.1978 tarihinde ilan edilen genel kadastroda 65 parsel sayılı 136100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz taşlık ve çalılık niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiş, … ’ın itirazının reddine ilişkin Kadastro Mahkemesinin 22.07.1985 gün ve 1981/215-364 sayılı kararının temyiz edilmeden kesinleşmesiyle 04.07.1986 tarihinde Hazine adına tapuya kayıt edilmiştir.
… Darbaş tarafından Hazine, Orman Yönetimi ve … Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine 03.09.1999 tarihinde, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak açtığı davanın, daha önce aynı parsel hakkında davacının babası … tarafından açılan tapu iptal tescil davasının Mahkemenin 22.07.1985 gün ve 1981/215-354 sayılı kararı ile feragat nedeniyle reddine dair verilen kararın 04.11.1985 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği, bu kararın, kesin hüküm olmasa da güçlü delil olduğu gerekçesiyle reddine ilişkin, Antalya Asliye 4. Hukuk Mahkemesinin 19.04.2000 gün ve 1999/1078-569 sayılı kararı dosyaya eklenmiştir.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastrosunun uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla 136.100 m2 yüzölçümlü olan çekişmeli 65 sayılı parselin ekli krokide (A) ile gösterilen 3596 m2, (B) ile gösterilen 8005 m2 ve (C) ile gösterilen 5437 m2 ve (E) ile gösterilen 66 m2 bölümünün 3116 sayılı yasa hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı, (D) ile gösterilen 118997 m2 bölümünün ise orman sınırları içinde iken bu bölümün 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlenmiştir.
Yörede 1998 yılında çalışmaya başlayan Hak Sahiplerini tesbit komisyonunca … Köyü 136.100 m2 yüzölçümlü 65 sayılı parselin orman sınırı dışında kalan keza, orman sınırı içinde kalıp 2. Madde uygulamasına konu olmayan bölümleri gözönünde bulundurulmadan miktarı 119061 m2 gösterilerek, bu miktar payda kabul edilerek, 1419 payı … , 1028 payı …, 1811 payı …, 1762 payı … , 958 payı …, 3600 payı …, 1800 payı … …, 5400 payı … , 1800 payı …, 1800 payı … , 1800 payı …, 1800 payı … , 1800 payı …, 1115 payı … , 3532 payı … , 917 payı …, 2920 payı …, 1063 payı … …, 10580 payı …, 164 payı …, 1186 payı …, 325 payı …, 30196 payı …, 1285 payı … …, 642 payı … 3097 payı …, 10086 pay … , 1707 payı …, 9124 payı … …, 4699 …, 1760 payı …, 3383 payı …, 3370 payı …, 1132 payı … adına hak sahibi oldukları belirlenmiş ve ilan edilmiş, Rayiç Bedeli Tesbit Komisyonunca belirlenen bedeller yasa ve yönetmelik gereği ilan edilmiş, Orman Bakanlığı Orman ve Köy İşleri Genel Müdürlüğü Batı Akdeniz Bölge Müdürlüğü 21.03.2000 tarih ve 3030 sayıl yazısıyla, Rayiç bedelleri ödeyen … için 01.03.2000, … için 10.03.2000, … için 20.03.2000, … İçin 21.03.2000, … için …/03/2000, … için 03.03.2000, … İçin, 06.03.2000, … için 03.03.2000, … için 03.03.2000, … için 03.03.2000, … için 03.03.2000, … için 01.03.2000, … için 03.03.2000 , … için 21.03.2000 tarihli müzekkereler ile paylarının tapuya tescili Tapu Sicil Müdürlüğünden istenmiştir.
