Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/18730 E. 2010/1569 K. 10.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18730
KARAR NO : 2010/1569
KARAR TARİHİ : 10.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı S.S. Mavi Ev Konut Yapı Kooperatifi 11.12.2006 tarihli dilekçesiyle, tapu kaydına, dayanarak yörede 1997 yılında 82 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunca ilk kez yapılan ve 04.03.1997 ila 04.09.1997 tarihleri arasında ilan edilen orman kadastrosu sırasında, tapuda kendileri adına kayıtlı olan Etimesgut İlçesi … Köyü 395 sayılı parselin tapulama sınırlarına uyulmayarak, orman sınırlarının orman kadastro tutanağında tarif edilen farklı şekilde oluşturulmak suretiyle taşınmazın kısmen orman sınırı içine alınması işleminin yanlış olduğunu, bu yere ait sınırlamanın iptalini istemiştir. Davacı S.S. 19. Dönem Huzur Yapı Kooperatifi ise aynı sav ile 45, 46, 47 v 48 sayılı parsellerin orman sınırları içine alınmasına ilişkin işlemlerin iptalini istemiştir.
Davalı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın Ankara’da yeşil kuşak oluşturulması amacı doğrultusunda, ağaçlandırılacak orman alanı olarak Orman Bakanlığına (Orman Genel Müdürlüğüne) 178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 13/d maddesi uyarınca tahsis edildiğini, tahsisin kaldırılabilmesi için tahsis amacının ortadan kalkması yada, amaç dışı kullanımın gerçekleşmesi gerektiği, oysa bu iki şarttan herhangi biri mevcut olmadığı halde tahsisin iptal edilmesinin yasal olmadığı, taşınmazın ağaçlandırılacak orman alanı olarak Orman Bakanlığı (Orman Genel Müdürlüğüne) tahsisinden sonra ağaçlandırıldığı ve 1998 yılında yapılan orman kadastrosu ile orman sınırı içine alındığını, şahıs adına oluşturulan tapu kaydının yolsuz tescil niteliğinde olduğunu, imar planı ile orman niteliğindeki taşınmazların konut alanına dönüştürülmesinin olanaksız olduğunu açıklayarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerin Orman Bakanlığına ağaçlandırmak üzere Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nce tahsis edilmişse de daha sonra tahsisin iptal edildiği, yeni bir tahsis işlemi yapıldığı, ilk kez yapılan tahsis esas alınarak dava konusu taşınmazların orman olarak sınırlandırıldığı, bu nedenle 29, 30 ve 31 numaralı orman sınır noktalarının yerlerinin doğru olmadığı gerekçesiyle davaların KABULÜYLE, 82 Numaralı Orman Kadastro Komisyonu Başkanlığının yaptığı ve 04.03.1997 tarihinde ilan ettiği orman kadastrosu ve sınır tesbitinin iptaline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 6831 Sayalı Yasanın 11. maddesine göre, tapu kaydına dayalı orman kadastrosunun iptaline ilişkindir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu ve 2/B madde uygulama çalışmaları 08.06.1998 tarihinde ilan edilmiştir.
Mahkemece “orman olarak kullanılmak üzere yapılan tahsis kararının iptalinden sonra, ifrazlar ve parselasyondan sonra yeniden tahsis edilen taşınmazlar içinde çekişmeli 29, 30 ve 31 numaralı orman sınır noktaları arasında kalan taşınmazın bulunmadığı, tahsis kararın iptaline ilişkin karar dikkate alınmadan ilk tahsis kararına göre orman sınırlandırması yapıldığı bu nedenle 29, 30 ve 31 numaralı orman sınır noktalarından oluşan orman sınır hattı içinde kalan bölüm için orman sınırlandırmasının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne ve 82 numaralı Orman
2009/18730-2010/1569
Kadastro Komisyonunca Yapılan işlemin iptaline karar verilmiş, yeni orman sınırının nereden geçmesi gerektiği belirtilmeden genel olarak 82 Numaralı Orman Kadastro Komisyonunun yaptığı işlemlerin iptaline karar verilmiştir. Yeterince açık olmayan hüküm fıkrasının infaz olanağı bulunmadığı bir yana, dosya içerisindeki bilgi, belge ve yazışmalardan somut olayın geçirdiği evreler şöyledir:
1) Maliye Bakanlığı, Milli Emlak Genel Müdürü Şafak Kaynak imzalı 22.01.1988 tarih ve 2896 sayılı yazıda “Bağlıca Köyü 2.180.000 m2 yüzölçümlü 750 sayılı parsel, … Köyü 1.305.700 m2 yüzölçümlü 1204 sayılı parsel, … 433.800 m2 yüzölçümlü 843 sayılı parsel, … 664.900 m2 yüzölçümlü 885 sayılı parsel, … 113.300 m2 yüzölçümlü 886 sayılı parsel, … 549.360 m2 yüzölçümlü 887 sayılı parsel, … 523.500 m2 yüzölçümlü 888 sayılı parsel olmak üzere 7 parça toplam 5.771.460 m2 yüzölçümündeki Hazine arazisinin Yeşil Kuşak Projesi içerisinde ağaçlandırılmak üzere Orman Bakanlığına (…) 178 sayılı kararnamenin 13/d maddesi gereğince tahsis edildiği” bildirilmiştir.
