Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/18731 E. 2010/722 K. 26.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/18731
KARAR NO : 2010/722
KARAR TARİHİ : 26.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
D.DAVALILAR : … VE ARKADAŞLARI

Taraflar arasındaki TAPU İPTALİ VE TESCİL-YARGILAMANIN YENİLENMESİ davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 27/03/2008 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı-davalı HAZİNE vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 24/02/2009 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davacı-davalı HAZİNE vekili Av. … ve Orman Yönetimi vekili Av. … ile karşı taraftan … vekili Av. … geldiler başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı.

K A R A R

Davacı Hazine, davacı … tarafından … Köyü 2148 ve 2149 parsel sayılı taşınmazların Muharrem 1277 tarih 349/10031 sayılı tapu kapsamında kaldığı iddiasıyla açtığı tapu iptali ve tescili davasında tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlenerek hüküm kurulduğu ve hükmün kesinleştiğini, oysa anılan tapunun … Köyü ile ilgisinin bulunmayıp KOKUTELİ ilçesine (…) ait olduğunun Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/890 sayılı dava dosyasında yapılan keşif sonucunda anlaşıldığını ileri sürerek, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 1997/25 -1999/194 sayılı dava dosyasındaki yargılamanın yenilenmesi ile … Köyü 2148 ve 2149 parsel sayılı taşınmazların hazine adına tescili istemiyle 17/11/2000 tarihinde ve mahkemenin 2000/1559 sayılı dosyasında dava açmıştır.
Diğer yandan; Orman Yönetimi Mahkemenin 2004/407 sayılı dosyasında, 07.09.2004 tarihli dilekçesiyle … Köyü 2148 ve 2149 sayılı parseller ile (A) taşınmazı olarak belirlenen 2732 ve (B) taşınmazı olarak belirlenen 2733 parsel sayılı taşınmazların Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/25 -1999/194 sayılı kesinleşen kararı ile … adına tescil edilmişse de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda orman kadastro ve makiye ayırma haritalarının yanlış uygulandığını, bu yanlışlığın ise, 1976 yılında üretilen orman kadastro haritasındaki orman sınır noktalarının kazınarak, orman sınır hattının haritasına yanlış çizilmesinden ve bu haritanın doğru haritalar ile değiştirilmesinden kaynaklandığını, bu hususta teftiş kurulunca soruşturma yapıldığını ve mahkemelere yanlış rapor veren bilirkişiler hakkında da suç duyurusunda bulunuldu nedenleriyle yargılamanın iadesi koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 1997/25 -1999/194 sayılı kararının yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılarak taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın yargılamanın yenilenmesi şartlarından hiçbirinin bulunmaması nedeniyle REDDİNE, karar verilmiş, hüküm davacı … YÖNETİMİ vekili ile davacı HAZİNE tarafından temyiz edilmiştir.
-2-
2009/18731 – 2010/722

Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve vakıfların tapulu taşınmazları yönünden Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanlığının hakem sıfatıyla iptal ettiği orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahdidin aplikasyonu ve 1976 yılında yapılan ekip çalışmalarına yapılan itirazlar 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu tarafından 15.09.1976 tarihinde incelenerek 09.12.1976 tarihinde ilan edilmiştir. 1988 yılında 36 numaralı orman kadastro komisyonunca aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış ve sonuçları 15.06.1989 tarihinde ilan edilmiştir.
Yargılamanın Yenilenmesine konu; Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 1997/25 -1999/194 sayılı dosyasının incelenmesinde: … Köyü 2140 2149 parsel sayılı taşınmazlar hakkında …’ın … 1277 tarih 349/10031 sayılı tapu kapsamında kaldığı iddiasıyla tapu iptali ve tescili davası açtığı mahkemece davaya konu taşınmazların tapu kaydı kapsamında ve orman tahdidi dışında olduğu belirlenerek davanın kabulü ile … Köyü 2148 ve 2149 parsel sayılı taşınmazların ve 11/12/1998 tarihli krokideki (A) ile gösterilen 10774 m2 yüzölçümündeki (bu taşınmaza tapuya tescil edilirken 2732 parsel numarası verilmiştir), (B) ile gösterilen 1555 m2 yüzölçümündeki (bu taşınmaza tapuya tescil edilirken 2733 parsel numarası verilmiştir) … adına tesciline karar verildiği ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22/2/2000 gün ve 1173-1685 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı Yönetim, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, orman kadastro haritası ile arazi kadastro paftası çakışmadığından, Orman Genel Müdürlüğünce görevlendirilen 36 numaralı orman kadastro komisyonunun, arazi kadastro müdürlüğü elamanları ile birlikte düzenledikleri 30.03.1990 tarihli mutabakat tutanağı ile orman sınırlarının 1976 yılında yapılan orman kadastrosunda belirlenenden farklı olarak belirlendiğini, bu mutabakat zaptına dayanılarak düzenlenen orman kadastro haritasının, yönetimin tüm birimlerindeki 1976 yılı orman kadastro haritaları ile değiştirildiğini, bir çok davada bilirkişilerin, bu haritaya dayanarak ya da gerçeğe aykırı raporlar düzenleyerek mahkemeleri yanıltıldığını, bu nedenle aslında orman sınırları içinde bulunması gereken birçok taşınmazın orman sınırı dışında gösteren bilirkişi raporlarını esas alan kesinleşen mahkeme kararları ile birçok arazinin orman sınırı dışında bırakıldığını, hatalı harita uygulamasına dayanması nedenlerle kararın yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılarak taşınmazın orman olarak tescili iddiasıyla dava açmıştır.
Davacı Yönetimin yargılamanın iadesi nedeni olarak gösterdiği, 07.05.2004 gün ve 01-01-01 sayılı inceleme raporunda; Orman Genel Müdürlüğünün 17.12.2003 gün ve B.18.1.OGM.0.00.21/05.03.2398/2399, 29.12.2003 tarih ve B.18.1.OGM.0.00.21/05.03.264/ 2537 sayılı emirleri, gereği, önceden … Köyü iken 1981 yılında … Mahallesi ismiyle Antalya Belediye sınırları içine alınan yerde yapılan uygulamalara ilişkin Baş Müfettiş …,… harita mühendisi S. … tarafından yapılan araştırma ve incelemede; aynı konuda daha önce Başmüfettişlikçe Baş Müfettiş …, müfettiş yardımcısı … , Milli Emlak Genel Müdürlüğü Kontrolörü … tarafından inceleme yapılıp 20.07.2001 gün ve 09.07.2001 gün ve 09/07/12 sayılı inceleme raporunun düzenlendiği, yine 26 numaralı komisyonun görevlendirildiği ve bu komisyonun da 18.11.2003 gün ve 6392 sayılı raporları düzenledikleri (bu raporlar dosya içinde bulunmaktadır.) İnceleme konusunun, 1976 ve 1989 orman kadastro haritalarındaki koordinat değerlerinin arazi kadastro paftasındaki değerler ile uyuşmaması nedeniyle birlikteliğin sağlanması için 36 numaralı komisyon ve arazi kadastro ekibince 1990 yılında düzenlenen mutabakat tutanağı ile orman sınır hattının değiştirilerek yeniden çizildiği, bu düzeltme esas alınarak haritalarda silinti ve kazıntı yapılıp, yeniden düzenlenen bu haritaların tüm birimlerdeki asılları ile değiştirilmesi sonucu, bilirkişilerce orman kadastro haritaları ile maki haritaları yanlış uygulanarak mahkemelerin yanıltıldığı ve idare aleyhine yanlış raporlar düzenlendiği, bu nedenle, konunun incelenmesi için görevlendirildiği, yazıldıktan sonra yapılan incelemede; 1942 orman tahdidinin tamamen iptal edildiği (halbuki, mahkeme kararlarında
-3-
2009/18731 – 2010/722