Maliye Bakanlığı Milli emlak Kontrolörleri Kurulu Başkanlığının 17.10.2000 gün ve B.07.0.MEG.31.00/1322 Sayılı ve 23.11.2000 gün ve B.07.0.MEG.0.31.00./1480 sayılı emirleri, Başbakanlık Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 08.11.2000 gün ve B021TKG0600001-631-4070020-366-3265 sayılı emirleri, Orman Bakanığıl Orman Genel Müdürlüğünün 04.12.2000 tarih ve TK:05-03-259/2802 sayılı emirleri gereğince, Maliye Bakanığı milli Emlak Başkontrolörü … , Taup Kadastro Genel Müdürlüğü Başmüfettişi … ve … Başmüfettişi … Antalya İli … Köyünde bulunan mülkiyeti Hazineye ait … köyü 65, 139, 311 nolu parseller ile … bulunan 404 sayılı parselin 2924 sayılı yasanın yanlış uygulanmasına yol açılmaması için yapılan inceleme başlıklı inceleme raporlarında; bu parsellerin 2924 sayılı yasa hükümlerine göre satış talebinin Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Tasarruf İşleri Daire Başkanlığı çıkışlı 05.10.2000 günlü ve 3812 sayılı yazı ile engellendiği ve satış istemlerinin karşılanmadığı, … köyü 65, 139, 311 nolu parseller ile … bulunan 404 sayılı parselin yörede 1946 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları içinde bırakıldığı ancak, 1952 yılında makiye ayrıldığı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 23.03.2006 günlü 1993/5 Esas ve 1996/1 Karar sayılı kararıyla maki komisyonlarının ve yaptıkları çalışmaların yasal kabul edildiği, makiye ayılan bir kısım yerlerin tevzii edildiği ancak, sözü edilen parsellerin tevzii edilmediği, genel kadastroda taşlık ve çalılık olarak Hazine adına tesbit edildiği, bu taşınmazların makiye ayrılmakla Hazineni özel mülkü haline geldiği, bu nedenle daha sonra 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarma işlemine değer verilemeyeceği, 6831 Sayılı Yasanın 2/B Maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden kabul edilemeyeceği için 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre satışının yapılamayacağı rapor edilmiş, Bu rapor dayanak gösterilerek Orman Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı 01.02.2001 tarihli ve T…05.03.259-334 sayılı Hukuk Müşavirliğine yazdığı yazıda Hazinenin özel Mülkiyetine geçmiş olan … köyü 65, 139 ve 311 sayılı parsel ile … 404 sayılı parselin 2924 sayılı yasa kapsamında değerlendirilemeyeceği, Maliye Hazinesinin kendi Mevzuatı çerçevesinde değerlendirilmesinin uygun olacağının önerildiği bildirilmiştir. Orman Bakanlığı Orman ve Köy İlişkileri Genel Müdürlüğü 17.10.2001 tarihli ve !Y.2.BU.07.00.4.019/1043.7317 sayılı, Orman Bakanlığı Batı Akdeniz Bölge müdürlğüne yönelik Yazısında içinde … Köyü 65 sayılı parselin de bulunduğu bir kısım parselin makiye ayrılmakla Hazinenin özel mülkü haline geldiği bu nedenle 2924 sayılı yasa hükümlerine göre satışına müsaade edilmediği halde satışı yapılan parseller için hak sahibi olarak belirlenenlerce denen satış bedellerinin emanet hesaba alındığı hak sahipleri geldikçe iade edildiği, ancak satışı yapılan başka parsel bulunup bulunmadığının bilinmediği belirtilerek varsa bunların bildirilmesi istenmiştir.
Orman Bakanlığı Orman ve Köy İlişkileri Genel Müdürlüğü, Antalya Orköy Başmühendisliği, 23.05.2002 tarihli yazı ile satışı durdurulan ve satış bedeli alınmış olan yerlerin hak sahibi olarak belirlenen kişilerin bir kısmına iade edildiği, ancak bir kısmının satış bedelini almak için gelmediği, 2924 Sayıl Yasa hükümlerine göre satış işlemlerinin … Genel Müdürlüğünce 12.12.2000 gün ve İY.2.ME.4-1617-10131 sayılı emirleri ile ikinci bir emre kadar ancak bu durumun bedellerin iadesine engel teşkil etmediği bildirilmiştir.