2) Milli Emlak Genel Müdürlüğü Daire Başkanı … Özkan imzalı 28.01.1997 günlü yazıda “ yeşil kuşak projesi içerisinde ağaçlandırılmak amacıyla Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen 1204 numaralı parselin 200.000 m2 bölümüne ilişkin tahsisin daha önce kaldırıldığından da söz edilerek, parselin hükmen gerçek kişiler adına tescil edilen toplam 181.454 m2 bölümü ve imara giren 19.882.m2 bölümü çıktıktan sonra geriye kalan 904.424.m2 bölüne ilişkin tahsisin yenilenmesinin Ankara Valiliğinin 19.01.1997 gün ve 13568-1121 sayılı yazısı ile istendiğinden söz edilerek, 900.000.m2 bölüme ilişkin tahsisin parselin Orman Bakanlığına daha önce yapılan tahsisinin 178 sayılı kararnamenin 13/d maddesi gereğince kaldırıldığı bildirilmiş, yine Milli Emlak Genel Müdürlüğü Daire Başkanı … imzalı 28.01.1997 gün ve 12/3307-7701-03879 sayılı yazısı ile … köyü ham toprak niteliğiyle Hazine adına tapuda kayıtlı 904.424 m2 yüzölçümündeki 1204 parsel sayılı taşınmazın 904.424 m2 yüzölçümündeki bölümünün 178 sayılı kararnamenin 13/d maddesi gereğince tahsis edildiği belirtilmiştir.
3) 1953 yılı genel arazi kadastrosunda tarım dışı arazi olarak tapulama dışı bırakılan ve … köyü 1204 parsel sayılı 130 hektar 5700 m2 ve Bağlıca köyü 750 parsel sayılı 217 hektar 4775 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, Ankara Yeşil Kuşak Projesi kapsamında Milli Emlak Müdürlüğünün 05.03.1987 gün ve Ks1, 05056/04945 sayılı yazısı ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün 1278 sayılı genelgesi gereğince, ham toprak olarak Hazine adına tapuya tescil edilmiş, 750 sayılı parselin 6215 m2 bölümü ifrazen … … Yalçın adına 817 parsel sayısı ile tescil edilmiş, geri kalan 217 hektar 4775 m2 bölümü ise 70.000 m2 yüzölçümlü 823 ve 210 hektar 4775 m2 yüzölçümlü 824 parsellere ayrılmış,
1953 yılında yapılan ve 11.05.1954 ila 10.11.1954 tarihinde ilan edilen genel kadastroda, … Köyü Çal mevkii 393 Parsel sayılı 14.750.m2 yüzölçümündeki taşınmazın tarla niteliğiyle ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … Yalçın adına tesbiti kesinleşmiş ve 08.03.1996 tarihinde 6728/14750 payı davacı S.S. 19. Dönem Huzur Konut yapı kooperatifine 8022/14750 payı da davacı S.S. Mavi Ev Konut Yapı kooperatifine satılmıştır.
394 parsel sayılı 15000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tarla niteliğiyle ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … Mirasçıları karısı … ve çocukları … ve diğerleri adına tesbitine Şükrü Çayır ve … itiraz etmiş, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 22.07.1955 tarih ve 1954/1590 sayılı … ve … ’ın Davalı: … ve diğerleri aleyhine açtığı davada Şükrünün itirazının reddine İzzetin itirazının kabulüne ve taşınmazın tamamının davacı … ile davalı … ve … adına tesciline ilişkin kararı kesinleşip adı geçenler adına tescil edilmiş, 23.02.1995 tarihinde 1/2’şer pay S.S.19. Dönem konut Yapı kooperatifi ve S.S.Mavi Ev konut Yapı Kooperatifine satılmıştır.