1942 orman kadastro haritasının kısmen iptal edildiği, ancak 2. madde uygulamasının halen geçerli olduğu kabul edilmektedir.) 1976 yılında yeniden orman kadastrosu yapıldığı, mutabakat tutanağı ile birlikte 1976 yılı orman sınır hattı ile 1989 yılı orman sınır hattının haritalarda değiştirildiği, maki hattının bilirkişilerce yanlış uygulandığı açıklandıktan sonra bu rapora ek olarak düzenlenen 07.05.2004 gün 02-02-02 sayılı raporda Milli Emlak Genel Müdürlüğünce yapılması gereken işler sayılarak mahkemeleri yanıltan bilirkişiler hakkında, cezai soruşturma amacıyla 07.05.2004 tarihli 03-03-03 numaralı, orman haritalarını değiştiren görevliler hakkında disiplin açısından zamanaşımı nedeniyle işlem yapılamayacağını bildiren 07.05.2004 tarih ve 04-04-04 numaralı, hükmen orman olan alanların korunması için 07.05.2004 tarih ve 05-05-05 numaralı, bir personelin ödüllendirilmesi için de 07.05.2004 tarihli 07-07-07 numaralı raporların düzenlendiği, ivedi olarak orman kadastro haritalarının ve maki hattının arazi kadastro paftalarına aktarılarak, tağyir edilenler ile değiştirilmesi gerektiğine değinilmiştir.
Davacı Hazine, yargılamanın iadesi nedeni olarak, Muharrem 1277 tarih 349/10031 sayılı tapu kapsamında kaldığı iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescili davasında tapu kaydı kapsamında kaldığının belirlenerek hüküm kurulduğu ve hükmün kesinleştiği oysa anılan tapunun … köyü ile ilgisinin bulunmayıp Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/890 sayılı dava dosyasında yapılan keşif sonucunda anlaşıldığı üzere, KOKUTELİ ilçesine (…) ait olduğu, dolayısıyla tapu kaydının çekişmeli taşınmazlara ait olmadığı iddiasına dayanmaktadır.
Yapılan incelemede,yargılamanın yenilenmesi istemine konu Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/25 sayılı dava dosyasında mahkemece ,davaya konu taşınmazların dayanılan tapu kapsamında kaldığı, kayıt maliki …’ün davacının babaannesi olduğu, ölümü ile davacının babası …’ya onun da 25 yıl önce taşınmazlarını paylaştırarak dava konusu yerleri davacıya verdiği ve o tarihten itibaren davacının zilyet olduğu bilirkişi beyan ve raporları ile saptanarak hüküm kurulmuştur. Ancak, eldeki davanın temyiz incelemesi sırasında,tapu kaydının bu yere ait olup olmadığı hususunda, tapuyu uygulayan bilirkişiler hakkında davacının temyiz dilekçesinde, suç duyurusunda bulunulduğu ve bu nedenle haklarında, 2002/40430 sayılı hazırlık soruşturması yapıldığı bildirildiği gözlendiğinden, dairece bu hususun doğruluğunun belirlenmesi amacıyla verdiği 24/2/2009 tarihli yerel mahkemeye iade kararında, bu soruşturmanın sonucunun Cumhuriyet Savcılığından sorularak bildirilmesi, ayrıca Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/25 Esas sayılı dava dosyasında bilirkişilik yapan Ziraat Mühendisi … …, Orman Mühendisleri Dr. … … , fen memuru Ladik Temel, Harita Mühendisi …, kadastro teknisyeni Bünyamin İnci, Hüseyin Yıldız, Harita Mühendisi … Aypar, Orman Mühendisi … …, Orman Mühendisi … hakkında soruşturma olup olmadığının tespit edilmesinin istenildiği,iade gereği yerine getirilerek temyiz incelemesi için daireye gönderilen dosyaya Antalya Cumhuriyet Savcılığının 2002/40430-2009/4609-133 sayılı iddianame ve eklerinin onaylı börneğinin eklendiği,bu belgelere göre, Antalya Cumhuriyet Savcılığının 2002/40430-2009/4609-133 sayılı iddianamesi ile aralarında temyiz konu davada yargılamasının iadesi istenen Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşen 1997/25 -1999/194 sayılı dosyasında bilirkişi olarak dinlenen kişiler aleyhine, anılan davadaki eylemleri ve diğer başka eylemleri nedeniyle 27/2/2009 tarihinde ceza davası açıldığı anlaşılmıştır.
Hukuk Yargılama Usul Yasasının 445. ve devamı maddelerinde sınırlamalı olarak düzenlenen hükümlere göre, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş kararlar hakkında yargılamanın yenilenmesinin istenebilmesi için,
1- Muhakeme esnasında esbabı mücbireye veya lehine hükmolunan tarafın fiiline binaen elde edilemeyen bir senet veya vesikanın hükmün itasından sonra ele geçirilmiş olması,
2- Hükme esas ittihaz olunan senedin sahteliğine karar verilmiş veyahut senedin sahte olduğu mahkeme veya bir mevkii resmide ikrar olunmuş veya sahtelik hakkındaki karar hükümden evvel ittihaz olunup iadei muhakeme talebinde bulunan kimsenin, hüküm zamanında bundan haberi bulunmamış olması,
-4-
2009/18731 – 2010/722

5- Ehlihibrenin kasten hilafı hakikat ihbaratta bulunduğunun hükmen tahakkuk etmesi,
(Ek:16/7/1981 – 2494/33 md.) Birinci fıkranın 4, 5 ve 6 ncı bentlerindeki hallerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkumiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya karar verilememiş ise, ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde yargılamanın iadesi sebeplerinin varlığının, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.
H.Y.U.Y.nın 445’inci maddesinde sınırlı olarak sayılan yargılamanın iadesi nedenleri dışında yorum yoluyla yeni sebepler yaratılamaz.
O halde, yasal düzenleme gözönüne alındığında,ceza davasının sonucunun temyize konu bu davanın sonucunu da etkileyecek nitelikte olduğundan, mahkemece, Antalya Cumhuriyet Savcılığının 2002/40430-2009/4609-133 sayılı iddianamesi ile, bu davada yargılamanın yenilenmesi istemine konu olan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/25 -1999/194 sayılı dosyasında bilirkişi olarak dinlenen kişiler aleyhine açılan davanın sonuçlanmasının bekletici sorun sayılarak ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 550.00.- TL. vekalet ücretinin temyiz eden davalıdan alınarak davacı … YÖNETİMİ ve HAZİNE’ye verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 26/01/2010 günü oybirliği ile karar verildi.