Ne var ki; Ağustos 2007 tarih ve 8 sayılı YARGITAY KARARLAR DERGİSİNDE yayınlanan, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 20.12.2006 gün ve 2006/14641-17945 sayılı kararında da açıklandığı gibi, … köyünde makiye ayırma çalışması yapan komisyon yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun kurulmadığı gibi, yasa ve yönetmelik hükümlerine de aykırı çalıştığından, bu nedenle yaptığı makiye ayırma işlemine değer verilemez. Yasa ve yönetmelik hükümlerine uyulmadan yapılan çalışma sonunda makiye ayrılan yerlerin tevzii işlemlerinin de yapılmamıştır. Makiye ayrılan yerlerde özel yasaları gereği oluşturulan tapu kayıtları dışındaki kayıtlar ile zilyetliğe değer verilmez. Makiye ayırma işleminin orman sınırları dışına çıkarma değil orman yönetiminin bir içi işi başka deyişle tesbit işlemidir. Bu nedenlerle makiye ayırma işlemi nedeniyle çekişmeli 65 sayılı paselin Hazinenin özel mülkü olduğunun kabul edilmez. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulun 30.04.2010 günlü kararında da 1) 3116 Sayılı Yasa Hükümlerine Göre Yapılıp Kesinleşen Ve Tapuya Tescil edilen orman kadastro (tahdit) sınırları içinde bulunan ve 1996/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile kabul edilen konunun bu içtihadı birleştirmenin kapsamı dışında olduğuna, aynı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen, ancak tapuya tescil edilmeyen yerlerde 5653 Sayılı Yasa ile değişik 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre maki komisyonlarının yaptığı işlemlerin bir tespit niteliği taşıdığına, teknik ve hukuki anlamda orman kadastro (tahdit) sınırı dışına çıkarma işlemi olmadığının, 27/01/2009 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 5. maddesi ile 6831 Sayılı Orman Yasasına eklenen ek 10. madde hükmünün maki tespit komisyonlarınca 5653 Sayılı Yasa uyarınca maki olarak tespit edilen yerlere de uygulanması gerektiğine ve bunun sonucu olarak bu yerlerin tespit tarihinden itibaren imar, ihya ve zilyetlik yoluyla kazanılmasına olanak bulunmadığına karar verilmiştir.
O halde, çekişmeli taşınmazın Hazinenin özel mülkü olduğu bu nedenle 2924 sayılı yasa hükümlerine göre satışı yapılacak yerlerden olmadığından, bu satışın geçersiz olduğu, tescil istenemeyeceği şeklindeki Yönetimin yaklaşımı ve Yerel Mahkeme gerekçesi doğru değildir. Çekişmeli parselin 118997 m2 (satış evrakında 119061) bölümünün kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeyken yine 1744 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2. Madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu belirlendiğine göre, taşınmazın taşlık ve çalılık niteliğiyle tesbitinin hükmen kesinleşmesi nedeniyle 2924 sayılı yasa hükümlerine göre satılamayacağı yönündeki Dairenin onama gerekçesi, 65 sayılı parselin (D) işaretli 118997 m2 (satış evrakında 119061) yüzölçümündeki bu bölümü için yerinde olmadığı gibi,
… Köyü 65 sayılı parselin orman rejimi dışına çıkartılan bilirkişi raporunda (D) işaretli bölümünün Anayasa Mahkemesinin 04.10.2002 gün ve 2001/382-21 sayılı kararından önce, 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre satıldığından onlar yararına Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce kazanılmış hak doğmuştur. Dairenin “4706 Sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesine ilişkin yasanın 3. maddesi ile getirilen “6831 Sayılı Orman Yasasının değişik 2. ve 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılan yerlerde 2924 Sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Hakkındaki Yasa hükümlerinin uygulanamayacağı, bu yerlerin rayiç bedeli üzerinden öncelikle kullanıcısı orman köylüsüne, belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde ise kullanıcılarına doğrudan satılabileceği gibi, belediyelere ve Arsa Ofisi Genel Müdürlüğüne devredilir” hükümlerinin Anayasa Mahkemesinin 04.10.2002 gün ve 2001/382-21 sayılı kararı ile iptal edildiği ve 4706 Sayılı Yasanın 3. maddesinde “6831 Sayılı Yasanın değişik 2. ve 2/B maddesi hükümleri uyarınca orman rejimi dışına çıkartılan yerlerde, 2924 Sayılı Yasanın satışla ilgili hükümlerinin uygulanmayacağı” hükmü ile 2924 Sayılı Yasanın ilgili hükümlerinin zimmen yürürlükten kaldırıldığı, ilgili hükümleri yürürlükten kaldıran 4706 Sayılı Yasanın 3. maddesi Anayasa Mahkemesince iptal edildiğinden, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.12.1997 tarih 1997/19-665/1018 sayılı kararında da belirtildiği gibi “Bir yasa veya yasa hükmünde kararnamenin Anayasa Mahkemesince iptali karşısında, önceki yasa veya yasa hükmündeki kararnamenin yürürlükten kaldırdığı veya değiştirdiği yasanın hükümlerinin uygulanabilir hale gelmeyeceği ve kendiğinden yürürlüğe girmeyeceği, bu konuda hukuki boşluk meydana geleceği” Anayasa Mahkemesinin iptal gerekçeleri ve hukuki boşluk nedeniyle 2924 Sayılı Yasanın satışa ilişkin hükümlerinin uygulanma olanağının kalmadığı, bu nedenle, çekişmeli taşınmazın hak sahiplerine satışının durdurulmasında yasaya aykırı bir yön bulunmadığı” şeklindeki gerekçesi satış işleminin Anayasa Mahkemesinin iptal kararından önce yapılmış olması nedeniyle yerinde değil ise de, … Köyünde çalışan Hak Sahipleri Tesbit Komisyonu, Rayiç Bedeli Tesbit Komisyonu ve Satış Komisyonlarının aslında tapu kaydına göre 136.100 m2 olan 65 sayılı parselin toplam 119061 pay kabul edilip, paylar halinde satışına ilişkin kararlarının infaz olanağı yoktur. Şöyle ki; kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları dışında bırakıldığı belirlenen A-B-C-E işaretli 17104 m2 bölüm ayrılıp ayrı tapu kaydı ayırt edilip, oluşturulmadan 65 sayılı parsel toplam 119061 pay kabul edilerek, belirlenen paylar üzerinden satış yapılmıştır. Paylı mülkiyette, paydaşların her biri taşınmazın tamamını payları oranında kullanmak hakkına sahip olduğuna göre, 2924 Sayılı Yasa kapsamında olmayan ve satışa konu olmayan 17104 m2 bölümünde, 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre satış yapılan kişilerce payda 119061 kabul edilerek, kendilerine satılan pay oranında taşınmaza malik olması söz konusu olacağından, dava bu haliyle kabul edilemez.
Yerel Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının kesinleşmesi halinde, davacıların ödedikleri satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre geri alma hakları bulunduğu gibi, dava nedeni ve mahkeme gerekçesine göre, 29.01.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5831 Sayılı Yasanın 8. Maddesi ile 3402 Sayılı Yasaya eklenen Geçici 4. Maddesinin “6831 sayılı Orman Kanununun 20/6/1973 tarihli ve 1744 sayılı Kanunla değişik 2 nci maddesi ile 23/9/1983 tarihli ve 2896 sayılı, 5/6/1986 tarihli ve 3302 sayılı kanunlarla değişik 2 nci maddesinin (B) bendine göre orman kadastro komisyonlarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle, bu Kanunun 11 inci maddesinde belirtilen askı ilanı hariç diğer ilanlar yapılmaksızın öncelikle kadastrosu yapılarak Hazine adına tescil edilir.