395 parsel sayılı 19.500 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tarla niteliğiyle ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … Mirasçıları karısı … ve çocukları … ve diğerleri adına tesbitine Şükrü Çayır ve … itiraz etmiş, Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 22.07.1955 tarih ve 1954/1591-783 sayılı … ve … ’ın Davalı … ve diğerleri aleyhine açtığı davanın reddine, İzzetin itirazının kabulüne ve taşınmazın tamamının davacı … ile davalı … ve … adlarına tapuya tesciline ilişkin kararının 25.6.1956 tarihinde kesinleşmesiyle tapuya kayıt edilmiş, 23.02.1995 tarihinde 1/2’şer pay S.S.19. Dönem konut Yapı kooperatifi ve … Ev konut Yapı Kooperatifine satılmıştır.
2009/18730-2010/1569
4) Tapu Sicil Müdürlüğünce … Köyü 46 ada 1 sayılı parselin 395 ve 1204 parselden, 47 ada 1 sayılı parselin 393, 394, 395, 1204, 1323 parseller ile Bağlıca köyü 817 ve 824 sayılı parsellerden geldiği, 48 ada 1 sayılı parselin 393 ve 395 parselden, 51 ada 1 sayılı parselin de 393, 394, 395, 1323 parsellerden şuyulandırıldığı bildirmiştir.
… köyü 45 ada 1 sayılı parsel 09.10.1996 tarihinde paylaşım sonucu S.S.19. Dönem … Konut Yapı Kooperatifi adına kayıt edilmiş, 46 ada 1 parsel sayılı 6344 yüzölçümündeki taşınmazın 12054/12688 payı Hazine tarafından 2886 sayılı yasanın 45. madde gereğince S.S.19 Dönem Huzur Konut Yapı Kooperatifine satılmış, 47 ada 1 parsel sayılı 1954 m2 yüzölçümündeki taşınmaz … köy 1323, 1204, 395, 394, 393 ve Bağlıca köyü 817 ve 824 sayılı parsellerdeki payı nedeniyle 3194 Sayılı İmar Yasasının 18. Maddesine istinaden 2314/3908 payı Hazine, 797/3908 payı S.S.19. Dönem konut Yapı kooperatifi, 797/3908 payının …, 48 ada 1 parsel sayılı 9651 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 09.10.1996 tarihinde S.S. 19. Dönem Huzur Konut Yapı Kooperatifi, 51 ada 1 parsel sayılı 16995 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 09.10.1996 taksim ile … adına kayıt edilmiştir.
5) Taşınmaz başında yapılan 1. ve 2. keşif sonrasında düzenlenen harita mühendisi bilirkişi ve orman yüksek mühendisi bilirkişilerin raporlarında; 46, 47, 48, 51 adalar üzerinde ağaçlandırma yapılmadığı, imar planında konut alanı olarak ayrılan 46, 48, 51 adalarda yapılaşma bulunduğu, imar planında sosyal tesis olarak ayrılan 47 adanın boş olduğu, elektrik, yol ,su, kanalizasyon ve telefon gibi alt yapı hizmetlerinden faydalandığı, kuzeybatısından Ankara … yolunun, güneybatısından Eşkişehir-Ankara yolunun, güneydoğusunda … köy yolunun bulunduğu, çevresinin yapılaşmadığı, tepelik bir alanda bulunduğu, orman kadastro haritası ve imar planı çakıştırıldığında, 46 ve 48 adaların kısmen 47 adanın ise tamamen Çaldağ Devlet Ormanı sınırları içinde bırakıldığı, 51 adanın orman sınırları dışında kaldığı, 1204 sayılı parselin 19882 m2 bölümünün imara tabi tutulduğu, bunun 6740 m2’sinin DOP olarak ayrıldığı, geriye kalan 13082 m2 bölümünün ise pay olarak 42 ada 1, 44 ada 1, 46 ada 1, 47 ada 1 parsellere gittiği, 1204 parsel alanının 06.08.2002 gün ve 5005 yevmiye ile 169976 m2 düşürülüp, kalan 934448 m2’sinin 200.000.m2 yüzölçümlü 1521 ve 734.448 m2 yüzölçümlü 1522 parsellere ifraz edildiği, 46, 47, 48 ve 51 adaların imar uygulamasıyla oluşup, orman kadastrosundan önce tapu siciline kayıt edildiği, Orman kadastro komisyonunca orman sınırlarının imar parsellerinin işlendiği pafta üzerine değil, imardan önceki pafta üzerinde gösterildiği, çekişmeli parsellerin en eski tarihli memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğrafında açık ormansız alan olarak nitelendirildiği, davalı idare tarafından ağaçlandırılan sahalar ekli krokide yeşil, ağaçlandırılmamış sahaların sarı, toprak işlemesi yapılıp dikim yapılmamış alanların pembe, ham toprak alanların ise kahverengi ile boyanarak gösterildiği, ağaçlandırma çalışması bulunan 51 ada 1 parselin ise orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldığı bildirilmiştir.
6) İncelenen belgeler ile tüm dosya kapsamından anlaşılacağı gibi, 46 ada 1 ve 48 ada 1 sayılı parsellerin ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne 22.01.1988 gün 2896 sayılı yazı ile tahsis edilen 1204 ve kısmen de 395 sayılı kadastro parselinden, 47 ada 1 sayılı parselin ise tamamının 1204 sayılı parselden, 45 ada 1, 44 ada 1, 43 ada 1, 42 ada 1, 41 ada 1, 52 ada 1 sayılı parsellerin ise Orman Genel Müdürlüğüne ağaçlandırılmak üzere aynı kararla tahsis edilen Bağlıca Köyü 750 sayılı parselden ifraz edilip orman kadastrosunda orman olarak sınırlandırıldığı, daha sonra tahsis kısmen iptal edilmişse de, iptal kararına konu bölümün çekişmeli 45 ada 1, 46 ada 1, 47 ada 1 ve 48 ada 1, 51 ada 1 sayılı parsellerin bulunduğu yerlerle ilgisinin olmadığı, 1.305.700 m2 yüzölçümlü … Köyü 1204 ve 2.180,800 m2 yüzölçümlü Bağlıca Köyü 750 sayılı parsellerin Milli Emlak Genel Müdürlüğünün 22.01.1988 tarihli yazısı ile yeşil kuşak projesi kapsamında ağaçlandırılmak üzere Orman Bakanlığına (…) tahsis edildiği, Orman Yönetiminin taraf olmaması nedeniyle Orman Genel Müdürlüğünü bağlamayan Ankara Asliye Hukuk Mahkemelerinin tescile ilişkin kesinleşmiş kararları gereği ifraz edildiği, 1204 sayılı parselden kalan 904.424 m2 bölümünün yine Hazine adına, 1522 parsel numarası ile tescil edildiği, 750 sayılı parselin de 6125 m2 bölümünün ifrazen … Yalçın adına, 817 parsel numarası ile tescil edilmesinden sonra kalan bölümün 2.174.775 m2 yüzölçümüyle 750 parsel sayısıyla Hazine adına tescil edildiği ve 29.12.1992 tarihinde yine ifraz edilip 70.000 m2 yüzölçümlü 823 ve 2.104.775 m2, 824 sayılı parsellere ayrılıp Hazine adına tescil edildiği, Orman Genel Müdürlüğüne
2009/18730-2010/1569
yeşil kuşak projesi içerisi Milli Emlak Genel Müdürlüğünün görevlerini gösteren 178 Sayılı Maliye Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin, 13. maddesinin d fıkrası; “HAZİNENİN ÖZEL MÜLKİYETİNDE VEYA DEVLETİN HÜKÜM VE TASARRUFU ALTINDAKİ YERLERDEN, KAMU HİZMETİ İÇİN KULLANILMASI GEREKLİ OLANLARI; GENEL, KATMA VE ÖZEL BÜTÇELİ İDARELERE TAHSİS ETMEK VE TAHSİS AMACININ ORTADAN KALKMASI VEYA AMAÇ DIŞI KULLANILMASI HALİNDE TAHSİSİ KALDIRMAK; TAHSİSİ KALDIRILAN TAŞINMAZ MALLAR ÜZERİNDE HAZİNE DIŞINDAKİ KAMU KURUM VE KURULUŞLARINA AİT YAPI VE TESİSLERİ TASFİYE ETMEK, TASFİYEYE İLİŞKİN ESAS VE USULLERİ BELİRLEMEK” hükmünü taşıdığından bu madde hükmüne göre tahsisin kaldırılması için; a-Tahsis amacının ortadan kalkması, ya da b-Amaç dışı kullanılması gibi koşulların gerçekleşmesi gerekir. Somut olayda bu koşulların hiç biri gerçekleşmemiştir. O halde, tahsisin kaldırılmasının yasal dayanağı bulunmamaktadır.