Bu maddeye göre yapılacak kadastro çalışmaları ikinci kadastro sayılmaz.
Bu maddeye göre yapılacak kadastro sırasında orman ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin sınır nokta ve hatları; orman kadastro tutanakları esas alınmak suretiyle orman işletme müdürlüğünce görevlendirilecek en az bir orman yüksek mühendisi ya da orman mühendisinin iştirak ettirildiği kadastro ekibince zemine aplike edilir. Bu çalışmalar sırasında kadastro veya orman haritalarında düzeltmeyi gerektiren tutanak, pafta ve zemin uyumsuzluğunun tespiti halinde, yukarıda oluşturulan kadastro ekibince teknik mevzuata uygun hale getirilir. Bu çalışmalara kadastro kontrol mühendisi de iştirak ettirilir. Çalışma sonucunda bir zabıt düzenlenir ve bu zabıt ekip görevlileri ile kontrol mühendisi tarafından birlikte imzalanır. Düzeltme işlemleri, orman mevzuatı ile tapu ve kadastro mevzuatına göre yapılmış ve bu Kanuna göre yapılacak askı ilanı ile de ilan ve tebliğ edilmiş sayılır.
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerler, daha öncesi tescil edilmiş olduğuna bakılmaksızın Maliye Bakanlığının talebi üzerine, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünce fiili kullanım durumları dikkate alınmak suretiyle ifraz ve/veya tevhit de yapılabilir. Bu işlemler sırasında, orman ve kadastro haritalarında tespit edilen fenni hatalar, yukarıdaki üçüncü fıkrada belirtilen usul ve esaslara göre düzeltilir.
Bu madde kapsamındaki kadastro, ifraz ve tescil işlemleri, 3194 sayılı İmar Kanunu ile 03/07/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunundaki kısıtlamalara tabi olmaksızın yapılır.
Kadastro çalışmalarına başlanılmadan önce, Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin içerisinde özel kanunlarına göre değerlendirilmesi gereken alanlar bulunup bulunmadığı kadastro müdürlüğünce ilgili kurum ve kuruluşlarına yazı ile sorulur. İlgili idarelerce 15 gün içerisinde kadastro müdürlüğüne bilgi verilir. Bu süre içinde cevap verilmediği takdirde, söz konusu alanların bulunmadığı yönünde cevap verilmiş sayılır. Bu bilgilere veya ilgili idarelerce zeminde gösterilen sınırlara göre bu yerler içindeki bu alanların sınırları ölçülerek krokisinde gösterilir ve beyanlar hanesinde belirtilir.” hükmüne göre yapılacak kadastroda kulanıcı oldukları belirtilerek Hazine adına tesbit ve tescilinin yapılmasından sonra yada mahkemenin bu ret kararının gerekçesi değiştirildiğinden yeniden açılacak bir davada kesin hüküm olmayacağından 65 sayılı parselin kesinleşen 2. Madde kapsamında kalan (D) işaretli 118.997 (satış evrakına göre 119.061) m2 bölümü ifraz edilip ayrı bir parsel numarası ile Hazine adına tescil edilmesinden sonra satış bedelini geri almayan kişiler yönünden … bir davanın konusu olabilecektir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; karar düzeltme isteminin KABULÜYLE, Dairenin 14.05.2009 gün ve 2009/4020-8260 sayılı onama kararının gerekçesiyle birlikte KALDIRILMASINA, yukarıda açıklanan aynı nedenlerle, davacıların yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, Yerel mahkemenin 31.12.2007 gün ve 2001/694-2007/432 sayılı kararının gerekçesi yukarıda belirtilen şekilde değiştirilerek ONANMASINA 22.07.2010 günü oybirliği ile karar verildi.