Devlete ait mallar kendi aralarında önce ikiye ayrılır. Bunlardan birincisi özel mallardır ve M.Y. hükümlerine tabidir, Devlete gelir sağlarlar; ikincisi kamu mallarıdır. Bunları da kendi arasında dörde ayırmak gerekir.
a) Hizmet malları; 3402 Sayılı Yasanın 16/A maddesinde sayılan kamu hizmetinde kullanılan bütçelerden ayrılan ödenek veya yardımlarla yapılan resmi bina ve tesislerdir.
b) Orta malları; Bunlar Devlet ya da bir kamu tüzel kişisi tarafından herkesin veya bir kısım halkın, doğrudan doğruya yararlanmasına ve kullanılmasına özgülenen yerler olup, 3402 Sayılı Yasanın 16/B maddesinde sayılmıştır. Mera, yaylak, kışlak, otlak, harman ve panayır yerleri, yol, köprü, meydan gibi taşınmazlardır.
c) Sahipsiz mallar; Bunlarda yine aynı yasanın 16/C maddesinde sayılan ve devletin hüküm tasarrufu altında bulunan kayalar, tepeler, dağlar, genel sular, kıyılar ile Anayasanın 168. maddesinde gösterilen “Tabii … kaynaklar”dır.
d) Ormanlar; Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ormanlar, Devlet kamu taşınmazlarının çok önemli bir bölümünü oluşturur. 6831 Sayılı Yasanın 1. maddesinde orman “tabii olarak yetişen ya da emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları ile birlikte orman sayılır” biçiminde tanımlanmıştır.
Devletin özel mallarının tümü Medeni Yasa hükümlerine göre tapuya tescil edilebildiği halde, Kamu mallarından sadece hizmet malları ile ormanlar tapuya tescil edilebilir (3402 Sayılı Yasanın 16/4, 22/4 ve 6831 Sayılı Yasanın 11/4 maddeleri). Ormanların tapuya tescil edilmesi özel hukuk anlamında tapuya tescil olmadığından, onları Devletin özel malı haline getirmez. Bu işlem sadece bir tesbit mahiyetinde olup, ormanların korunması amaçlanmıştır. Tapuya tescil edilen ya da edilmeyen Devlet ormanları arasında yasalar karşısında herhangi bir ayrıcalık bulunmamaktadır.
Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan bir taşınmaz 178 Sayılı K.H.K.’nin13/d maddesi uyarınca, Milli Emlak Genel Müdürlüğü tarafından orman yetiştirilmek üzere tahsis edilmişse o taşınmaz Hazinenin özel mülkü olmaktan çıkıp, kamu malı niteliğini kazanarak, toprağıyla orman olacağından, artık bundan sonra bu taşınmaz hakkında özel yasa olan 6831 Sayılı Orman Yasası hükümlerinin uygulanması gerekir.
Devlete ait ormanların ister kadastrosu yapılsın, ister yapılmasın 6831 Sayılı Yasa hükümlerine tabiidir. Orman kadastrosu sadece ormanın sınırını belirler yoksa niteliğini değiştirmez.
BU İLKE H.G.K.’NUN 03.06.1998 GÜN VE 1998/347-394 SAYILI KARARINDA ŞU ŞEKİLDE AÇIKLANMIŞTIR. “TAHSİS İŞLEMİ TAMAMLANMIŞ VE TAHSİS AMACINA UYGUN OLARAK DEVLET ORMANI YETİŞTİRMEK ÜZERE AĞAÇLANDIRMA FAALİYETLERİNE GEÇİLMİŞ İSE BÖYLE BİR TAŞINMAZ KAMU EMLAKİ NİTELİĞİNİ ALACAĞINDAN, BU TAŞINMAZ HAKKINDA AÇILACAK TAPU İPTALİ VE TESCİL DAVASI DİNLENMEZ”
Somut olayda, dava konusu yer yürürlükteki yasa hükmüne uygun olarak 22.01.1988 tarihinde Milli Emlak Genel Müdürlüğünce ORMAN YETİŞTİRMEK ÜZERE ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜNE TAHSİS EDİLMİŞ ve ağaçlandırma işine başlanmış böylece taşınmaz kamu malı niteliğini kazanarak, 6831 Sayılı Yasanın 1/1 maddesi hükmü uyarınca toprağıyla birlikte orman olmuş, bu nedenle 6831 Sayılı Yasanın 1 ve 7 maddeleri gereğince orman kadastrosu sınırları içine alınmıştır. 02.06.1986 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro
2009/18730-2010/1569
Yönetmeliğinin 23/E bendi ve 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 28/1. bendi gereğince Maliye Bakanlığınca ağaçlandırılmak üzere tahsis edilmiş yerlerden ağaçlandırılmış ya da ağaçlandırılmak üzere planlanmış sahalar’ın Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması zorunludur. 178 sayılı K.H.K.’nin 13/d maddesine göre Maliye Bakanlığı Milli Emlak Genel Müdürlüğünün yaptığı tahsisten sonra tahsis yapılan Orman Genel Müdürlüğünün muvafakatı alınmadan ya da sözü edilen diğer koşullar oluşmadan tahsis kaldırılamaz. Tahsisin kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı için, Milli Emlak Genel Müdürlüğünün bu taşınmaz üzerinde tasarruf yetkisinden söz edilemez. Tahsisle kamu malı orman olan taşınmaz üzerinde Milli Emlak Genel Müdürlüğünü tasarruf yetkisi kalmamıştır. Yapılan tahsisten sonra somut olayda olduğu gibi, Devletin özel malı olmaktan çıkıp kamu malı orman niteliğini kazanan taşınmazlarda yasada … koşullar oluşmadığına, tahsisin kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığına göre, Orman Genel Müdürlüğünün muvafakatı alınmadan tahsisin kaldırılması kesinlikle olanaksızdır. Maliye Bakanlığının tek taraflı olarak tahsisi kaldırmış olması davacılar yararına hiç bir hukuki sonuç doğurmaz.
Orman yetiştirilmek üzere tahsis edilen taşınmaz orman niteliğini kazanacağından, hakkında uygulanacak yasa 178 Sayılı K.H.K. hükümleri olmayıp, özel yasa olan 6831 Sayılı Orman Yasası hükümleri olacağından, taşınmaza bu yasanın öngördüğü usullere göre Devlet tarafından tasarruf edilmesi gerekir. 6831 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca ormanlarla ilgili işlemler, ancak orman kadastro komisyonları tarafından yapılabilir. Başka bir kurumun ormanlar üzerinde tasarruf ve işlem yapma yetkisi yoktur. Yürürlükte bulunan yasa hükümlerinde, Milli Emlak Genel Müdürlüğüne, tapuya tescil edilmiş olsun ya da olmasın, Devlet ormanları üzerinde her hangi bir tasarrufta bulunma yetkisi verilmemiştir. Buna rağmen yasaların kendisine vermediği böyle bir yetkiyi kullanarak ve yasalara aykırı olarak, her hangi bir işlem yapmışsa bu İŞLEM YOK HÜKMÜNDEDİR.
İşte somut olayda, tahsis yapılmakla toprağı ile birlikte kamu malı orman niteliğini kazanan taşınmaz üzerinde Milli Emlak Genel Müdürlüğü’nün geri alma hakkı doğmadığından yasalara aykırı olarak oluşturulan GERİ ALMA KARARI YOK HÜKMÜNDEDİR. Halen kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde bulunan ve kamu malı orman olma özelliğini sürdüren taşınmaz hakkında yapılan imar planı da yok hükmündedir. Çünkü Yasalarımızda orman arazilerinde imar uygulaması yapılacağına ilişkin hiç bir hüküm bulunmamaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yer ile ilgili olarak, tahsis işleminin kaldırılmasından sonra belediye tarafından yapılan imar uygulaması aleyhine Orman Yönetiminin … köyünde bulunan ve imara tabi tutulan 1204 sayılı parselin 47,48,49, 50, 51, 52 ada nolu 19822 m2 alana ait imar planının idarelerine tahsis edildiği, 82 numaralı orman kadastro komisyonunca orman olarak sınırlandırıldığı ve çalışmanın 04.03.1997 tarihinde ilan edildiği ve devlet ormanı olarak kesinleştiği, kendilerinden görüş alınmaksızın yapılan imar planının iptali istemiyle açılan davanın, çekişmeli 19822 m2 bölümün orman yönetimine yeniden tahsis edilen 904424 m2 alanda kalmadığı, bu nedenle davacı … Müdürlüğünün aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle reddine ilişkin Ankara 1 Nolu İdare Mahkemesinin 22.12.2004 gün ve 2004/2312-1680 sayılı kararı Danıştay 6. Dairesinin 02.07.2007 gün ve 2005/3320-4173 sayılı kararı ile onanmışsa da İdare Mahkemesinin sözü edilen kararında dava konusu taşınmazın niteliği ve hukuki durumu tartışılmadığı, esasen bu konuların incelenmesi idare mahkemesinin yetki alanında olmadığı gibi o davada tapu malikleri taraf olmadığı Orman İdaresi ile Belediye arasında idare mahkemesinde görülen dava imar uygulaması ile ilgili olduğu, İdare Mahkemesinin kararı Orman Genel Müdürlüğüne yapılan tahsisin kaldırılması ile ilgili olmadığı, İdare mahkemesi kararında ve bu kararı onaylayan Danıştay kararında davacı kişilere ait tapu kaydının yasaya uygunluğunun da tartışılmadığı, aslında tapu kaydının geçerli olup olmadığı konusunu inceleme görevi idari yargıya değil adli yargıya ait olduğu anlaşılmaktadır. Temyize konu dava 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde sözü edilen tapuya dayalı olarak 10 yıllık süre içinde açılan orman kadastrosunun iptaline ilişkindir. İdare mahkemesinde görülen davanın konusu imar planının iptali ile ilgilidir. Bu nedenle; iki davanın konusu farklıdır. Orman kadastrosuna itiraz davalarına bakma görevi adli yargıya ait olduğuna göre, dayanılan tapu kaydının geçerli olup olmadığı, dolayısıyla tahsisin kaldırılmasının yasal olup olmadığının tartışılacağı yer adli yargıdır. Davacıların dayandığı tapu kaydı Orman Yönetimini bağlayan bir kayıt değildir. Böyle bir tapu kaydına dayanılarak 6831
2009/18730-2010/1569
Sayılı Yasanın 11/1. Maddesi gereğince orman kadastrosunun iptali istenemez.
Dava konusu taşınmaz ile hukuki durumu aynı olan 549.360 m2 yüzölçümlü … Köyü 887 sayılı parsel idari yoldan Hazine adına, 18.06.1987 tarihinde tescil edilmesinden sonra 22.01.1988 tarihinde Maliye Bakanlığınca yeşil kuşak projesi kapsamında ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilmiş, tahsis kaldırılmadan Defterdarlığın 30.04.1992 gün 6821 sayılı yazısı ile Asliye (23) Hukuk Mahkemesinin 19.04.1990 gün ve 1989/902-268 sayılı kararı gerekçe gösterilerek 912 ve 913 sayılı parsellere ifraz edilmiş, 912 sayılı parsel 485.650 m2 yüzölçümüyle Hazine, 913 sayılı parsel de 63.700 m2 yüzölçümüyle … Baş’a adına tescil edilmiş, daha sonra 912 sayılı parselin Asliye (22) Hukuk Mahkemesinin 14.05.1991 gün 1990/207-340 sayılı tescil kararı gerekçe gösterilerek 926 ve 927 parsele ifraz edilerek 926 sayılı parselin 447.725 m2 olarak Hazine, 927 sayılı parsel de 39.835 m2 olarak Mahaser … ve arkadaşları adlarına tescil edilmiş, 927 (ifrazen 945, 946 ve 947) sayılı parsel hakkında tapu maliklerinin açtığı orman kadastrosuna itiraz davaları mahkemece ret edilmiş ve Dairece onanmış, yine 927 sayılı parselden ifraz edilen 945, 946, 947 sayılı parseller hakkında Orman Yönetiminin açtığı tapu iptal davaları mahkemece kabul edilmiş ve Dairece onanıp kesinleşmiştir. Maliye Bakanlığının 22.01.1988 tarihinde … 887 sayılı parselle birlikte Yeşil Kuşak Projesinde orman yetiştirilmek üzere tahsis ettiği, Yenimahalle … 843 sayılı parselden ifraz edilen 937 sayılı parsel hakkında tapu malikinin Asliye (1) Hukuk Mahkemesinde açtığı orman kadastrosuna itiraz davasının reddine dair mahkeme kararı Dairece bozulmuş, mahkemenin direnme kararı H.G.K.’nun 12.12.2001 gün 2001/20-1118-1156 sayılı kararı ile Daire kararında belirtilen ilkeler benimsenerek bozulmuş ve bundan sonra orman kadastrosuna itiraz davası red edilmiş; Orman Yönetiminin açtığı dava sonucu 937 sayılı parselin tapusunun iptaline ve orman niteliğiyle tesciline ilişkin karar kesinleşmiştir. Yine dava konusu parsel ile hukuki durumu aynı olan … 887 sayılı parselden ifraz edilen 926 sayılı parselin bir bölümüne alacağı 822 sayılı parselin bir bölümü ve Alacaatlı 822 sayılı parselin bir bölümü için kişiler tarafından açılan tapu iptali davasının reddine ilişkin Asliye (22) Hukuk Mahkemesinin 17.11.1994 gün ve 756-902 sayılı kararı 8. Hukuk Dairesinin 17.10.1995 gün ve 3504-10738 sayılı kararı ile onanmış, yine davaya konu taşınmazla birlikte tahsisi yapılan … Köyü 1204 sayılı parsel hakkında kişiler tarafından açılan tapu iptali tescil davasının kabulüne ilişkin Asliye (10) Hukuk Mahkemesinin 27.05.1993 gün ve 1991/551-325 sayılı kararı 8. Hukuk Dairesinin 03.10.1994 gün ve 1993/13278-10777 sayılı kararı ile parselin Yeşil Kuşak Projesi içinde ağaçlandırılmak üzere kamu hizmetine tahsis edildiğinden tescil davasının reddine karar verilmesine işaretle bozulmuş ve bozma kararına uyularak kişilerin davasının reddine karar verilmiştir.
Diğer taraftan; davaya konu taşınmazın geldisi olan 1204 ve 750 sayılı parsel gibi 22.01.1988 tarihinde yeşil kuşak projesinde ağaçlandırılmak üzere Orman Genel Müdürlüğüne tahsis edilen … Köyü 888 sayılı parselin ifrazsından oluşan 895 sayılı parselden ifraz edilen ve 18033 ada 1 sayılı parsel hakkında Orman Yönetimine yapılan tahsisin kaldırıldığına ilişkin Danıştay 10. Dairesinin 07.06.1999 gün ve 1996/8740-3020 sayılı kararı ile onanan 5. İdare Mahkemesinin kararının bulunduğu gerekçesiyle 18033 ada 1 sayılı parsel hakkındaki orman kadastrosunun iptaline ilişkin mahkeme kararını onayan H.G.K.’nun 02.03.2005 gün ve 2005/20-110-128 sayılı kararı ile bu karara konu olan idare mahkemesi kararının dava konusu taşınmazla ilgisi bulunmamaktadır. 895 sayılı parselin idare mahkemesi kararı kapsamı dışında kalan bölümleri hakkında orman kadastrosunu iptal eden yerel mahkeme kararları Dairece bozulmuş, (895 parselden ifraz edilen 18037 ada 1 sayılı parselle ilgili Asliye (12) Hukuk Mahkemesinin 08.12.2005 gün ve 2003/875-430 sayılı kararı Dairenin 12.12.2006 gün ve 2006/11288-17347 sayılı kararı ile bozulmuştur). Bozma kararlarına uyularak davaların reddine karar verilmiştir. Bu nedenlerle; H.G.K.’nun 02.03.2005 gün 2005/20-110-128 sayılı kararının dava ve temyize konu taşınmaz ile benzer yönü bulunmamaktadır.
2009/18730-2010/1569
Bu durumda; çekişmeli taşınmaz, davanın açıldığı tarihten önce Hazinenin özel mülkü olmaktan çıkıp kamu malı niteliğini kazandığından, artık orman sayılan yerlerden olduğunun kabulü zorunludur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının Orman Yönetimi aleyhine açtığı orman kadastrosunun iptali davasının reddi gerekirken, kabulü yönünde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Yönetime iadesine 10.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi.